Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri (KUYEB) dergisi, 2001 yılında yayıma başlayan 2009'dan itibaren ise yılda 4 kez (Kış, Bahar, Yaz, Güz) Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları, İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (EDAM) tarafından yayımlanan hakemli bir dergidir. KUYEB'de, eğitimin tüm alanları ile ilgili görgül/ampirik,nitel araştırmalara, en son literatürü kapsamlı biçimde değerlendiren derlemelere, meta-analiz çalışmalarına, model önerilerine, olgu sunularına, tartışmalara ve benzeri özgün yazılara yer verilir.
Indexing-Abstracting
Academic Search Premier
Contents Pages in Education
Educational Research Abstracts Online [ERA]
Higher Education Research Data Collection [HERDC]
İçerik
Journal Citation Reports / Social Sciences Edition
ERIC
PsycINFO
ProQuest
Social Sciences Citation Index ®
Social Scisearch ®
Tubitak Sosyal Bilimler Veritabanı ile indekslenmekte ve / veya özetlerine yer verilmektedir.
KUYEB 7/2 Mayıs 2007 içinde bulunan makaleler (12)
Bilişötesi Farkındalık Envanteri'nin Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması - The Validity and Reliability of the Turkish Version of the Metacognitive Awareness Inventory
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı Schraw ve Dennison (1994) tarafından geliştirilen Bilişötesi Farkındalık Envanteri'nin (BFE) Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğini incelemektir.Araştırma 607 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür.Araştırmada yapı
geçerliği olarak açımlayıcı faktör analizi ile uyum geçerliği yapılmıştır. Güvenirlik için iç tutarlılık ve test-tekrar test kat sayıları incelenmiştir. Dilsel eş değerlik bulguları ölçeğin orijinal ve uyarlanan form puanları arasındaki ilişkinin .93 olduğunu göstermiştir. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda bilişin bilgisi ve bilişin düzenlenmesi temel boyutları altında yer alan sekiz alt boyut elde edilmiştir. Bu alt boyutlar açıklayıcı bilgi, prosedürel bilgi, durumsal bilgi, planlama, izleme, değerlendirme hata ayıklama ve bilgi yönetmedir. Uyum geçerliği çalışması iki ölçek arasında .95 korelasyon olduğunu ortaya koymuştur. Madde analizi sonucunda alt ölçeklerin madde-test korelasyonlarının .35 ile .65 arasında değiştiği görülmüştür. Envanterin iç tutarlılık ve test-tekrar test güvenirlik kat sayıları .95 olarak bulunmuştur. Bu bulgulara dayanarak BFE'nin eğitim alanında kullanılabilecek,geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir
English
This study investigated the validity and reliability of the Turkish version of the
Metacognitive Awareness Inventory. The sample of the study consisted of 607 university
students. Results of language equivalence indicated that the correlations
between Turkish and English forms of the MAI were quite high (r = .93). As a result
of a series of factor analyses eight subscales have emerged under the knowledge and
regulation of cognition. These subscales were declarative knowledge, procedural
knowledge, conditional knowledge, planning, monitoring, evaluation, debugging,
and information management. The internal consistency of the entire inventory was
.95. The item-total correlations ranged from .35 to .65 and test-retest reliability coefficient
was .95. According to these findings, the Metacognitive Awareness Inventory
is a valid and reliable instrument that can be used in the field of education.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *Ahmet Akın, **Ramazan Abacı, ***Bayram Çetin
Arş. Gör. Ahmet AKIN
Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü
54300 Hendek/Sakarya
Anahtar Kelimeler: Bilişötesi Farkındalık, Geçerlik, Güvenirlik, Faktör Analizi. - Metacognitive Awareness, Validity, Reliability, Factor Analysis
Türkiye ve İngiltere'de İlköğretim Öğrencilerinin Tarihsel Sorgulama Süreçleri Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma: Empatik, Eleştirel ve Yaratıcı Düşünme - A Comparative Study on Primary Pupils' Historical Questioning Processes in Turkey and England: Empathic, Critical and Creative Thinking
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışma daha büyük çapta bir araştırma projesinin parçasıdır. Proje kapsamında farklı ülkelerde (ingiltere, Fransa, isviçre, Romanya ve Türkiye) gerçekleştirilen tarih derslerinin dokümanları (video kaset ve transkriptler), öğrencilerin didaktik öğretimden ziyade karşılaştırma, tartışma ve fikirleri geliştirmeye dayalı olan tarihsel sorgulamaya nasıl katıldıklarını belirlemek amacıyla analiz edilmiştir. Bu çalışmada da projenin amacına paralel olarak istanbul'da bir ilköğretim okulunun altıncı sınıfında işlenen -sosyal bilgiler kapsamında yer alan- tarih dersi ve ingiltere'de küçük bir yerleşim birimi olan Ambleside'da bir ilköğretim okulunda işlenen tarih dersinin dokümanları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Türkiye'deki derste öğrenciler gruplar halinde metin, harita ve resimler üzerinde çalışarak ve bunlardan elde ettikleri bilgileri kullanarak şiir, resim, drama ve müzik formunda Ankara Savaşı'nı yeniden yapılandırmışlardır. ingiltere'deki derste öğrenciler dönüşümlü grup etkinlikleri yaparak Eski Mısır'daki gündelik yaşamı keşfetme yoluna gitmişlerdir. Veriler,ingiltere'de durum çalışması ve Türkiye'de aksiyon araştırma yoluyla toplanmış; video kaset ve transkriptler (sınıf içindeki konuşma metinleri) aracılığıyla kayıt altına alınmıştır. Bu dokümanlar, nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesi ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler öğrencilerin bilgiye ulaşma, onu yeni bağlamlara transfer etme ve farklı bakış açılarından ifade etme yollarının neler olduğunu göstermiştir.Bu analizler aynı zamanda öğrencilerin aşamalı olarak nasıl yetişkin desteğinden bağımsız hale geldiğini, öğretmen tarafından sunulan tarihsel kavram ve kelimelerin nedensellik ifadesi taşıyan sözcükler dahil yeni bağlamlarda öğrenciler tarafından nasıl kullanıldığını göstermektedir.
