Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri (KUYEB) dergisi, 2001 yılında yayıma başlayan 2009'dan itibaren ise yılda 4 kez (Kış, Bahar, Yaz, Güz) Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları, İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (EDAM) tarafından yayımlanan hakemli bir dergidir. KUYEB'de, eğitimin tüm alanları ile ilgili görgül/ampirik,nitel araştırmalara, en son literatürü kapsamlı biçimde değerlendiren derlemelere, meta-analiz çalışmalarına, model önerilerine, olgu sunularına, tartışmalara ve benzeri özgün yazılara yer verilir.
Indexing-Abstracting
Academic Search Premier
Contents Pages in Education
Educational Research Abstracts Online [ERA]
Higher Education Research Data Collection [HERDC]
İçerik
Journal Citation Reports / Social Sciences Edition
ERIC
PsycINFO
ProQuest
Social Sciences Citation Index ®
Social Scisearch ®
Tubitak Sosyal Bilimler Veritabanı ile indekslenmekte ve / veya özetlerine yer verilmektedir.
KUYEB 8/3 Eylül 2008 içinde bulunan makaleler (11)
Öğrenme Yaklaşımlarına İlişkin Kavramsal Bir İnceleme - A Conceptual Analysis on the Approaches to Learning
Özü Görüntüle
Türkçe
Öğrenme yaklaşımı kavramı ilk olarak 1976 yılında Marton ve Saljo tarafından tanımlanmıştır.
Bu tarihten itibaren pek çok araştırmacı öğrencilerin öğrenme yaklaşımları üzerine
çalışmalar yapmıştır. Literatürde bilişsel stil ve öğrenme stili kavramları ile ilgili bir kavram
karmaşasının olduğu görülmektedir. Bu kavram karmaşasına paralel olarak öğrenme
yaklaşımlarının bu kavramsal yapının neresinde yer aldığına ilişkin dikkat çekici bir belirsizlik
vardır. Öğrenme yaklaşımı kavramına ilişkin derin bir inceleme sunmak amacıyla
gerçekleştirilen bu çalışmada, öncelikle öğrenme stilleri literatüründeki kavram karmaşası
ele alınmakta ve öğrenme yaklaşımlarının bu kavramsal yapı içindeki yeri tartışılmaktadır.
Öğrenme yaklaşımları ile öğrenme/öğretme değişkenleri ve öğrenme çevresi arasındaki
ilişkiye yönelik literatürde bulunan araştırma bulguları tartışılarak öğrenme yaklaşımı
kavramına ilişkin derinlemesine bir inceleme sunulmaktadır. Bu inceleme ışığında öğrenme
yaklaşımı, öğrenme çevresi ile bilişsel stil ve öğrenme stili arasındaki bir köprü olarak
düşünülebilir. Bir öğrencinin hangi öğrenme yaklaşımını benimseyeceği öğrencilerin,
öğrenme çevresinin ve öğrenme çıktılarının özellikleri gibi pek çok faktörden etkilenebilir.
Öğrenme yaklaşımlarının bu değişkenlerle olan ilişkisi düşünüldüğünde öğrenme
yaklaşımlarının basit bir öğrenci özelliği olmadığı, pek çok değişkenden etkilenebileceği
söylenebilir. Bu yüzden eğer uygun stratejiler kullanılırsa öğrencileri yüzeyselden derin
öğrenme yaklaşımına yöneltmek mümkün olabilir.
English
The concept of approach to learning was first identified by Marton and Saljo in 1976.
Numerous researchers have conducted studies on students' approaches to learning since
1976. Th ere appears considerable confusion in the literature concerning the terms cognitive
styles and learning styles. Th erefore, there is a remarkable ambiguity about the position
of the approaches to learning within this conceptual base. In this paper, a comprehensive
analysis of the concept of approach to learning is tried. First, the conceptual confusion in
the literature on learning styles and the position of the approaches to learning within this
conceptual base is discussed. A depth analysis on the concept of approach to learning is
presented through discussion of research results in the literature about relationship between
the approaches to learning, learning/teaching variables, and learning environments.
