Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri (KUYEB) dergisi, 2001 yılında yayıma başlayan 2009'dan itibaren ise yılda 4 kez (Kış, Bahar, Yaz, Güz) Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları, İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (EDAM) tarafından yayımlanan hakemli bir dergidir. KUYEB'de, eğitimin tüm alanları ile ilgili görgül/ampirik,nitel araştırmalara, en son literatürü kapsamlı biçimde değerlendiren derlemelere, meta-analiz çalışmalarına, model önerilerine, olgu sunularına, tartışmalara ve benzeri özgün yazılara yer verilir.
Indexing-Abstracting
Academic Search Premier
Contents Pages in Education
Educational Research Abstracts Online [ERA]
Higher Education Research Data Collection [HERDC]
İçerik
Journal Citation Reports / Social Sciences Edition
ERIC
PsycINFO
ProQuest
Social Sciences Citation Index ®
Social Scisearch ®
Tubitak Sosyal Bilimler Veritabanı ile indekslenmekte ve / veya özetlerine yer verilmektedir.
KUYEB 9/3 Yaz 2009 içinde bulunan makaleler (16)
Üniversite Öğrencilerinin Sınıf İçi Çatışma Yaşama Nedenlerinin Ölçülmesine Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması ve Uygulaması - The Development and Implementation of a Scale to Assess the Causes of Conflict in the Classroom for University Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışma, üniversite öğrencilerine yönelik "Sınıf İçi Çatışma Yaşama Nedenleri Ölçeği"
geliştirmek ve geliştirilen ölçek aracılığıyla üniversite öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama
nedenlerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin yapı geçerliği
açımlayıcı faktör analizi ile test edilmiştir, faktör analizi sonucunda ölçeğin sekiz
faktörlü olduğu saptanmıştır. Sınıf İçi Çatışma Yaşama Nedenleri Ölçeği'nin, birinci faktörü
dokuz, ikinci faktörü sekiz, üçüncü faktörü yedi, dört, beş ve altıncı faktörleri dört,
yedi ve sekizinci faktörleri ise üçer maddeden oluşmaktadır. Belirlenen faktörlerin içerdikleri
madde yapılarının incelenmesinden sonra faktörler öğretmenin öğrenciye değer
vermesi, öğretmenin öğrenme-öğretme ortamı becerileri, öğrenci davranışları, öğretmenin
iletişim becerileri, öğrenci kişilik özellikleri, öğretmenin adaletli davranması, öğretmenin
yanlı davranması ve öğretmenin sınıf kurallarına uyma davranışı biçiminde isimlendirilmiştir.
Her bir faktör ve ölçeğin bütününe yönelik Cronbach alfa güvenirlik kat sayıları
faktör sırasına göre ,91; ,90; ,84; ,87; ,82; ,85; ,77; ,63 ve ,95'dir. Ölçek geliştirildikten
sonra eğitim fakültesindeki 350 öğrenci üzerinde asıl uygulaması yapılmıştır. Öğrenci görüşlerine
göre sınıfta oluşan çatışma nedenleri aritmetik ortalamalar ve standart sapmalar
göz önüne alınarak değerlendirilmiş, görüşlerin kişisel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını
belirlemek için, t Testi, tek yönlü varyans analizi ve Scheffe Testi yapılmıştır.
Yapılan analizler sonucu, cinsiyet ve bölüm değişkenine göre öğrenci algılarında anlamlı
fark ortaya çıkarken, sınıf değişkeninde anlamlı fark ortaya çıkmamıştır.
English
This study was undertaken to develop a "scale for causes of conflict in the classroom" that
will assess and identify the causes of classroom conflicts in university students. Construct
validity of the scale was tested by exploratory and confirmatory factor analyses and it was
determined that the scale consisted of 8 factors. In the Scale for Causes of Conflict in the
Classroom, the first factor consisted of 9 items, the second factor consisted of 8 items, third
factor consisted of 7 items, fourth, fifth and sixth factors consisted of 4 items each, and seventh
and eight factors consisted of 3 items each. After examining the item structures that
the identified factors consisted, the following factors were selected: appreciation of the student
by the teacher, teaching-learning environment skills of the teacher, student behavior,
communicative skills of the teacher, personal characteristics of the student, fair treatment by
the teacher, biased behavior by the teacher and teachers' obeying the classroom rules. Cronbach
alpha reliability coefficient values for each factor and the whole scale were found to be
,91; ,90; ,84; ,87; ,82; ,85; ,77; ,63 and ,95, respectively. After the scale was developed, 350
students from the department of education were administered the scale and the causes of
conflict were determined according to student views by taking means and standard deviations
into consideration. In order to identify the effect of individual variables, t-test, one-way
analysis of variance and Scheffe tests were used. Analysis showed that the variables of gender
and department attended by students resulted in significant differences in student perceptions
whereas the variable of classroom did not affect the perceptions of students.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: * Türkan ARGON
* Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Çatışma, Çatışma Nedenleri, Üniversite, Ölçek Geliştirme - Conflict, Causes of Conflict, University, Development of Scales
Şiir Bilgisi Konusu İçin Tasarlanmış Farklılaştırılmış Sınıf Ortamının Öğrenciler Üzerinde Yarattığı Bilişsel ve Duyuşsal Değişimler - The Cognitive and Affective Changes Caused by the Diff erentiated Classroom Environment Designed for the Subject of Poetry
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim altıncı sınıf Türçe dersi şiir bilgisi konusu için tasarlanan
farklılaştırılmış sınıf ortamının, öğrenciler üzerinde yarattığı bilişsel (öğrenme düzeyi)
ve duyuşsal (birlikte çalışmaya gönüllülük, derse ve öğretmene karşı tutum vb.) değişimlerin
incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırmalar içerisinde yer alan örnek olay yönteminin
teori test etme tekniği kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul'da özel bir okulun altıncı
sınıfına devam eden 22 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Türkçe dersi şiir konusunda, istasyon
ve ilgi merkezi stratejileri kullanılarak hazırlanan farklılaştırılmış öğretim tasarımı, üç
ders saatinde uygulanmıştır. Öğretmenle bireysel derinlemesine, beş öğrenciyle odak grup
görüşmesi ve doğrudan gözlem yoluyla elde edilen veriler, yapılandırılmış raporlama yöntemiyle
analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, farklılaştırılmış öğretim öğrencilerin
öğrenmeleri üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Ayrıca, öğrencilerin derse yönelik ilgilerini
artırmış, arkadaşlık ilişkilerini geliştirmiş ve yardımlaşma davranışlarını artırmıştır.