Tarihsel sorgulama süreciyle bir ölçüde meşgul olan öğrencilerin geçmişteki insan yaşantısını keşfetmek, bilgiyi farklı bakış açılarından sunmak ve argümanlar geliştirmek,tarihe özgü kavram/kelimeleri kullanmayı içeren yorumlar oluşturmak için kaynakları amatörce sorguladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda sınıf organizasyonu ve değerlerinin tarihsel sorgulamanın gelişmesindeki anlam ve önemine de dikkat çekilmiştir.
English
This study is part of a larger ongoing Project. In this project, the documents (video recordings and transcripts) which were collected by the recording of history lessons that were taught in different countries, have been analyzed in order to identify ways in which children are involved in historical enquiry rather than didactic teaching, as a basis for comparison, discussion and development. According to the project aim, in this study, history lessons taught in a primary school in Turkey and in England were comparatively analyzed. In the Turkish lesson, pupils work in groups to interpret information in texts, maps and pictures, in order to reconstruct events surrounding
the Battle of Ankara in poetry, art, drama and music. In the English lesson, children found out about Ancient Egypt's ways of daily life, also working in groups. The data gathered from these lessons -through a case study in England and an action research in Turkey- were recorded via video and the video recordings were transcribed.The documents were analyzed through document and descriptive analyses. The analysis explores ways in which pupils extract information, transfer it to new contexts and express it from different viewpoints. It shows how, in discussing sources,pupils gradually become independent of adult support, spontaneously use special
vocabulary introduced by the teacher in new contexts and use causal vocabulary. It is concluded that pupils are engaged in the process of historical enquiry to the extent that, in an embryonic way, they explore the past, interrogate sources to construct interpretations which include presenting the information from different perspectives and developing arguments, using specialised vocabulary. The significance
of classroom organisation and ethos in developing historical enquiry is considered.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *Hilary Cooper , **Dursun Dilek
*Prof. Dr. Hilary COOPER, University of Cumbria, Faculty of Education Ambleside
Campus, England, UK. e-mail: hjcooper@cumbria.ac.uk
**Doç. Dr. Dursun DİLEK
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi
Ortaöğretim Sosyal Alanlar Bölümü Tarih Eğitimi Anabilim Dalı
Göztepe-İSTANBUL
Elektronik Posta: dursundilek@marmara.edu.tr
Anahtar Kelimeler: Tarih Öğretimi, Türkiye, ingiltere, Tarihsel Sorgulama, iş birlikli Öğrenme - History Teaching, Turkey, England, Historical Resources, Collaborative Learning
İlköğretim Programının (1-5. Sınıflar) Uygulanmasına İlişkin Aile Görüşleri - The Opinions of Parents on the Implications of the Primary School (1-5 Grades) Curriculum
Özü Görüntüle
Türkçe
İlköğretim programının başarıyla uygulanmasında okulda gerçekleştirilen öğretim etkinliklerinin yanı sıra bu konuda evde verilen aile desteği ve ailenin programa ilişkin görüşleri önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle ilköğretim programının uygulanmasına ilişkin aile görüşlerini belirlemeye yönelik program değerlendirme araştırmalarına gereksinim
duyulmaktadır. Bu araştırmanın amacı, ilköğretimin ilk beş sınıfında 2005-2006 öğretim yılında uygulamaya konulan ilköğretim programına ilişkin aile görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve
kritik durum örneklemesi yapılmıştır. Örnekleme sosyal, ekonomik ve kültürel özellikler bakımından orta düzey ailelerin çocuklarının öğrenim gördüğü Eskişehir il merkezindeki Cumhuriyet İlköğretim Okulu'ndan 206 anne, 20 baba olmak üzere toplam 226 veli katılmıştır. Araştırma verileri dört açık uçlu sorudan oluşan anket formu aracılığıyla 2005-2006 öğretim yılı Haziran ayında toplanmıştır. Araştırma verileri
betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre el yazısının zorluğu,ders kitaplarındaki bilgilerin yetersizliği ve programın sınav sistemine (Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı-OKS) uygun olmaması programın
uygulanmasına ilişkin öncelikle belirtilen olumsuz görüşlerdir. Aileler programla birlikte çocuklarının öğrenmeye olan istekliliğin artmasını, araştırmacı yönlerinin güçlenmesini ve kendine olan güveninin artmasını gözlemledikleri olumlu değişimler olarak ifade etmişlerdir. Aileler, yeni programın çocukları için daha uygun olduğunu ve eski programın ezbere dayalı bir program olduğunu düşünmektedirler. İfade edilen görüşlerden yola çıkılarak ailelerin yeni ilköğretim programının aksayan yönleri
nin düzeltilerek devam etmesini istedikleri anlaşılmaktadır.