According to this analysis, approach to learning can be considered as a bridge between
the learning environment and cognitive/learning styles. An approach to learning adopted
by students is determined by lots of variables such the characteristics of students, learning
environment, and learning outcomes. When the relation of students' approaches to learning
with these variables is considered it can be argued that the approaches to learning
cannot only be seen as mere student-dependent characteristics. Th erefore, if proper strategies
are applied it might be possible to move students' approaches to learning from a
surface to a deeper orientation.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Şerife AK
* Yrd. Doç. Dr., Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi
Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Öğrenme Yaklaşımları, Öğrenme Stilleri, Bilişsel Stil, Kavramsal Yapı - Approaches to Learning, Learning Style, Cognitive Style and Conceptual Base
Psikolojik İyi Olma Ölçekleri (PİOÖ): Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması - The Scales of Psychological Well-being: A Study of Validity and Reliability
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı Psikolojik İyi Olma Ölçekleri (PİOÖ)'nin (Ryff , 1989a)
Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Araştırma 1214 üniversite
öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak
Öz Duyarlık Ölçeği ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği kullanılmıştır.
PİOÖ'nün Türkçe ve orijinal form puanları arasındaki korelasyonlar, özerklik
alt ölçeği için .94, çevresel hakimiyet için .97, bireysel gelişim için .97, diğerleriyle
olumlu ilişkiler için .96, yaşam amaçları için .96 ve öz-kabul için .95
olarak bulunmuştur. Açımlayıcı faktör analizinde toplam varyansın % 68'inin
açıklandığı ve maddelerin altı faktörde toplandığı görülmüştür. Faktör yükleri
.30 ile .94 arasında sıralanmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizinde uyum indeksi
değerleri RMSEA=.072, NFI=.97, IFI=.98, RFI=.97, CFI=.98, GFI=.93 ve
SRMR=.062 olarak bulunmuştur. PİOÖ'nün alfa iç tutarlılık kat sayılarının .87
ile .96, test tekrar test güvenirlik kat sayılarının ise .78 ile .97 arasında değiştiği
görülmüştür. Bu sonuçlar PİOÖ'nün Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir
ölçme aracı olduğunu göstermektedir.
English
This study investigated the validity and reliability of the Turkish version of the Scales of
Psychological Well-being (Ryff , 1989a). Th e sample of the study consists of 1214 university
students. Results of language equivalency showed that correlations between the
Turkish and English forms were .94 for autonomy, .97 for environmental mastery, .97 for
personal growth, .96 for positive relations with others, .96 for purpose in life, and .95 for
self-acceptance. Th e total variance explained was 68% and factor loadings ranged from .30
to .94. Fit index values of the model were RMSEA=.072, NFI=.97, IFI= .98, RFI=.97,
CFI=.98, GFI=.93, and SRMR=.062. Internal consistencies varied between .87 and .96
and test-retest reliability coeff icients ranged between .78 and .97 for six subscales. These
results demonstrate that the scale is a valid and reliable instrument.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Ahmet Akın
* Sakarya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Araştırma Görevlisi
Anahtar Kelimeler: Psikolojik İyi Olma, Geçerlik, Güvenirlik, Doğrulayıcı Faktör Analizi - Psychological Well-being, Validity, Reliability, Confirmatory Factor Analysis
Farklı Engel Grubundan Engelli Kardeşe Sahip Çocukların Kardeş İlişkileri ile Kardeşlerini Kabullenmeleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi - A Study of the Relationships and Acknowledgement of Non-Disabled Children with Disabled Siblings
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırma, farklı engel grubundan engelli kardeşe sahip çocukların kardeş ilişkileri ile
kardeşlerini kabullenmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın
örneklemini, Ankara il sınırları içerisinde 16 (on altı) özel eğitim ve rehabilitasyon
merkezinde, özel eğitim almaya devam eden öğrenme güçlüğü (ÖG), mental retarde
(MR), cerabral palsy (CP), mental motor retarde (MMR), down sendromu (DS) ve otizm
(O) tanısı almış çocukların 10-17 yaş aralığındaki normal gelişim gösteren toplam 228
kardeşi oluşturmaktadır. Çalışmada, çocukların farklı engel tanısı almış kardeşleri ile ilişkilerini
ölçmek amacıyla "Engelli Kardeşe Yönelik Tutum Ölçeği (EKYTÖ)"; ile yine
çocukların engelli kardeşlerini kabullenmelerini ölçmek amacı ile "Engelli Bireylere Yönelik
Tutum Ölçeği (EBYTÖ)" kullanılmıştır. İstatiksel değerlendirmelerde korelasyon kat
sayısı, t Testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney U-Testi, Kruskal Wallis H-Testi
ve Dunnett-C Testi kullanılmıştır. Çocukların, engelli kardeşleriyle ilişkileri ve engelli
kardeşlerini kabullenmeleri "engel derecesi ve engel tanısı" alt boyutlarında incelenmiştir.