English
The purpose of this research is to analyze the cognitive (learning level) and affective (volunteering
to study together, attitude towards the teacher and the lesson) changes which
are caused by the differential classroom environment designed for the poetry subject in a
Turkish lesson of the 6th grade in elementary education. Theory testing technique of case
study which takes place in qualitative research was applied in this research. This research
was implemented on 22 students who attended sixth grade in a private school in Istanbul.
Differentiated teaching design, which was prepared by using station and interest center
strategies, was exercised in the subject of poetry in a Turkish lesson for two teaching periods.
Data which were obtained via in a depth individual interview with the teacher, focus
group interviews with five students, and direct observations were analyzed with structured
reporting method. According to the findings, differentiated teaching has a positive
impact on children's learning. In addition, it increases the interests of children towards the
lesson, help them develop friendship relationships, and augments mutual aid behaviors.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Süleyman AVCI*, Arzu YÜKSEL**, Makbule SOYER***, Suzan BALIKÇIOĞLU****
* Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim
Görevlisi., ** Eğitim Bilimleri Uzmanı, MEF Okulları., *** Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi., **** Türkçe Öğretmeni, MEF Okulları.
Anahtar Kelimeler: Farklılaştırılmış Öğretim, İstasyon Stratejisi, İlgi Merkezi Stratejisi, Türkçe Öğretimi - Differentiated Instruction, Station Strategy, Interest Centers Strategy, Teaching Turkish Language
Öğretmenlerin Hizmet Öncesi Öğretmenlik Eğitimlerini Değerlendirmeleri - Teachers' Evaluation of Their Pre-Service Teacher Training
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, bir eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine
başladıktan sonra, eğitim fakültesinde aldıkları hizmet öncesi eğitimlerinin kendi algılarına
göre değerlendirilmesidir. Çalışmada Öğretmenlerin Hizmet Öncesi Öğretmenliğe
Hazırlıklarını (ÖHÖH) Ölçme Aracı kullanılmıştır. Araştırma örneklemini Marmara
bölgesinde bir eğitim fakültesi mezunu olup halen ilk ve ortaöğretimde öğretmenlik
yapan 228 öğretmen oluşturmaktadır. Ölçme aracının geçerliği doğrulayıcı faktör analizi
ve güvenirliği ise Cronbach alpha ve iki yarı test yoluyla ortaya konmuştur. Doğrulayıcı
faktör analizi sonucu beş boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutların güvenilir oldukları
görülmüştür. Bu boyutlar birbirleriyle yüksek düzeyde ve olumlu yönde ilişkili bulunmuştur.
Öğretmenlerin ortaya çıkan görüşlerinin cinsiyet, deneyim, eğitim kademesi, görev
yapılan yer, sınıf ve okuldaki öğrenci sayısı, okulun sosyoekonomik düzeyi ve lisansüstü
eğitime sahip olup olmadıkları ortaya çıkan beş boyut açısından farklılaşıp farklılaşmadığı
t-testi ve tek yönlü ANOVA kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın bulguları bu örneklemde
ÖHÖH'ün geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymaktadır.
Öğretmenler eğitim fakültesindeki eğitimin kendilerini göreli olarak en yüksek düzeyde
farklı öğrenme biçimlerini destekleme konusunda iyi hazırlamış olduğunu ifade etmişlerdir.
Öğretmenler program, öğretim ve öğrenme-öğretmeye rehberlik için değerlendirme
konusundaki hazırlıklarının eşit düzeyde olduğunu belirtmişlerdir. Ancak, öğretmenler
dördüncü sırada mesleki gelişimi ve en düşük olarak üretken bir sınıf oluşturma konusunda
aldıkları eğitimi göreli olarak daha düşük değerlendirmişlerdir. Bu bulgulara dayalı
olarak öneriler yapılmıştır.