English
A complete success in implementing a curriculum mainly depends on teaching activities at schools and the parents' support of the curriculum at home. Therefore, it can be claimed that the views of parents on the implementation of a curriculum play a very vital role. Nevertheless, there is a great gap in curriculum evaluation studies that scrutinize the parents' views on the curriculum implementation. The main purpose of the present study was to figure out the parents' views on the primary school curriculum (1-5) started to put into practice during the 2005-2006 academic year.
Within the context of a qualitative research method, a critical case sampling technique was used in the present study. The sample was consisted of 226 (206 mother and 20 father) middle class parents who have similar socio-economic and cultural background and whose children were enrolled in a primary school in the city center of Eskişehir, Turkey. The data of the research were gathered through a questionnaire,
consisting of four open-ended questions, at the end of the 2005 - 2006 academic year. Analyses included descriptive statistics. In view of the findings of the present study, it can be concluded that the current curriculum received more negative comments,especially on its incompatibility with the secondary school placement exam(OKS), deficient information in its course books, and its ineffectual enforcement of
handwriting. In terms of a few positive feedbacks, parents stated that it facilitated their children to become eager to learn, forced them to inquire, and helped them gain self-confidence. Moreover, parents believed that the current curriculum was more practicable when it is compared to the previous one based mostly on memorization.With reference to the gathered views of the parents, it can be claimed that parents could support and ratify the current curriculum as long as its unavailing secti ons are emendated.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: Ali Ersoy
Yrd. Doç. Dr. Ali ERSOY
Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü
26470 Eskişehir
Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Program Değerlendirme, Aile Görüşleri. - Primary School, Curriculum Evaluation, Parent Views.
Okullarda Bir Yönetim Süreci Olarak İletişim - The Organizational Communication Process in Schools
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada okul örgütlerindeki iletişimin etkiliğini ölçmek amacıyla ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin çalıştıkları okullardaki iletişim sürecinin etkiliğine ilişkin görüşleri ve bu görüşlerin yaş, cinsiyet, kıdem, medeni durum, öğrenim durumları ve görev alanlarına göre farklılık gösterip göstermediği bulunmaya çalışılmıştır.Afyon ve Uşak kent merkezlerindeki ilköğretim okullarında görev yapan 63 ilköğretim
okulunda çalışan öğretmenlerden alınan 334 kişilik bir örnekleme, Gürgen (1997) tarafından geliştirilen “Örgütsel İletişim” anketi, gerekli izin alındıktan ve güvenirlik
ve geçerlilik çalışmaları yapıldıktan sonra araştırmacı tarafından 2002-2003 öğretim yılında okul örgütlerine uyarlanarak uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesi için Bir Yönlü Varyans Analizi, İki Ortalama Arasındaki Farkın Önemlilik Testi, Tukey
Testi ve Chi-Square Testi kullanılmıştır. Öğretmenler çalıştıkları okullardaki iletişim sürecini genel olarak yüksek düzeyde etkili bulduklarını belirtmişlerdir. Sınıf ve branş, kadın ve erkek, kıdemi az olan ve fazla olan, evli ve bekar öğretmenlerin
okullardaki iletişim sürecinin etkililiğine ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Yaş değişkeninde, yüksek yaş grubundaki öğretmenler düşük yaş grubundaki öğretmenlerden okullardaki iletişim sürecini daha etkili bulmuşlardır. Öğrenim durumu değişkeni açısından ilköğretmen okulu, iki yılık ve üç yıllık eğitim enstitüsü mezunu öğretmenler okullardaki iletişim sürecini yüksek öğretmen okulu ve fakülte mezunu öğretmenlerden daha etkili bulmuşlardır. İlköğretim okulu sınıf ve branş öğretmenleri okul yönetiminden işleriyle ilgili bilgileri en çok % 65 oranında bizzat birebir görüşme kanalıdan, daha sonra sırasıyla % 27 oranında toplantı/
grup görüşmesi ve % 8 oranında yazılı kanallardan aldıklarını belirtmişlerdir. Bu bulgulardan yola çıkılarak okullarda daha etkili bir iletişim sürecine sahip olacak biçimde gerekli düzenlenmelerin yapılması için önerilerde bulunulmuştur.
English
This study examined the perceptions of teachers on the effectiveness of organizational communication in their schools and whether the perceptions differed between teachers in primary and junior high schools as a function of gender, age, marital status, seniority, and rank. Data were collected from a sample of 334 teachers in 63 schools, working in primary and junior high schools in the centre of Afyon and Usak in Turkey during the fall and spring semesters of 2002-2003.A
questionnaire developed by Gürgen (1997) was used in data collection, after minor modifications for teachers working in compulsory schools. Data were analyzed by percentages, means,t-tests for equality of means, analysis of variance, and Chi-square tests. Results showed that teachers scored high in the effectiveness of organizational communication,
in general. Additionally, there was not a significant difference in teachers' perceptions between primary and junior high schools as a function of gender, marital status, or seniority. However, older teachers scored higher than the young in the
effectiveness of organizational communication. Furthermore, teachers with less educational attainment (i.e., undergraduate or graduate education of two-year-college)
scored lower than those with more educational attainment (i.e., graduate of a fouryear college) in the effectiveness of organizational communication. Moreover, primary and junior high school teachers indicated that they were informed about what to do at work by their principals. They were informed orally (65%), meetings and workshops (27 %), or in formal writing (8 %). Finally, suggestions as to what should
be done to reach effective organizational communication in schools, help younger teachers use effective organizational communication skills, and increase the communication channels by principals and teachers were suggested.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: İlhan Günbayı
Yrd. Doç. Dr. İlhan GÜNBAYI
Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Eğitim Yönetimi, Teftifli, Planlaması ve Ekonomisi A.B.D.