Araştırmaya katılan çocukların, engelli kardeşleriyle ilişkileri ve engelli kardeşlerini kabullenmeleri
arasında negatif anlamlı bir ilişki bulunmuş; çocukların engelli kardeşleriyle
ilişkileri olumlu yönde değişkenlik gösterirken, engelli kardeşlerini kabullenmelerinde bu
olumluluğun azaldığı görülmüştür.
English
This study investigated the relationships of healthy children with their handicap siblings
and analyzed their acceptance of the siblings. Th e study was conducted in 16 diff erent
special education and rehabilitation centers in Ankara. Two hundred twenty eight healthy
children between the ages of 10 to 17 years voluntarily participated in the investigation.
All participating children had siblings diagnosed with one of the six disabilities: Learning
disability (LD), mental retardation (MR), cerebral palsy (CP), mental- motor retardation
(MMR), Down syndrome (DS), or autism (A). Th e attitudes of the healthy children towards
their handicap siblings (EKYTO) and towards other handicap people (EBYTO)
were studied. Results show that healthy children dispay positive attitudes towards their
own handicap siblings whereas less positive attitudes towards other handicapped people.
Th e investigation takes into consideration diagnosis and degree of the handicap. In general,
it is observed that the healthy children's attitudes towards their handicap sibling are
clearly changing according to diagnosis and level of handicap whereas the same factors do
not make any diff erence in terms of attitudes towards other handicapped people.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Ayşe B. AKSOY, ** Gonca BERÇİN YILDIRIM
* Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi., ** Çocuk Gelişimi ve Eğitimi uzmanı.
Anahtar Kelimeler: Kardeş İlişkileri, Engelli Kardeşle İlişkiler, Engelli Çocuğa Yönelik Tutumlar - Sibling Relations, Relations with Handicap Sibling, Attitudes Tended to Handicap Child
Duyguları Güçlendirme Eğitimi Programı'nın Hemşirelerin İyimserlik Düzeylerine Etkisi - The Effects of an Emotion Strengthening Training Program on the Optimism Level of Nurses
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, Duyguları Güçlendirme Eğitimi'nin hemşirelerin iyimserlik
düzeylerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın deney ve kontrol grupları toplam yirmi
hemşireden oluşmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu ön test ve son test modeli kullanılmıştır.
Hemşirelerin iyimserlik düzeyleri Balcı ve Yılmaz (2002) tarafından geliştirilen
iyimserlik envanteri ile ölçülmüştür. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test
puanları arasındaki farkın önemli olup olmadığını saptamak amacıyla Mann Whitney U
ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testleri kullanılmıştır. Duyguları Güçlendirme Eğitimi'nin
hemşirelerin iyimserlik düzeylerini olumlu yönde etkisi olduğu saptanmıştır. Araştırma
sonucunda elde edilen bulgular literatür ışığında yorumlanmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
English
The aim of this study is to investigate the eff ects of emotion strengthening as a training
programme for optimistic for nurses. Th e experimental and control group of this research
has totally composed of 20 nurses. A pre-test post-test research model with control
group was been used in this research. Nurses' optimistic levels have been measured by
'Optimistic Scale' which was developed by Balcı and Yılmaz (2002). In order to test that,
meaningful diff erences between the scores of pre-test and post-test within both control
and experimental group Mann Whitey U and Wilcoxon Signed Rank test were applied
for statisical analysis. It was found that this emotional strengthening training had positive
eff ects on levels of optimistic for nurses. Th e findings have been discussed in the light of
literature, and some suggestions have been made.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Seher BALCI ÇELİK
* Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Kurupelit / Samsun.