English
The purpose of this study is to evaluate pre-service teacher training of a faculty of education
based on graduates' responses. The teachers who were the graduates of this institution
and currently have been practicing teaching in schools. The study used an instrument entitled
as the Pre-Service Preparation of Teachers to Teaching. The instrument was developed
by Darling-Hammond (2006). The sample of this study included 228 teachers who
were the graduates of Faculty of Education in Marmara Region and were teaching in elementary
and secondary schools around Turkey. A Confirmatory Factor Analysis was carried
out for validity of the instrument. Five factors were emerged. The results of CFA indicate
a good fit. Cronbach alpha and split-half reliability procedures were used to establish
reliability. The subscales were found to be reliable. These factors were highly and positively
correlated with each other. The teacher responses were compared on these five factors
based on gender, experience, teaching level, location of the school, number of students
in classroom and school, socio-economic status of schools, and whether teachers had a
master's degree or not. t-tests and one-way ANOVAs conducted to see whether there
were differences among groups. Teachers indicated that the pre-service training they had
received in the faculty of education prepared relatively well on supporting different learning
styles. Secondly, they rated equally program and teaching and teaching and learning
competencies. They rated professional development the third while they rated their preparation
as the lowest on creating a productive classroom. Recommendations were made
based on these findings.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Ahmet AYPAY*
* Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Öğretmen Eğitimi, Hizmet Öncesi Öğretmen Eğitimi, Uygulama, Eğitim Fakültesi ve Öğretmenler - Teacher Training, Pre-Service Teacher Training, Teaching Practice, Faculty of Education, and Teachers
Öğrencilerin Anlamlı Nedensel Düşünme Becerilerinin Akademik Başarı, Okuduğunu Anlama ve Cinsiyet Açısından İncelenmesi - An Investigation of Students' Meaningful Causal Thinking Abilities in Terms of Academic Achievement, Reading Comprehension and Gender
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın genel amacı, öğrencilerin anlamlı nedensel düşünme becerilerini akademik
başarı, okuduğunu anlama ve cinsiyet açısından incelemektir. Araştırmanın örneklemini,
Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir genel lisenin dokuzuncu sınıfında öğrenim
gören 124 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere veri toplama aracı olarak Anlamlı Nedensel
Düşünme Değerlendirme Testi (ANDET), Biyoloji Akademik Başarı Testi ve Okuduğunu
Anlama Testi uygulanmıştır. Araştırma sonunda, anlamlı nedensel düşünme becerisi
ile akademik başarı ve okuduğunu anlama becerisi arasında anlamlı ilişkiler olduğu,
ancak anlamlı nedensel düşünme becerisinin cinsiyete göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı;
anlamlı nedensel düşünme becerisini, akademik başarı ve okuduğunu anlama becerisinin
anlamlı biçimde yordadığı, ancak cinsiyetin yordamadığı belirlenmiştir. Birey, bu tip
becerileri aynı zihinsel yapı içerisinde taşır ve bu becerileri kullanması gerektiğinde bilişsel
süreçleri, büyük bir olasılıkla birbirine paralel çalışır. Bu bağlamda eğitim-öğretim etkinliklerinin,
anlamlı nedensel düşünme becerisinin akademik başarı ve okuduğunu anlama
becerisi ile olan ilişkilerine göre desenlenebileceği düşünülebilir.
English
The main purpose of this study is to investigate whether students' meaningful causal thinking
abilities vary with their academic achievement levels, reading comprehension abilities,
and gender. The sample of the study consisted of 124 ninth grade students attending
a secondary school in Adana City Seyhan District during 2008-2009 academic year. The
Meaningful Causal Thinking Evaluation Test, the Biology Academic Achievement Test,
and the Reading Comprehension Test (IOWA) were used to collect the data. The study
documents significant relationships between meaningful causal thinking and academic
achievement, and between meaningful causal thinking and reading comprehension. On
the other hand, no significant difference is found between male and female students' meaningful
causal thinking abilities. It is concluded that students' academic achievement levels
and reading comprehension scores are significant predictors of their meaningful causal
thinking ability, but their gender is not. An individual carries all these characteristics in
the same cognitive structure and probably uses them in coordination when he/she needs.
Therefore, educational activities can be designed based on the relationship between meaningful
causal thinking and academic achievement, and between meaningful causal thinking
and reading comprehension.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Hasan Güner BERKANT*
* Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Anlamlı Nedensel Düşünme, Akademik Başarı, Okuduğunu Anlama, Cinsiyet, Biyoloji Dersi - Meaningful Causal Thinking, Academic Achievement, Reading Comprehension, Gender, Biology Lesson
Görme Yetersizliği Olan Üniversite Öğrencilerinin Müzelerden Beklentileri - The Expectations of the Visually Impaired University Students from Museums
Özü Görüntüle
Türkçe
Araştırmanın amacı, görme yetersizliği olan üniversite öğrencilerinin, müze ile ilgili var
olan bilgilerini öğrenmek, müzede öğrenmenin kazanımlarını belirlemek ve daha verimli
müze ziyaretleri yapabilmeleri için Türkiye müzelerinden beklentilerini ortaya koymaktır.
Bu amaçtan hareketle Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne, görme yetersizliği olan üniversite
öğrencilerine yönelik programlı bir müze ziyareti organize edilmiştir. Araştırma,
küçük bir grupla yapılan örnek olay çalışmasıdır. Nitel veriler, görüşme formları, gözlem
ve müze ziyareti sonrasında öğrencilerin duygularını anlattıkları kompozisyonlardan
elde edilmiştir. Araştırma verileri içerik analizi ile kodlanmış, alt temalar ve temalar oluşturulmuştur.
Araştırma verilerine göre kör öğrenciler müzelerimizden, kendilerine bilgilendirme
yapacak görevliler, eserlerin kopyaları, kabartma resimler ve Braille alfabesi ile
açıklamalar olmasını, az gören öğrenciler de ortamın aydınlık ve ferah düzenlenmesini,
sergilemelerde zıt renklerin kullanılmasını, yazıların büyük punto yazılmasını istemişlerdir.
Araştırma sonucunda, görme yetersizliği olan üniversite öğrencilerine yönelik organize
edilmiş müze ziyaretinin veriminin yüksek olduğu, ancak ülkemiz müzelerinde görme
yetersizliği olan bireylere yönelik eğitim hizmetlerinin henüz yeterli seviyede olmadığı
görülmüştür.