Dumlupınar Bulvarı Kampus 07058 Antalya
Anahtar Kelimeler: Örgütsel İletişim, İlköğretim, Öğretmen, Etkililik. - Organizational Communication, Compulsory Education, Teachers, Effectiveness
Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Profesyonel Gelişiminde Yansıtıcı Günlüklerin Rolü - The Role of Reflective Journals in Early Childhood Pre-Service Teachers' Professional Development
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimi programına devam eden öğrencilerin öğretmenlik uygulaması sırasında tuttukları yansıtıcı günlükler aracılığıyla profesyonel gelişimlerinin nasıl bir yol takip ettiğini ortaya koymaktır. Araştırmada, aday
öğretmenlerin yansıtmalarının niteliği ve profesyonel gelişimlerine olan etkisi nitel yöntemle incelenmiştir. Çalışmaya Pamukkale Üniversitesi okul öncesi eğitimi programına devam eden 32 dördüncü sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veriler doküman incelemesi ve görüşme teknikleriyle toplanmış ve içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, aday öğretmenlerin “değerlendirme, problem çözme ve bilinçlenme” olarak ortaya çıkan profesyonel gelişim temalarında “durumsal,teknik ve eleştirel” düzeyde yansıtma yaptıklarını ortaya koymuştur. Teknik ve eleştirel düzeyde yapılan yansıtmalar adayların profesyonel gelişim ve değişim içinde olduklarını göstermektedir.
English
The purpose of this study was to examine how early childhood pre-service teachers developed professionally through reflective journals. The study focused on the quality
of reflection and the effects of reflection on pre-service teachers' professional development.Thirty-two students, majoring in early childhood education, were participated
in this qualitative research study. Data were gathered through documents and semi-structured interiews and analyzed through content analysis techniques.The results of the study indicate that pre-service teachers demonstrate three stages of reflection “routine, technical and critical” in professional development themes named “evaluation, problem solving and consciousness.” Technical and critical level
reflections indicated that pre-service teachers were in the process of professional development and change.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *Nesrin Işıkoğlu
*Yrd. Doç. Dr. Nesrin IŞIKOĞLU
Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi
İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği ABD
Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı günlük, Profesyonel Gelişim, Okul öncesi Eğitimi Öğretmeni Yetiştirme - Reflective journal, Professional Development, Early Childhood Teacher Education
Bir Eş İletişim Programı'nın Evli Çiftlerde Pasif Çatışma Eğilimi Üzerine Etkisi - The Effects of a Couple Communication Program on Passive Conflict Tendency among Married Couples
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen 10 oturumluk Eş İletişim Programı'nın evli çiftlerde pasif çatışma eğilimi üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışma grubu 28 evli bireyden oluşturulmuştur. Araştırma deseni olarak kontrol gruplu ön-test
son-test izleme model kullanılmış ve 14 birey deney, 14 birey kontrol grubuna alınmıştır. Araştırmaya katılan evli çiftlerin pasif çatışma eğilimleri Dökmen (1986) tarafından geliştirilen “Çatışma Eğilimi Ölçeği Pasif Çatışma Alt Ölçeği” ile ölçülmüştür.Verilerin analizinde Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve İlişkili Örneklemler İçin Tek Faktörlü Anova Testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma
bulguları; 10 oturumluk Eş İletişim Programı'na katılan evli bireylerin evlilik ilişkisinde yaşadıkları pasif çatışma eğilimlerinin, bu programa katılmayan evli bireylerin pasif çatışma eğilimlerinden daha düşük olduğunu göstermektedir (p<.001).
Kontrol grubuna uygulanan ön-test ve son-test ölçümleri arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı saptanmıştır. Deney grubunda programın bitişinden üç ve altı ay sonra yapılan izleme çalışmasında; son-test puanları ile I. izleme testi puanları arasında I. izleme testi lehine 0.05 düzeyinde anlamlı bir farklılığın bulunduğu saptanmıştır. İkinci izleme testi puanları ile son-test ve I. izleme testi puanları arasında ise anlamlı bir farklılığın bulunmadığı saptanmıştır. Elde edilen bu sonuç doğrultusunda Eş İletişim Programı'nın, evli çiftlerin pasif çatışma eğilimlerinin düşürülmesinde olumlu ve kalıcı yönde etkilerinin bulunduğu ileri sürülebilir.
English
The present study examined the effect of a 10-session couple communication program developed by the researcher on passive conflict tendencies among married couples.
The research was carried out with 28 married couples, 14 participants in the control group, and 14 participants in the experimental group. The design of the research
was an experimental, pre-test post-test and a follow-up model. Married couples' tendency of passive conflict was measured by the Tendency of Passive Conflict
Subscale of the Conflict Tendency Scale (Dökmen, 1986). Mann Whitney U Test,Wilcoxon Matched - Pairs Signed Ranks Test and One-Way Anova for Repeated Measures were used to analyze the data. The results showed that the tendency of
passive conflict among married couples who attended the program were lower than those who did not attend the program (p < .001). It was found that there is no significant
difference between the pre-test and post-test scores in the control group. Followup administrations were conducted three and six months after the program had finished. There was a significant difference between post-test passive conflict subscale scores and the first follow up test scores in favor of the first follow up. It was found out that there was not a significant difference between the second follow up test
scores, conducted after six months, and the first follow up test scores. It can be argued that the couple communication program has positive and permanent effects in lowering the tendency of passive conflict among married couples.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *T. Fikret Karahan
*Yrd. Doç. Dr. T.Fikret KARAHAN
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı
55200-Kurupelit/Samsun
Anahtar Kelimeler: Eş İletişim Programı, Evlilik Çatışması, Pasif Çatışma Eğilimi, Evli Çift. - Couple Communication Program, Marital Conflict, Tendency of Passive Conflict,Married Couple.