Anahtar Kelimeler: Duyguları Güçlendirme Eğitimi Programı, Hemşire, İyimserlik, İyimserlik Ölçeği - Emotion Strengthening Training Program, Nurse, Optimistic, Optimistic Scale
Zorba, Kurban ve Olumlu Özellikler Taşıyan Ergenlerin Aile Özelliklerinin İncelenmesi - An Investigation of the Family Characteristics of Bullies, Victims, and Positively Behaving Adolescents
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada zorba, kurban ve olumlu özeliklere sahip ergenlerin aile özelliklerinin ortaya
çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma, Adana ilinin merkez ilçelerinde yer alan üç
ilköğretim okulunda; altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflara devam eden öğrenciler üzerinde
yapılmıştır. Araştırmada zorba, kurban ve olumlu özellikler taşıyan öğrencilerin akran tercihlerine
dayalı olarak belirlenmesi amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kimdir
Bu?" formu kullanılmıştır. Bu form 1713 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar
doğrultusunda 118'i zorba, 81'i kurban ve 74'ü ise olumlu özelliklere sahip toplam 273
öğrenci belirlenmiştir. Bu öğrencilere Epstein, Baldwin ve Bishop (1983) tarafından aile
fonksiyonlarını ölçmek amacı ile geliştirilen ve Bulut (1990) tarafından Türkçeye uyarlaması
yapılan "Aile Değerlendirme Ölçeği" uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde
edilen veriler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve lojistik regresyon analizi ile çözümlenmiştir.
Araştırma sonucunda zorba ve kurban öğrencilerin, olumlu özelliklere sahip
öğrencilere göre ailelerini "problem çözme", "iletişim", "roller", "duygusal tepki verebilme",
"ilgi gösterme", "davranış kontrolü" ve "genel fonksiyonlar" alt boyutlarında daha olumsuz
algıladıkları belirlenmiştir. Aile Değerlendirme Ölçeği'nin boyutlarının tamamının zorba
olmayı % 70,3, kurban olmayı ise % 68,4 oranında başarı ile sınıflandırdığı saptanmıştır.
Özellikle Aile Değerlendirme Ölçeği'nin "problem çözme", "iletişim" ve "roller"e bağlı alt
boyutlarının zorbalığı açıklamada anlamlı katkıları olduğu belirlenmiştir. Kurban olmayı
ise "iletişim", "roller", "davranış kontrolü" ve "genel fonksiyonlar" alt boyutlarının anlamlı
açıkladığı görülmüştür.
English
The present study investigated the family characteristics of bullies, victims, and positively
behaving adolescents. The study was conducted in three elementary schools in Adana
central province with students who were attending 6th-7th, and 8th grades. A who is who
form prepared by the researchers was used for the determination of the family characteristics
of the students in the sample. The form was completed by 1713 students. A total of
273 students (99 girls, 174 boys) are identified according to the results: 118 bully students,
81 victim students, and 74 positively behaving students. The Family Assessment Survey,
developed by Epstein, Baldwin, & Bishop (1983) and translated into Turkish by Bulut
(1990), was used to measure family functions. One way ANOVA and Logistic Regression
Analysis were used for statistical analysis. In conclusion, it is determined that bully and
victim students perceived their families more negative than the other students in terms of
problem solving, communication, aff ective responsiveness, aff ective involvement, behavior
control, and general functioning. All the subscale scores of Family Assessment Survey
were successfully classified 70.3% for bullies and 68.4% for victims. It is determined that
problem solving, communication, and roles subscales of the Family Assessment Survey
have significant support in explaining bullying. Communication, roles and behavior control
subscales have significant support in explaining victimization.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Fulya CENKSEVEN ÖNDER, ** Filiz YURTAL
* Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Anabilim Dalı., ** Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü.