English
The aim of this study is to determine what the visually impaired students already know
about museums, how museums contribute to their learning and what those students expect
to gain from their visits to the museums in Turkey and thus, to enable them to have
more valuable experiences. For this purpose, a visit to the Museum of Anatolian Civilizations
was organized for a group of visually impaired students. The study is a sample case
study carried out with a small group. Qualitative data were obtained from interviews, observations,
and the compositions written by the students to reflect on their experiences after
the visit. The data were encoded according to content analysis and then, categories and
subcategories were formed. The results revealed that blind students expect to have the copies
of the works of art, embossed forms of the drawings, and some explanations in Braille
alphabet. They would like some attendants to inform them about the museums while
the other students who suffer from low vision expect to have more spacious and better
lighted interiors, contrasting colors in exhibitions, and scripts in large-prints. The study
shows that visits to museums are very beneficial for the visually impaired students, but
unfortunately the educational activities for those students are still insufficient in Turkey.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Serap BUYURGAN*
* Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Müzede Öğrenme, Görme Yetersizliği, Kazanımlar, Beklentiler - Learning in the Museum, Visually Impaired, Acquisitions, Expectations
Öğretmenlerde Öznel İyi Olmanın Yordayıcıları Olarak Okul Yaşam Kalitesi ve Tükenmişlik - The Quality of School Life and Burnout as Predictors of Subjective Well-Being among Teachers
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın temel amacı, öğretmenlerin öznel iyi olma düzeylerinin okul yaşam kalitesi
algıları ve tükenmişlik düzeyleri tarafından ne oranda yordandığını belirlemektir. Araştırma,
Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan
161 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin öznel iyi olmalarını
ölçmek amacıyla "Olumlu ve Olumsuz Duygu Ölçeği" (Gençöz, 2000; Watson, Clark
ve Tellegen, 1988) ve "Yaşam Doyumu Ölçeği" (Diener, Emmons, Larsen ve Griff in, 1985;
Köker, 1991); okul yaşam kalitesi düzeyini ölçmek amacıyla "Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği"
öğretmen formu (Sarı, 2007); öğretmenlerin tükenmişlik düzeyini belirlemek amacıyla da
"Öğretmen Tükenmişliği Ölçeği" (Seidman ve Zager, 1986; Tümkaya, 1996) kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde aşamalı regresyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizler
sonucunda öznel iyi olmanın "statü", "stresle başa çıkma" ve "öğretim programı"; öznel
iyi olmanın bilişsel bileşeni olan yaşam doyumunun "statü", "stresle başa çıkma" ve "okul
yönetimi"; öznel iyi olmanın duygusal bileşenleri olan olumlu duygunun "statü", "okula yönelik
duygular" ve "öğretmenler"; olumsuz duygunun ise "stresle başa çıkma", "statü" ve "öğretim
programı" değişkenleri tarafından anlamlı şekilde yordandığı, diğer değişkenlerin ise
yordamaya katkılarının anlamlı olmadığı görülmüştür. Yapılan regresyon analizine göre anlamlı
katkılarda bulunan değişkenler, öznel iyi olmadaki değişimin % 39'unu, yaşam doyumundaki
değişimin % 23'ünü, olumlu duygudaki değişimin % 23'ünü ve olumsuz duygudaki
değişimin ise % 37'sini açıklamaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, öğretmen ve idarecilere
"kişiler arası ilişkiler" ve "stresle başa çıkma" gibi konularda eğitim programlarının düzenlenmesine,
öğretmenlerin okul yaşam kalitesi düzeylerinin yükseltilmesine yönelik önerilerde
bulunulmuştur. Ayrıca, alanyazındaki benzer araştırmaların azlığına dayanılarak, bu
konuları inceleyen betimsel ve yordamsal çalışmaların arttırılması önerilmiştir.
English
The main purpose of this study is to determine the rate of how teachers' subjective wellbeing
is predicted by their perceptions about the quality of school life and burnout levels.
The participants of the study consisted of 161 teachers (93 females, 68 males) who were
working in elementary schools in Adana central districts. The Positive-Negative Affect
Scale (Watson, Clark, & Tellegen, 1988), Life Satisfaction Inventory (Diener, Emmons,
Larsen, & Griff in, 1985), Quality of School Life Scale (Sarı, 2007), and Teacher Burnout
Scale (Seidman, & Zager, 1986) were used as data collection tools. To analyze the gathered
data, stepwise regression analysis was performed.
Results of stepwise regression analysis showed that teachers' subjective well-being levels
were predicted significantly by the Quality of School Life Scale sub-factors, namely "status"
and "curriculum" and burnout scale sub-factor, namely "coping work-related stress." Teachers'
life satisfaction levels were predicted significantly by the variables of "status", "coping
work-related stress" and "school administrator" which is a sub factor of the Quality of School
Life Scale. Also, teachers' positive affect was predicted by the variables of "status", "positive
affects towards school" and "teachers," and teachers' negative affect was predicted by the
variables of "coping work-related stress", "status," and "curriculum." Other subscales of the
Quality of School Life and Teacher Burnout Scales have no significant contribution in the
estimation. Results also indicated that the contribution of predictors could be accounted as
39% for subjective well-being; 23% for life satisfaction; 23% for positive affect, and 37% for
negative affect. In the direction of these general findings, it was suggested that, in-service
education programs about interpersonal relations and coping strategies with stress should
be applied for teachers and administrators. Besides that, the quality of life in schools should
be increased. On the basis of limited similar studies in the literature, it was suggested
that the number of both descriptive and predictive studies should be increased on the topic.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Fulya CENKSEVEN ÖNDER*, Mediha SARI**
* Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
** Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Programları ve Öğretimi Anabilim
Dalı Öğretim Elemanı.
Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Olma, Olumlu ve Olumsuz Duygu, Yaşam Doyumu, Okul Yaşam Kalitesi, Tükenmişlik - Subjective Well-Being, Positive and Negative Affect, Life Satisfaction Quality of School Life, Teachers' Burnout
Üniversite Yöneticilerinin Bilgi Yönetimi Araçlarını Kullanma Yeterlilikleri ile İlgili Nitel Bir Araştırma (KKTC Örneği) - A Qualitative Research on the University Administrators' Capacity to Use Management Knowledge Tools (The Case of TRNC Universities)
Özü Görüntüle
Türkçe
Bütün organizasyonlar gibi üniversiteler de yaşamlarını sürdürebilmek ve amaçlarını gerçekleştirebilmek
için bilgiyi etkin bir şekilde yönetme ihtiyacı duymaktadırlar. Bilgi yönetimi
örgütsel bir süreç olarak tasarlanmak ve sürekli geliştirilmek durumundadır. Bu süreç
her tür çağdaş örgüt açısından bilgi yönetimini bir zorunluluk haline getirmiştir. Araştırma
ve eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği üniversitelerde ise bilgi yönetimi çalışmaları
kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada üniversitelerdeki bilgi yönetimi süreçlerinde kullanılan
bilgi yönetimi araçlarını üniversite yöneticileri ve öğretim elemanlarının algılarına
göre üniversite yöneticilerinin bu araçları kullanma yeterliliklerini ortaya çıkararak mevcut
durumun aydınlatılması ve geliştirilmesi, sağlıklı bir bilgi yönetimi sürecinin yürütülebilmesi
için önem taşıyan uygulama ve yaklaşımların tartışılması amaçlanmıştır. Çalışmada
nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren beş tane üniversitenin 25 yöneticisi
ve 52 öğretim elemanı ile görüşülmüştür. Yapılan karşılaştırmalı durum çalışmasında
elde edilen bulgulara göre bilgi eksikliğini belirleme, bilgi geliştirme ve satın alma, bilgi
paylaşımı ve bilgiyi değerlendirme boyutlarında öğretim elemanlarının algılarına göre üniversite
yöneticilerinin bilgi yönetimi araçlarını yeterli seviyede ve etkin olarak kullanamadığı
görülmüştür. Katılımcılar gelişmiş ülkelerin üniversitelerindeki uygulamalara paralel
olarak üniversite yöneticilerinin gelecek hakkında olası senaryolar yaratarak kısa, orta
ve uzun vadeli planları daha fazla yapmalarını ve bunları uygulamaya çalışmaları gerektiği
yorumlarında bulunmuşlardır.
English
In order to reach goals and continue the ongoing learning process, like other organizations,
universities also need the effective use of knowledge management. Knowledge management
is an ongoing process and it has to be organized in a manner that is always open
to new ideas. In universities where research and development studies play an important
role, knowledge management has a very critical importance. Qualitative research techniques
have been applied in the study. In the present research, 52 instructors and 25 different
members of the board of directors of universities have been interviewed from five different
universities. As a result of the comparison statement, results showed board of directors
are not using knowledge management tools eff ectively in areas such as the improvement
of knowledge, buying of knowledge, share and evaluation of knowledge, and figuring
out of lack of knowledge, based on instructors capacity. Accordingly, research stated
that board of directors should study the development of knowledge management tools.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Gökmen DAĞLI*, Fatoş SİLMAN**, Cem BİROL***
* Yakın Doğu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Öğretim Görevlisi.
** Yakın Doğu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Öğretim Üyesi.
*** Yakın Doğu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Yönetimi Süreci, Bilgi Yönetimi Araçları, Üniversiteler - Knowledge, Knowledge Management Time Period, Knowledge Management Tools, Universities
Sanal Zorbalığı Yordayan Psikolojik İhtiyaçlar: Lisans Öğrencileri İçin Bir Ön Çalışma - Psychological Needs as a Predictor of Cyber bullying: a Preliminary Report on College Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Yakın zamanda gerçekleştirilen araştırmalar, sanal zorbalığın Kuzey Amerika'da yaygın
bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Dünyada yaşanan sanal zorbalık olaylarına ilişkin
birçok haber yapılmaktadır. Sanal zorbalığın yaygınlığını ele alan çalışmaların ve sanal
zorbalık sonucu yaşanan mağduriyetlerin sayısı her geçen yıl artmaktadır. Sanal zorbalığın
ne olduğunu bilmemize rağmen psikolojik etkilerinin neler olduğu hakkında mevcut bilgiler
yetersizdir. Bu nedenle bu çalışma psikolojik ihtiyaçlar ile sanal zorbalık arasındaki
ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinde
on beş farklı anabilim dalında öğrenim görmekte olan 666 lisans öğrencisi (231 erkek, 435
kız) katılmıştır. Bu araştırma genel tarama modeline uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın
örneklemi tesadüfi örneklem yöntemi seçilmiştir. Çalışmada verilerin toplanmasında
demografik veriler ile sanal zorbalık yapma ve maruz kalmaya ilişkin sorular ve Sıfat Tarama
Listesi kullanılmıştır. Öğrencilerin % 22,5'i en az bir kere sanal zorbalık yaptıklarını
belirtirken % 55,3'ü ise hayatlarında en az bir kere sanal zorbalığa maruz kaldıklarını ifade
etmiştir. Erkekler kızlara oranla daha çok sanal zorbalık olayına değinmiştir. Sonuçlar
saldırganlık ve ilgi görmenin sanal zorbalığı olumlu olarak yordadığına işaret etmektedir.