Yapılandırmacı Kurama Göre Küresel Çevre Sorunlarının Öğretimi: Problemin Odak Noktası Olarak Karikatürlerin Kullanılabilirliği - The Teaching of Global Environmental Problems According to The Constructivist Approach: As a Focal Point of the Problem and the Availability of Concept Cartoons
Özü Görüntüle
Türkçe
Kırsal bölge ilköğretim 7. sınıflarda yapılandırmacı kurama dayalı gerçekleştirilen bu
çalışmada, küresel çevre sorunlarının öğretiminde problemin odak noktası olarak
karikatürlerin kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kontrol gruplu deneysel desen modeline
göre yapılan bu çalışma, küresel ısınma (K), ozon tabakasının incelmesi (O) ve asit
yağmurları (A) sorunlarıyla sınırlandırılmış olup 13-14 yaş aralığındaki 40 öğrencinin
katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Deneysel yöntem probleme dayalı öğrenmedir (PDÖ).
Kontrol grubunda ise geleneksel öğretim (sunum, tartışma, soru-yanıt) yöntemleri
kullanılmıştır. Veriler, ön test - son test uygulamaları ve çalışma sonrası öğrencilerle
yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Deneysel yöntemin geçerliliği t-test ile
araştırılmış, görüşmelerden elde edilen veriler ise içerik analizi ile incelenmiştir.
İstatistiksel analizlerden elde edilen bulgulara göre küresel çevre sorunları öğretiminde
deneysel yöntemin geleneksel öğretim yönteminden daha etkili olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. İçerik analizi sonuçlarına göre deney grubu öğrencilerinin % 70'i kontrol
grubunun ise % 15'i küresel ısınma, ozon deliği ve asit yağmurları (KOA)'nı küresel sorun
olarak değerlendirmişlerdir. Deney grubu öğrencileri yaşadıkları bölgede, KOA, küresel
ısınma ve ozon deliği (KO) ve küresel ısınmanın etkili olduğunu belirtmişler, kontrol
grubu öğrencileri ise sadece K'dan etkilendiklerini düşündüklerini ifade etmişlerdir. Her
iki gruptaki öğrenciler küresel çevre sorunlarının oluşmasında insanların etkili olduğunu
somut gözlemlerine dayanan örneklerle ifade etmişlerdir. Sorunların çözümünde teknolojinin
(deney % 89.4, kontrol % 10.5) etkili olabileceği belirtilmiştir. Sadece deney grubu
öğrencileri bunlara ek olarak bireysel katkılardan da söz etmişlerdir. Son olarak deney
grubu öğrencilerinin % 85'inin yöntemi eğlenceli bulduğu tespit edilmiştir.
Bu araştırmada elde edilen sonuçlara göre deneysel yöntemin öğrencilerin küresel çevre
sorunlarıyla ilgili bilgi düzeylerini artırdığı, çevrelerine olan etkilerini fark etmelerine
katkıda bulunduğu anlaşılmıştır.
English
In this study, with selecting the focusing point of the problem as the availability of
cartoons, the teaching of global environmental problems according to the constructivist
theory is investigated on the 7th graders in rural areas. This study is restricted
with the global warming (G), ozone depletion (O) and the acid rain (A) problems. In
the study, a pre-test post-test control group design was used. There are 40 students
whose ages range from 13 to 14 years. While experimental group was taught by means
of problem based learning (PBL), traditional teaching methods were applied to
the control group. Data were collected with the pre-test, post-test, and the interviews
after the study. The validity of the experimental method is analysed with a ttest.
Data collected by the methods of interviews were evaluated by content analysis.
According to the results of statistical analysis, it can be seen that the experimental
method is much more effective than the traditional method for teaching global
environment problems. As a result of the content analysis, the experimental group
students (70 %) and the control group students (15 %) evaluated that global warming,
ozone depletion and acid rain (GOA) were accepted as global problems. Students
in the experimental group emphasized that GOA, global warming-ozone depletion
(GO) and G affected their living areas; on the other hand, students in the control
group determined that they were affected by only G. Students in the experimental
group pointed out that a person should do something to solve the global environmental
problems. Both experimental group (89.4%) and control group (10.6%)
suggested that technology has a vital role to solve global environment problems. Finally,
the students in the experimental (85%) group think that method is amusing.