Anahtar Kelimeler: Zorbalık, Kurban, Aile, Ergen - Bullying, Bully, Victim, Family, Adolescent
Uyum Zorluklarını Yordamada Yalnızlık, Sosyal Destek ve Sosyal Bağlılık Arasındaki İlişkilerin Analizi - The Predictive Analysis of Adjustment Diff iculties from Loneliness, Social Support, and Social Connectedness
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, yalnızlık-uyum zorlukları ilişkisinde sosyal bağlılık ve sosyal desteğin
dolaylı ve doğrudan rollerinin araştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemini, Pamukkale
Üniversitesinin farklı bölümlerinde öğrenim gören 404 (212 kız, 192 erkek) birinci sınıf
üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin yaş ortalaması 18,65'tir. Veri toplamak
için Bilgi Formu, Duru tarafından kullanılmak üzere uyarlanan Uyum Zorlukları Ölçeği,
Demir (1989) tarafından uyarlanan UCLA Yalnızlık Ölçeği, Duru ve Balkıs (2007) tarafından
uyarlanan Sosyal Provizyon Ölçeği ve Duru (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan
Sosyal Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar uyum zorluklarının sosyal destek ve sosyal
bağlılıkla negatif, yalnızlıkla pozitif ilişkili olduklarını göstermektedir. Ek olarak bulgular
sosyal desteğin, sosyal bağlılığın ve yalnızlığın uyum zorluklarının önemli yordayıcıları
olduklarını; sosyal bağlılıkla sosyal desteğin ise yalnızlık-uyum zorlukları ilişkinde dolaylı
rollere de sahip olduklarını göstermektedir. Bir diğer anlatımla, sosyal destek ve sosyal
bağlılık sadece yalnızlığın uyum zorlukları üzerine etkisine aracılık etmiyor, aynı zamanda
uyum zorluklarını doğrudan da yordayabiliyorlar.
English
The purpose of the study was to examine direct and indirect eff ects of social support,
social connectedness, and loneliness in predicting adjustment diff iculties. The sample of
the study was 404 university students (212 females and 192 males) studying in diff erent
departments of the Faculty of Education at Pamukkale University. The ages of the
students ranged from 16 to 27 years with a mean 18.65 years. Forty-seven percent of
the participants were male and 53% were female. A set of demographic questions, the
Adjustment Diff iculties Scale, the UCLA Loneliness Scale, the Social Provision Scale,
and the Social Connectedness Scale were used to collect the data. Results show that social
support, social connectedness, and loneliness correlate significantly in the expected direction
with the measures of adjustment diff iculties. In addition, findings indicate that social
support, social connectedness, and loneliness are predictors of adjustment diff iculties. Social
connectedness and social support have indirect eff ects in relation between loneliness
and adjustment diff iculties. In other words, social connectedness and social support serve
not only indirectly as a mediator to loneliness in predicting to adjustment diff iculties, but
also they predict directly to adjustment diff iculties.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Erdinç Duru
* Pamukkale Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Loneliness, Adjustment Diff iculties, Social Support, Social Connectedness - Yalnızlık, Uyum Zorlukları, Sosyal Destek, Sosyal Bağlılık
Zihin Engelliler Öğretmenliği Adaylarının Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Görüş ve Önerilerinin Değerlendirilmesi - An Evaluation of the Views of Mental Retardation Practicum Students on Teaching Practicum
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada, Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Zihin Engellilerin Öğretmenliği
Programı son sınıf öğrencilerinin öğretmenlik uygulamasına ilişkin görüş ve önerilerini
değerlendirmek amacıyla yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve betimsel olarak
analiz edilmiştir. Araştırmaya yirmi altı öğretmen adayı katılmıştır. Öğretmen adayları
yaptıkları uygulamanın olumlu geçtiğini, farklı özür ve yaş gruplarıyla çalışma olanağı
sağladığı için iki farklı kurumda uygulama yapmanın avantajlı olduğunu söylemişlerdir.
Katılımcılar uygulama boyunca pek çok öğretim programı hazırladıklarını belirtmişlerdir.
Öğretmen adayları, kavram öğretimi programı hazırlama ve uygulamayı en kolay, davranış
değiştirme programı hazırlama ve uygulamayı en zor uygulamaya geçirdiklerini ifade
etmişlerdir. Katılımcılar uygulama programının beklentileriyle örtüştüğünü belirtmişlerdir.
Öğretmen adaylarının yarısı, uygulama öğretim elemanlarından aldıkları dönütlerin
yeterli olduğunu, diğer yarısı ise, yeterli olmadığını dile getirmişlerdir.
English
Undergraduate students who were pursuing towards a degree in mental retardation in the
department of special education at Anadolu University were interviewed in the present
study. Specifically, the interviews focused on students' practicum experiences. Th e sample
included 26 seniors and data were analyzed descriptively. Students mentioned that they
had a positive practicum experience and that they were happy to have the chance to work
with a more heterogeneous group of students in two diff erent schools. They also mentioned
that they prepared several lesson plans during the practicum process. The participants
indicated that they were satisfied with the practicum in both semesters. Half of the participants
pointed out that they had suff icient feedback from their university advisors.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Yasemin ERGENEKON, ** Arzu ÖZEN, *** E. Sema BATU
* Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi.
** Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi.
*** Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Uygulaması, Özel Eğitim, Nitel Araştırma, Betimsel Analiz - Teaching Practicum, Special Education, Qualitative Research, Descriptive Analysis
Öğretmen Adaylarının Problem Çözme Becerileri ile Öz Güven Düzeylerinin İncelenmesi - Prospective Teachers' Problem Solving Skills and Self-Confidence Levels
Özü Görüntüle
Türkçe
Araştırmanın temel amacı, farklı branşlarda öğrenim gören öğretmen adaylarının "problem
çözme beceri" ve "öz güven" düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olup olmadığını
ortaya koymaktır. Bu çerçevede öğretmen adaylarının, "problem çözme" ve "öz güven"
düzeyleri bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma örneklemini, Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesinde lisans öğrenimi görmekte olan toplam 162 öğrenci
(n=92 Müzik, n=70 Psikolojik Danışma ve Rehberlik) oluşturmuştur. Müzik Eğitimi öğrencilerinin
% 70,7'si kız, % 29,3'ü erkektir ve çoğunluğu % 69,6 ile 18-22 yaş grubundaki
öğrenciler oluşturmaktadır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik öğrencilerinin % 52,9'u kız,
% 47,1'i ise erkektir ve onların çoğunluğunu da % 97,1 ile bu yaş grubundaki öğrenciler
oluşturmaktadır. Araştırmada, Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilmiş "problem
çözme envanteri" ile Çataklı ve Öner tarafından Türkçeye uyarlanan "Piers-Harris Öz
Güven (Öz Kavram) Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verileri,
"t", "Kruskal Wallis-H" ve "Mann Whitney U" testleri ile analiz edilmiştir. Bulgular, her
iki ölçeğe ait bazı alt boyut değerleri açısından bazı istatistiksel farklar olduğunu (Yaklaşma
Kaçınma: t=-2,330; p<.05, Kişisel Kontrol: t=-1,975; p<.05, Davranış: t=2.009;p<.05,
Zeka ve Okul Durumu: t=-2.496; p<.05, Gözde Olma: t=-2.487;p<.05) ve öğrencilerin öz
güven düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki negatif yönde bir ilişki olduğunu
ortaya koymuştur. Sonuç olarak iki değişken arasında korelasyonla ters bir ilişki gösterilmesine
rağmen, bir değişken diğerinin açıklayıcısı ya da belirleyicisi değildir.
English
The basic objective of the research is to determine whether the education that prospective
teachers at diff erent fields receive is related to their levels of problem solving skills and
self-confidence. Within the mentioned framework, the prospective teachers' problem solving
and self confidence levels have been examined under several variables. The research
sampling has been formed by 162 students who are currently studying for their bachelor's
degree in Marmara University, Ataturk Faculty of Education (n = 92 Music, n = 70 PCG).
70.7% of Music Teaching Department students are females, 29.3% are males and 69.6%
is between 18-22 ages. 52.9% of Psychological Counseling and Guidance students are
females, 47.1% is males and 97.1 % of them consist of the students within this age group.