Duyguları anlama ile sanal zorbalık arasında negatif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Sebat
ve yakınlık sanal zorbalığa maruz kalma durumunu negatif olarak yordamaktadır. Yalnızca
değişim ihtiyacı ile sanal zorbalığa maruz kalma arasında zayıf fakat olumlu bir ilişki
bulunmuştur. Bu sonuçlar ışığında sanal zorbalık araştırmalarında saldırganlık ve duyguları
anlamaya ilişkin daha ayrıntılı çalışmaların yapılması gerektiğini söylemek mümkündür.
English
Recent surveys show that cyber bullying is a pervasive problem in North America. Many
news stories have reported cyber bullying incidents around the world. Reports on the prevalence
of cyber bullying and victimization as a result of cyber bullying increase yearly.
Although we know what cyber bullying is it is important that we learn more about the
psychological effects of it. Therefore, the aim of the current study is to investigate the relationship
between psychological needs and cyber bullying. Participants of the study included
666 undergraduate students (231 males and 435 females) from 15 programs in the
Faculty of Education at Selcuk University, Turkey. Questions about demographics, engagement
in and exposure to cyber bullying, and the Adjective Check List were administered.
22.5% of the students reported engaging in cyber bullying at least one time, and
55.3% of the students reported being victims of cyber bullying at least once in their lifetime.
Males reported more cyber bullying behavior than females. Results indicate that
aggression and succorance positively predict cyber bullying wheras intraception negatively
predict it. In addition, endurance and affiliation negatively predict cyber victimization.
Only the need for change was found as a positive, but weak predictor of cyber victimization.
In light of these findings, aggression and intraception should be investigated further
in future research on cyber bullying.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Bülent DİLMAÇ*
* Selçuk Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü Öğretim Elemanı.
Anahtar Kelimeler: Sanal Zorbalık, Sanal Mağdurlar, Psikolojik İhtiyaçlar, Üniversite Öğrencileri - Cyber bullying, Cyber victims, Psychological Needs, College Students
Çevrim İçi Teknolojilere Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması - The Validity and Reliability Study of the Turkish Version of the Online Technologies Self-Efficacy Scale
Özü Görüntüle
Türkçe
Araştırmanın amacı, Miltiadou ve Yu (2000) tarafından geliştirilen “Çevrim İçi Teknolojilere
Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği'nin” Türkçeye uyarlanmasıdır. Uyarlama çalışmaları
çerçevesinde öncelikle ölçek maddeleri araştırmacılar tarafından Türkçeye çevrilmiş,
sekiz uzmandan görüş alınmış, çeviri görüşler doğrultusunda geliştirilmiştir. Oluşturulan
İngilizce ve Türkçe formlar iki hafta ara ile ODTÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve
Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde öğrenim görmekte olan 30 lisans öğrencisi tarafından
doldurulmuştur. İngilizce ve Türkçe formlar arasındaki korelasyon 0.89 bulunduğundan
her iki ölçek eş değer kabul edilmiştir. Ölçek geçerlik-güvenilirlik çalışmaları
için çevrim içi ortamda verilmiş derse katılan 276 öğrenciye uygulanmıştır. Açımlayıcı
faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda ölçeğin dört faktörlü yapıya sahip
olduğu görülmüştür. Özgün formunda ölçeğin bütünü için Cronbach alfa değeri .95 olarak
bulunmuşken ölçeğin Türkçe formu için Cronbach alfa iç tutarlık kat sayısı .94 olarak
bulunmuştur. Sonuçta ölçeğin Türkçe formunun geçerli-güvenilir olduğu görülmüştür.
English
The aim of the present study is to adapt a scale of self-efficacy towards online technologies
which was developed by Miltiadou and Yu (2000) to Turkish. In order to adapt the scale,
first, the scale items were translated to Turkish by the researchers. Then, a translation form
was further developed by consulting eight specialists. These English and Turkish forms
were both responded by 30 undergraduate students at Middle East Technical University,
department of Computer Education and Instructional Technology with two-week intervals,
respectively. Two forms were accepted as equal since the correlation between them
was .89. The Turkish version of the scale was implemented on 276 students who took the
course in an online environment for validity and reliability studies. The scale has four factors,
which was found as result of the exploratory and confirmatory factor analyses. In its
original form for the whole scale, the Cronbach alpha value was calculated as .95. In the
Turkish version of the scale, alpha value was calculated as .94. Th erefore, it can be concluded
that the Turkish version of the scale was reliable and valid.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Mehmet Barış HORZUM*, Özlem ÇAKIR**
* Sakarya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, BÖTE Bölümü Öğretim Görevlisi.
** Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi, BÖTE Bölümü Öğretim Elemanı.
Anahtar Kelimeler: Çevrim İçi Teknolojilere Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği, Çevrim İçi Öğrenme, Öz Yeterlik - Online Technology Self Efficacy Scale, Online Learning, Self-Efficacy
Ruhsal Liderlik ve Örgüt Kültürü: Bir Yapısal Eşitlik Modelleme Çalışması - Spiritual Leadership and Organizational Culture: A Study of Structural Equation Modeling
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu müdürlerinin ruhsal liderlik davranışlarının, örgüt
kültürü oluşturma sürecini etkilediği şeklinde oluşturulan teorik çerçevenin, yapısal eşitlik
modeli kapsamında test edilmesidir. Bu iki temel değişken arasında bir neden-sonuç ilişkisi
bulunduğu düşüncesinden hareketle çalışma nedensel bir desende tasarlanmıştır. Çalışmada,
ruhsal liderlik davranışları bağımsız değişken, örgüt kültürü ise bağımlı değişken
olarak ele alınmıştır. Araştırmanın evreni, 2008-2009 öğretim yılında İstanbul ili Ataşehir
ilçesi sınırlarında bulunan otuz iki kamu ilköğretim okulunda görevli 2.447 ilköğretim
okulu öğretmeninden oluşmuştur. Araştırma örneklemi, bölgenin sosyoekonomik yapısı
dikkate alınarak tabakalı küme örnekleme yöntemiyle belirlenen 359 gönüllü öğretmenden
oluşmuştur. Çalışmada veriler, araştırma kapsamında geliştirilen Ruhsal Liderlik Ölçeği
ve Örgüt Kültürü Ölçeği ile toplanmıştır. Ruhsal Liderlik Ölçeği performans (bağlılık,
vizyon ve verimlilik) ve huzur (aidiyet ve inanç) olmak üzere iki bileşen ve toplam beş
alt boyuttan oluşmuştur. Örgüt Kültürü Ölçeği ise idari, sosyal, değer ve amaç olmak üzere
dört alt boyuttan oluşmuştur. Çalışmada teorik olarak oluşturulan yapısal eşitlik modelinin
test edilmesinde, uygun modeller araştırmak, hem gizil hem de gözlenen değişkenlerdeki
ölçüm hatasını birleştirmeyi sağlamak amacıyla Path analizi tercih edilmiştir. Bulgular
huzur boyutu, örgüt kültürünü yüksek, performans boyutu ise okul kültürünü orta
düzeyde etkilediğini göstermiştir. Ruhsal liderlik ve örgüt kültürü algısı ile ilgili daha fazla
yeni değişkenin, yapılacak yeni araştırmalarda oluşturulacak yapısal eşitlik modelinde
tanımlanmasını gerektirmektedir.
English
The aim of this study is to test the spiritual leadership behaviors of school principles in a
structural equation model. Th e study is designed to test causality with the assumption that
causality exists between the two variables. In this study, spiritual leadership behavior of
managers is treated as the independent variable whereas the organizational culture is the
dependent variable in the model. Population of this research is 2447 primary school teachers
who were working in 32 primary schools in Ataşehir-Istanbul/Turkey. Sampling group
consists of 359 voluntary teachers defined with (layer) cluster sampling method according
to three income levels (high-mid-low). Data are collected in two scales which were
originally developed by researcher. Th e Spiritual leadership scale consisted of two components
and five subscales (performance: commitment, vision, productive and attendance: belonging,
believe). The Organizational Culture Scale consisted of four subscales (managerial,
social, value and aim). In order to test the structural equity model designed in the research,
path coefficients and defined relations between implied and observed variables are
used. Findings show that attendance highly affects performance and, in turn, performance
affects school culture at the mid-level. It is suggested that the perception of spiritual leadership
be improved in structural equation models in future studies.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Engin KARADAĞ*
* Yeditepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Araştırma Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Ruhsal Liderlik, Örgüt Kültürü, Yapısal Eşitlik Modeli - Spiritual Leadership, Organizational Culture, Structural Equation Modeling
Bilişsel Davranışçı Teknikler ve Psikodrama Teknikleri Kullanılarak Yapılan Grup Uygulamalarının Ergenlerin Saldırganlığını Azaltmadaki Etkilerinin Karşılaştırılması - A Comparative Investigation of the Effects of Cognitive-Behavioral Group Practices and Psychodrama on Adolescent Aggression
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, bilişsel davranışçı teknikler ile psikodrama teknikleri kullanılarak yapılan grup
uygulamalarının ergenlerde saldırganlığı azaltmadaki etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma,
iki deney ve bir kontrol gruplu ön test, son test ve izleme modeline dayalı yarı deneysel bir çalışmadır.
Araştırma, Adana Seyhan Nezihe Yalvaç Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi dokuzuncu sınıfl
arında öğrenim gören öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Bu öğrencilere Saldırganlık Ölçeği uygulanmış
saldırganlık düzeyi en yüksek olan toplam 36 öğrenci her gruba 12 kişi olmak üzere tesadüfi yöntemle
atanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan saldırganlık Buss ve Warren (2000) tarafından yeniden
gözden geçirilen, Can (2002) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Saldırganlık Ölçeği ile ölçülmüştür. Birinci
deney grubuna, araştırmacılar tarafından hazırlanan Bilişsel Davranışçı Terapi odaklı grupla psikolojik
danışma on oturum, ikinci deney grubuna ise yine araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen Psikodrama
odaklı grup uygulamaları on dört oturum olarak uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir çalışma
yapılmamıştır. Son test, deney grubu uygulamaları bittikten sonra, izleme ölçümleri ise, deneysel uygulamaların
bitiminden on altı hafta sonra alınmıştır. Veriler Kovaryans Analizi ve Bağımlı Gruplar t Testi ile
analiz edilmiştir. Bulgular, bilişsel davranışçı teknikler ile yapılan grupla psikolojik danışma uygulamalarının
saldırganlık toplam, fiziksel saldırganlık, öfke, düşmanlık ve dolaylı saldırganlık puanları üzerinde etkili
olduğunu, sözel saldırganlık puanları üzerinde ise etkili olmadığını göstermiştir. Psikodrama teknikleri
ile yapılan grup uygulamalarının, saldırganlık toplam, öfke, düşmanlık ve dolaylı saldırganlık puanları
üzerinde etkili olduğu sözel ve fiziksel saldırganlık puanları üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Karşılaştırmaya
ilişkin analizler, bilişsel davranışçı teknikler kullanılarak uygulama yapılan birinci deney grubunun,
psikodrama teknikleri kullanılarak uygulama yapılan ikinci deney grubuna göre, öğrencilerin saldırganlık
toplam, fiziksel saldırganlık ve öfke puanları üzerinde daha etkili olduğunu göstermiştir. Diğer
alt ölçeklerde etki farkı bulunmamıştır. Yapılan izleme çalışmasında, iki deney grubunun etkisinin on altı
hafta sonra alınan izleme ölçümüne kadar devam ettiği tespit edilmiştir.