From these results, it is seen that students' knowledge and consciousness about global
environmental problems increase with the using of this experimental method,
and at the same time it is seen that with this study they can realize their share of improving
environment easier than before.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *Sami Oluk, **Işılay Özalp
*Yrd. Doç. Dr. Sami OLUK
Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği ABD.45900 Demirci-Manisa
**Işılay ÖZALP
Yüksek Lisans Öğrencisi
Celal Bayar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD 45900 Demirci-Manisa
Anahtar Kelimeler: Karikatür, Çevre eğitimi, Küresel Çevre Sorunları, Yapılandırmacılık, Fen Eğitimi. - Concept cartoons, environmental education, global environmental problems,constructivist learning, science education
Türk Üniversite Öğrencilerinin Aceleci, Araştırıcı ve Genel Kararsızlık Biçimlerinin Kendilik Saygısı Düzeylerine Etkileri - The Effects of Impetuous, Exploratory, and Overall Indecisiveness on Self-esteem Among Turkish University Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırma, Türk üniversite öğrencilerinin kararsızlık biçimleri ile kendilik saygısı arasında ilişkiyi, yordayıcılığı ve cinsiyete göre farklılığı belirlemek için yapılmıştır. Araştırma 2006 yılında Giresun'da öğrenim gören 170'i kız 150'si erkek 320 gönüllü
üniversite öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Araştırmada Kişisel Kararsızlık Ölçeği KKÖ (Bacanlı, 2005) ve Kendine Saygı Ölçeği KSÖ (Bogenç, 2005) kullanılmıştır.Araştırma verileri cinsiyet açısından kendine saygı ile kararsızlık düzeyleri arasında
anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırma verilerine göre kız üniversite öğrencilerinin araştırıcı kararsızlık düzeyleri erkek öğrencilerden yüksektir.Kendine saygı ile kararsızlık arasında negatif yönde, düşük düzeyde ancak anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. KKÖ ölçeğinin alt ölçekleriyle beklenildiği gibi pozitif yönde yüksek ilişkiler belirlenmiştir. Araştırıcı KKÖ ile aceleci KKÖ arasındaki ilişki ise pozitif yönde orta düzeyin üzerinde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Üniversite gençlerinin kendilik saygısı ile aceleci, araştırıcı ve genel kararsızlık puanları düşük düzeyde ancak anlamlı bir ilişki vermektedir. Aceleci, araştırıcı ve genel kararsızlık değişkenleri kendilik saygısındaki toplam varyansın yaklaşık % 18'ini açıklamaktadır.Araştırma sonucuna göre Türk üniversite öğrencileri araştırmacı kararsızlık düzeylerinde Amerikalı üniversite öğrencilerine benzemektedir. Türk üniversite öğrencilerinde Amerikan toplumuna göre cinsiyet, kararsızlık ve benlik saygısı ile ilgili önemli bir değişken olarak görülmemektedir. Kararsızlık ve benlik saygısının toplumlar ve
kültürler arasındaki farklılaşmasını ortaya koyan daha kapsamlı araştırmalar bu araştırma bulgusunun geçerliği üzerinde etkili olacaktır.
English
This research was conducted in order to determine the relationships between levels of indecisiveness and their self-esteem among Turkish university students. The
study was designed and implemented in 2006 with 320 voluntary university students of whom 170 were females and 150 males in Giresun, Turkey. The Personal Indecisiveness
Scale (PIS; Bacanlı, 2005) and the Self Esteem Scale (SES; Bogenç, 2005) were used to gather the data in the research. Significant negative, low level, relationship was found between self-esteem and indecisiveness. According to the results of the present research, the levels of exploratory indecisiveness were higher among females than males. Gender was not a significant predictor on neither impetuous nor overall indecisiveness. Although the levels of self-esteem was higher among female students than male students, this difference was not statistically significant. Higher
significant positive correlations were found within the sub-scales of the PIS, as expected.The relationship between the exploratory PIS and impetuous PIS was positive,
slightly above intermediate level, and meaningful. Impetuous, exploratory and overall indecisiveness altogether were significantly related with students' self esteem
scores, even thought the combined effect was low level. These variables altogether explained approximately 18% of all the total variance. According to the findings,
gender was not a significant variable for indecisiveness in Turkish sample of university students. The results also showed that female Turkish students were more decisive
than women in other countries (such as the USA or Austria) and than Turkish adolescents. The fact that the number of girls with university education is small in Turkey makes those girls privileged, decisive, and highly self esteemed. According to another finding, female students are more decisive than males within the sample of university students. Additionally, in the case of indecisiveness, when a guidance counselor is contacted, interventions toward increasing self-esteem is suggested.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: Enver Sarı
Yrd. Doç. Dr. Enver SARI
Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Eğitim Bilimleri Bölümü
28200, Giresun
Anahtar Kelimeler: Üniversite Öğrencileri, Kendilik Saygısı, Kararsızlık. - University Students, Self -esteem, Indecisiveness.
Eğitim Programlarının Demokratikleşmesine Vurulan bir Kelepçe Olarak Sistem Yaklaşımı: Ne için ve Kim için Sistem Yaklaşımı? - Systems Approach as a Handcuff to Curb the Democratization of Curriculums: Systems Approach for What and for Whom?
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu makalede sanayi söylemleriyle bütünleşerek eğitim ortamlarına sızan “sistem yaklaşımı” incelenmiştir. Yaygınlaşan sanayi söylemiyle sistem yaklaşımının esası olan bütüncül bakış geri plana düşerek bir kavramsal bölünme ortaya çıkmıştır.