The Problem Solving Inventory developed by Heppner and Peterson (1982) and the
Piers-Harris Self-Concept Scale adapted to Turkish by Çataklı and Öner and Individual
Information Form has been utilized in the research. Th e data of the research have been
analyzed by, t-test, Kruskal Wallis-H, and Mann Whitney U tests. Th e findings have introduced
that there are statistical diff erences in the aspect of some sub-dimensional values
for both scales (Avoidance: t=-2.330; p<.05, Individual Control: t=-1,975; p<.05, Behavior:
t=2.009;p<.05, Intelligence and school status: t=-2.496; p<.05, Coming into Favor: t=-
2.487;p<.05) and it has been revealed that the relations between students' self confidence
and problem solving skills are negative. As a result, although correlation between two
variables showed opposite relation, one variable is not decisive in the other.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Sena GÜRŞEN OTACIOĞLU
* Dr., Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim
Dalı Göztepe Kampusu, İstanbul. Öğretim Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Eğitim, Problem Çözme Becerisi, Öz Güven - Education, Problem Solving Skills, Self-Confidence
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna Ait Yuvalarda Barınan İlköğretim Öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Derslerine Katılımı - Participation of Primary School Pupils who Stay at Institution of Social Services and Child Protection Dormitories in Social Science Lessons
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırma Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna (SHÇEK) ait yuvalarda
barınan ilköğretim birinci kademe ikinci devre öğrencilerinin sosyal bilgiler derslerine
katılımı üzerine bakış açılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Veriler, SHÇEK'e ait çocuk
yuvasında barınan, ilköğretim birinci kademe ikinci devrede öğrenim gören, Çanakkale
ilinde on beş ve İstanbul ilinde otuz öğrenci ile yapılan görüşmelerden ve bu öğrencilerin
sosyal bilgiler derslerinde gözlemlenmelerinden toplanmıştır. Araştırmada nitel araştırma
yöntemleri, verilerin analizinde ise gömülü teori (grounded theory) yaklaşımı kullanılmıştır.
Analiz safhası açık, eksensel ve seçici kodlama olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır.
Bulgular SHÇEK'e ait yuvalarda barınan öğrencilerin derslere farklı şekillerde katıldıklarını
göstermektedir. Öğrenciler, sosyal bilgiler dersinde tarih konularının ağırlıklı olduğunu
vurgulayarak etkinliğe yönelik öğretim yöntemlerinin kullanılmasını istediklerini
belirtmişlerdir. Bu yolla derslere daha aktif katılabileceklerini ifade etmişlerdir.
English
This research aims to understand to what extent primary school pupils stay at the Institution
of Social Services and Child Protection dormitories participate social science lessons.
Data were obtained from pupils stay at the Institution of Social Services and Child Protection
dormitories and attend primary schools in Istanbul and Çanakkale. Thirty pupils
in Istanbul and fifteen pupils in Çanakkale were interviewed and observed. Qualitative
research methods are used in this research. In order to analyse the data grounded theory
methodology was used. The analysis involves open, axial and selective coding processes.
The research findings indicated that pupils participate social science lessons at different
levels. Pupils stated that history takes an important place in social science lessons. Therefore,
using child-centred tasks will enable them to be more active in classrooms.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Sibel GÜVEN, ** Çiğdem ŞAHİN TAŞKIN
* Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Sınıf Öğretmenliği Anabilim
Dalı Araştırma Görevlisi.,
** Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Sınıf Öğretmenliği Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Derse Katılım, Öğrenme, Nitel Araştırma - Lesson Participation, Learning, Qualitative Research Methods
Bilişsel-Davranışçı Yaklaşıma Dayalı Evlilik İlişkisini Geliştirme Programının Evli Bireylerin Evlilik Uyumuna Etkisi - The Effects of the Marriage Enrichment Program Based on the Cognitive-Behavioral Approach on the Marital Adjustment of Couples
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı evlilik ilişkisini geliştirme programının
evli bireylerin evlilik uyum düzeylerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın deney
grubunda 15 ve kontrol grubunda 15 kişi bulunmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu
ön-test ve son-test modeli kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına, Evlilikte Uyum
Ölçeği ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön-test
ve son-test puanları ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlı olup olmadığını saptamak
amacı ile Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralama testi kullanılmıştır.
Evlilik ilişkisini geliştirme programının evli bireylerin evlilik uyum düzeylerini artırdığı
saptanmıştır. Programa katılan bireylerin, programa katılmayanlara göre evlilik uyumu
son-test puanlarının daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca deney grubundaki bireylerin
son-test puanları ön-test puanlarından anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur. Kontrol
grubundaki bireylerin ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı fark bulunmamıştır.
Elde edilen bulgular literatür ışığında yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur. Evlilik
ilişkisini geliştirme programı, evlilik uyumunu artırmada kullanılabilir.
English
The aim of this study is to investigate the effects of the marriage enrichment program
based on the cognitive-behavioral approach on levels of marital adjustment of individuals.
The experimental and control group of this research was totally composed of 30 individuals.
A pre-test post-test research model with control group was been used in this research.