Böylece okul bir fabrika, öğretmen bir işçi ve öğrenci de fabrikada üretimi artırmaya katkıda bulunacak şekilde işlenen bir ürün olarak nitelenmiştir. Bu kontrolcü söylemin; pozitivist anlayış, davranışçı kuramın yükselmesi, bilimsel yönetim
kuramının ortaya çıkışı ve bürokrasinin yerleşmesi gibi birbiriyle bağlantılı tarihi süreçlerle ilişkisi incelenmiştir. Bu değişimlerle birlikte okulların ve öğretmenlerin değişen rolleri de ele alınmıştır. Mekanik anlayışla eleştirel bilinci körel(til)en
fabrika okulu bireylerinin, medya aracılığıyla sunulan reklam ve propagandalara kolay bir yem olmaya ve patronun servetine bu kez de iyi bir tüketici olarak servet katmaya hazırlanışları ele alınmıştır. Frederick Taylor'un “bilimsel yönetim”
kuramına dayanan bu indirgeyici yaklaşımın sanayi ve bilgi çağındaki mantığı incelenirken aynı zamanda öğretmenleri aktarıcı rollerinden uzaklaştırarak öğrenci öğretmen dayanışması ile bilgi üreten özneler pozisyonuna çıkarmanın gereği vurgulanmıştır.
English
This study reinvestigates the systems approach, which is, among educators, a wellrecognized approach reflecting the fundamental discourses of the industrial order. The pervasive discourses of the industrial order that failed to invite a holistic view for students have led to a conceptual division. This systemic thinking has thus started viewing schools as factories, teachers as workers, and students as mere products processed to promote production in the workplace. This manipulative discourse was scrutinized with its relation to such historically interrelated concepts as positivism,
behaviorism, scientific management, and bureaucracy. The changing roles of schools and teachers were also discussed in light of those concepts. It has further been argued that, in the information age, individuals shaped by this mindset are more likely to fall prey to the bombardment of advertising and propaganda, and thus, to contribute to the wealth of the affluent by excessive consumerism. While discussing
the previous and current logics of this mindset rooted in Frederick Taylor's “scientific management” approach, this study emphasizes the need to strip educators of
their prescribed roles as passive information deliverers and to position them as active subjects who, in solidarity with their students, can actively produce knowledge.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: Abdurrahman Şahin
*Yrd. Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Eğitim Programları, Sistem Yaklaşımı, Sanayi Devrimi, Bilimsel Yönetim, Bilgi Çağı. - Curriculum, Systems Approach, Industrial Age, Scientific Management,
Information Age.
KPSS'ye Girecek Öğretmen Adaylarındaki Umutsuzluk ve Durumluk-Sürekli Kaygı Düzeylerini Yordayıcı Değişkenlerin İncelenmesi - An Prediction of Hopelessness and State-Trait Anxiety Levels Among Teacher Candidates Before the KPSS Exam
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada KPSS'ye girecek mezun ve son sınıf öğretmen adaylarının umutsuzluk ve durumluk-sürekli kaygı düzeyleri incelenmiştir. Bu çalışma, Çukurova Üniversitesinde
2005-2006 bahar yarıyılında son sınıfta okuyan 271 ve çeşitli üniversitelerden mezun olan 132, toplam 403 gönüllü öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir.Verileri toplamak için araştırmacılar tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu”,
“Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri” ve “Beck UmutsuzlukÖlçeği” kullanılmıştır.Verilerin analizinde ise “t” testi, tek yönlü varyans (ANOVA) ve aşamalı regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda öğretmen adaylarının; cinsiyete ve
eğitim durumlarına göre umutsuzluk düzeylerinin; daha önce KPSS'ye girme ve dershaneye gitme durumlarına göre durumluk kaygı ve umutsuzluk düzeylerinin;üniversitede verilen öğretmenlik formasyonu derslerinin KPSS'ye katkısına göre durumluk-sürekli kaygı ve umutsuzluk düzeylerinin anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür.Mezun öğretmen adaylarının, umutsuzluklarını yordamada, ilk sırada durumluk
kaygı yer almış onu, cinsiyet ve sürekli kaygı izlemiştir. Son sınıfta okuyanlarda ise yordayıcıların sıralaması, sürekli kaygı, durumluk kaygı ve daha önce KPSS'ye girmiş olma şeklinde gerçekleşmiştir.
English
In this study, the levels of hopelessness and state-trait anxiety among teacher candidates before taking the State Employees Selection Exam (KPSS) were investigated.
The research was carried out with 403 volunteer teacher candidates. Of them, 271 seniors who were attending classes at Çukurova University in 2005-2006 Spring and
132 were newly-graduated teacher candidates from various other universities. The data collection tools in the study were the Personal Information Form prepared by
the researchers, the State-Trait Anxiety Inventory and the Beck Hopelessness Scale.In the data analysis, t-test, one-way analysis of variance (ANOVA) and stepwise
regression analyses were used. After the analyses, significant differences were found as in the following order: a) the hopelessness levels among the teacher candidates on
gender and major, b) the trait anxiety and the hopelessness levels regarding to previous KPSS experiences and attendance to a KPSS preparation course and, c) the hopelessness and the state-trait anxiety levels in terms of the contribution of the educational training courses offered at teacher candidates during their pre-service education.
As for the results on among the new graduates, it was seen that state anxiety was the first factor in predicting their hopelessness levels followed by trait anxiety levels and gender. The rank of the predictors for the seniors were found to be trait anxiety, state anxiety and, the last KPSS experience.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: *Songül Tümkaya, **Birsel Aybek, ***Metehan Çelik
* Yrd. Doç. Dr., Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
** Öğr. Gör. Dr. Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Programları
ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Elemanı.
*** Öğr. Gör. Dr. Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Elemanı.
Anahtar Kelimeler: Öğretmen Adayları, Sınav, Kaygı, Umutsuzluk - Teacher Candidates, Exam, Anxiety, Hopelessness.
Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Üniversiteye Yerleşme Biçimlerine Göre Temel Matematik Konularındaki Başarılarının Karşılaştırılması - A Comparison of the Success of Vocational School Students in Basic Mathematics based upon Their Method of Placement in University
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı meslek yüksekokulu öğrencilerinin üniversiteye yerleşme biçimlerine göre (sınavla ya da sınavsız) temel matematik konularındaki başarı durumları
nın karşılaştırılmasıdır. Veriler Anadolu Üniversitesine bağlı dört meslek yüksekokulunda öğrenimlerini sürdüren 617 meslek yüksekokulu ve 26 Açıköğretim Fakültesi ön lisans öğrencisine araştırmacı tarafından hazırlanan “kişisel bilgi formu”
ve “matematik testi”nin uygulanması ile elde edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda meslek yüksekokulu öğrencilerinin üniversiteye yerleşme biçimlerine göre temel matematik konularındaki başarılarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Öğrencilerin ortaöğretim ve yükseköğretimde aldıkları matematik derslerindeki başarılarında da istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken cinsiyete göre başarı durumlarında farklılık bulunamamıştır.
English
The purpose of this study is to compare vocational school students' success at basic mathematics subjects with regard to their entrance to the university. The data were
obtained by administering a “Personnel Information Form” and “the Mathematics Test” prepared by the researcher to 617 vocational school students and 26 two-year
degree programs at the Open University in Turkey. After analyzing the data, a considerable statistical difference in basic mathematical knowledge and skills among
students was found based on students' entrance ranks to the programs. The results of the research indicated that there is a significant difference in success on mathematics
courses taken at high schools and universities. On the other hand, there was no significant difference between men and women on mathematics tests.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: Figen Uysal
*Yrd. Doç. Dr., Bilecik Üniversitesi, Bozüyük Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Meslek Yüksekokulu, Sınavsız Geçiş Projesi, Matematik Başarısı. - Vocational school, project of entrance without having an exam,mathematics success.
Öğretmen Eğitiminde Eğitimin Temelleri Dersleri Sorunu - The Problem of Foundational Courses in Teacher Education
Özü Görüntüle
Türkçe
Öğretmen eğitiminde öğretmenlik meslek bilgisi (ÖMB) içerisinde yer alan eğitimin temelleri derslerinin (temel dersler) gerekliliği literatürde çok tartışılan bir konudur.Bazı yazarlar temel derslerin öğretmen ve öğretmen adaylarının öğrenme-öğretme sürecinin altında yatan dinamikleri anlamalarına, karşılaştıkları problemler karşısında geniş kapsamlı düşünme ve akılcı çözüm yolları üretmelerine yardımcı olduğunu
ileri sürerek bu derslerin önemini ortaya koymuşlardır. Buna karşılık bazı yazarlar da temel derslerin öğretmen adaylarına katkısının olmadığını, öğretmenliğin ancak uygulama
içerisinde öğrenileceğini ileri sürerek temel derslerin programlardan kaldırılmasını istemişlerdir. Temel dersler ülkemiz öğretmen eğitimi programlarında 1950'li yıllardan beri yer almaktaydı. Ancak 1997 yılında Yükseköğretim Kurulu
(YÖK) tarafından yapılan Eğitim Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması çalışmalarında eğitim psikolojisi dersi hariç temel dersler programlardan çıkarılmıştır. Bu kararı destekleyecek bilimsel veri bulunmamasına rağmen o dönemde bu karara ilişkin
etkili bir eleştiri ortaya konulamamıştır. 2006 yılında YÖK öğretmen eğitimi programlarında yeni düzenlemeye gidilmesini kararlaştırmıştır. Yeni düzenleme ile temel dersler tekrar eğitim fakülteleri programlarına alınmıştır. Bu çalışmada temel
derslerin lehinde ve aleyhinde olan görüş ve uygulamalar ile temel dersler üzerinde yapılan araştırmaların sonuçları ortaya konularak bu derslerin öğretmen eğitimi programları
ndaki yeri YÖK tarafından yapılan düzenlemeler ışığında değerlendirilmiştir.
English
The necessity of the foundational courses that take place in teaching courses in teacher education programs is a much-debated topic. Some writers argue that these courses
are important since they help teachers and teacher candidates understand the dynamics in the process of teaching and learning and assist teachers in thinking extensively about the problems encountered while teaching so as to find rational solutions to the problems. On the other hand, some writers claim that there should not be any foundational courses in teacher education programs since teaching can be learned only by practice. Opponents argue that foundational courses cannot help teacher candidates. Since the 1950's, foundational courses have been taught in teacher education programs in Turkey. However, foundational courses were eliminated from teacher education programs, except psychology courses, by the Higher Educational
Council (HEC) in the process of restructuring educational faculties in 1997.Even though there were not any scientific data supporting this decision, the decision has not been criticized. The HEC decided to bring new arrangements to teacher education programs in 2006. The foundational courses have been added back to teacher education programs with this arrangement. In this study, after examining the opinions and practices that are for and against the foundational courses, these courses have been evaluated in the light of the arrangements done by the HEC.
Cilt / Sayı:
7/2 Mayıs 2007 - 7/2 May 2007
Yazar: Sedat Yüksel
Yrd. Doç. Dr. Sedat YÜKSEL
Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
16059 Görükle / Bursa
Anahtar Kelimeler: Eğitim Fakülteleri, Öğretmen Yetiştirme, Öğretmenlik Meslek Dersleri, Temel Dersler.
- Education Faculty, Teacher Education, Teaching Courses, Foundational Courses.