Marital Adjustment Scale as being pre-test and post-test was applied to the experimental
and control groups. In order to test that, meaningful differences between the scores of
pre-test and post-test within both control and experimental group Mann-Whitney U test
and Wilcoxon signed-rank test were used. It was found that this marriage enrichment
program had positive effects on some levels of marital adjustment. Th e results indicate
that the difference between the scores of post-test of the experimental and control groups
is significant. The results of the Marital Adjustment Scale applied to the control groups
revealed no significant difference between pre-test and post-test. The findings have been
discussed in the light of literature, and some suggestions have been made. The marriage
enrichment program could be used to enhancement marriage adjustment.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * Melek KALKAN, * Ercümend ERSANLI
* Yrd.Doç.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Evlilik ilişkisini geliştirme programı, bilişsel davranışçı yaklaşım, evlilik uyumu - Marriage enrichment program, cognitive-behavioral approach, marital adjustment
Yükseköğretime Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)'nın Yordama Geçerliği - The Predictive Validity of the University Student Selection Examination
Özü Görüntüle
Türkçe
Araştırmanın temel amacı, 2003 Öğrenci Seçme Sınavının yordama geçerliğini araştırmaktır.
Bu amaçla yükseköğretimdeki akademik başarı not ortalamalarının ÖSS'deki ham,
standart ve yerleştirmeye esas puanlar tarafından ne derece yordandığına bakılmıştır.
İlişkisel türden betimsel bir çalışma niteliğine sahip bu araştırma, bir çalışma grubu
(n=2103 ) üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı puanla
öğrenci alan programlar arasından ikişer program seçilmiştir. Bu programlar devlet üniversitelerindeki;
ziraat mühendisliği, inşaat mühendisliği, hukuk, işletme, sosyal bilgiler
öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatıdır. Araştırmada kullanılan yordanan değişkenlere
ait veriler öğrencilerin yerleşmiş oldukları fakültelerin öğrenci işlerinden ve bazı üniversitelerin
öğrenci işleri daire başkanlığı bilgi işlem merkezlerinden, yordayıcı değişkenlere
ilişkin veriler ise Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)'nden alınmıştır. Verilerin
analizinde Aşamalı Regresyon analizi kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda; ziraat mühendisliği, inşaat mühendisliği ve sosyal bilgiler öğretmenliği
programlarında yerleştirmeye esas olan puan, işletme programında yerleştirmede
kullanılmayan Y-ÖSS SAY puanın ve hukuk programında ise Y-ÖSS SÖZ, Y-ÖSS SAY
ve Y-ÖSS EA puanlarının üçünün birlikte akademik başarı not ortalamalarını yordadığı
belirlenmiştir. ÖSS testlerinin bazı programlardaki akademik başarıyı iyi derecede yordadığı,
bazı programlarda ise akademik başarıyı yeterince yordamadığı görülmüştür.
English
The main purpose of this study is to investigate the predictive validity of the 2003 University
Student Selection Examination (ÖSS). For this purpose, freshman grade point
average (FGPA) in higher education was predicted by raw scores, standard scores, and
placement scores (YEP). Th is study has been conducted on a research group. In this study,
six programs -which accept students by verbal, numerical and equal weighted scoreswere
selected. These programs are agricultural engineering, civil engineering, law, business
administration, social studies education, Turkish Language and Literature. The study was
conducted with 2103 students from these programs. Data related with dependent variables
used in this study has been gathered from universities' student aff airs information
centers. Data related with independent variables has been received from the Student Selection
and Placement Center (OSYM). Stepwise regression analysis was used in order
to analyze the data. It was found that the significant predictors of students' FGPA is
YEP which is used for the placement of agricultural engineering, civil engineering, and
social studies education program students, Y-OSS SAY scores which is not used for the
placement of business administration program students and three YEP's (Y-OSS SOZ,
Y-OSS SAY, Y-OSS EA) which is used for the placement of law program students.
Cilt / Sayı:
8/3 Eylül 2008 - 8/3 September 2008
Yazar: * İsmail KARAKAYA, ** Ezel TAVŞANCIL
* Yrd. Doç. Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme ABD.
Öğretim Üyesi,
** Prof. Dr., Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Ölçme ve Değerlendirme ABD. Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Yordama Geçerliği, Öğrenci Seçme Sınavı, Aşamalı Regresyon Analizi - Predictive Validity, Student Selection Examination, Grade Point Average Regression Analysis.