English
The aim of this research is to investigate whether cognitive-behavioral group practices
and psychodrama decrease adolescent aggression. This is a quasi-experimental, pre-post
and follow up study with two experiments and one control group. The Aggression Scale
(Buss & Warren, 2000) adapted to Turkish by Can (2002) was administered as a pretestto 9th grade students of Nezihe Yalvaç Anatolian Hotel and Tourism Vocational High
School in Adana. After the administration and assessment of the scale, 36 students who
had the highest aggression levels were selected and were randomly divided into three groups.
The experimental and control groups each included 12 students. Cognitive behavioral
techniques were applied to the first experimental group in 10 sessions, psychodrama
techniques were applied to the second experimental group in 14 sessions. No application
has been done to the control group. After the groups ended, the Aggression Scale was readministered
to all groups as a post test. 16 weeks after ending the groups, the scale was
administered one mor time to the experimental groups as a follow up test. Findings were
analyzed with ANCOVA and t test for dependent samples. Findings have showed that
cognitive-behavioral approach was effective in decreasing aggression scores, except verbal
aggression and psychodrama approach was effective in decreasing all aggression scores
except verbal physical aggression. ANCOVA analyses showed that cognitive-behavioral
approach was more effective in decreasing total aggression, physical aggression, and anger
than psychodrama. Follow up test results showed that the effects of group practices on
both experimental groups were lasting even 16 weeks later.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Zeynep KARATAŞ* Zafer GÖKÇAKAN**
* Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Bilimleri PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
** Mersin Üniversitesi Eğitim Bilimleri PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Şiddet, Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikodrama - Aggression, Violence, Cognitive Behavioral Therapy, Psychodrama
İlköğretim Beşinci Sınıf Öğrencilerinin Örüntüleri Genellemede Kullandıkları Stratejiler - The Strategies of Using the Generalizing Patterns of the Primary School 5th Grade Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin örüntüleri genellemede
kullandıkları stratejilerinin belirlenmesidir. Araştırmanın uygulaması yüksek, orta ve düşük
başarı düzeyine sahip toplam 12 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin
toplanmasında veri toplama araçları olarak "klinik görüşme tekniği" ve "öğrenci
günlükleri"; verilerin çözümlenmesinde ise "verinin işlenmesi", "verinin görsel hale getirilmesi",
"sonuç çıkarma ve teyit etme" şeklinde üç bölümden oluşan bir sınıflama kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda, sabit ve artarak değişen şekil örüntülerin genellenmesinde
görsel ve cebirsel yaklaşımın benimsendiği, görsel yaklaşımın ve örüntülerin yapısal özelliklerinin
de genelleme yapabilmeyi kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Öğrencilerin örüntülerin
genellenmesinde kullandıkları stratejileri, genellikle yakın ya da uzak genelleme yaparken
de dikkate aldıkları saptanmıştır. Yakın genellemelerde bir önceki terimin kullanılmasını
gerektiren yinelemeli, uzak genellemelerde ise fonksiyonel bir ilişkinin kullanılmasını
gerektiren belirgin stratejilerin kullanıldığı görülmüştür.
English
The main purpose of this study is to determine the strategies of using the generalizing
patterns of the primary fifth grade students. The practice of this research is conducted on
twelve students, which have high, middle and low success levels. Task-based interviews
and students journals are used as the tools for data collection. For the analysis of the data,
a classification method including "data reduction", "data display" and "drawing conclusion
and verification" are used. At the end of the research, it is seen that the visual and numerical
approaches are adopted in the generalization of patterns and the visual approach
is made easy for generalization, as well. In generally, the present strategies in the generalizing
of patterns are also taken into account of near or far generalizing. The recursive strategies
are used in the near generalizing. However, the explicit strategies are determined
in using far generalizing.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Dilek TANIŞLI*, Aynur ÖZDAŞ*
* Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Matematik Eğitimi, Örüntü, Genelleme - Elementary, Mathematics Education, Pattern, Generalization
Sosyal Bilgiler Dersinde Kazandırılması Amaçlanan Değerlere İlişkin Veli Görüşleri - Parents' Views Regarding the Values Aimed to be Taught in Social Studies Lessons
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada, ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğrenci velilerinin sosyal bilgiler
dersinde kazandırılması amaçlanan değerler konusundaki görüşlerinin neler olduğu tespit
edilmeye çalışılmıştır. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından hazırlanan Değer
Eğitimi-I ve Değer Eğitimi-II anket formları ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma evreni
Kırşehir merkezdeki ilköğretim okullarından rastgele yolla seçilen iki ilköğretim okulunun
dördüncü ve beşinci sınıfına devam eden öğrencilerin (öğrenci sayısı sıra ile 331 ve
326) velileridir. Bu çalışma evreninden olasılığa dayalı örnekleme tekniklerinden tabakalı
örnekleme ile çalışmanın örneklemi oluşturulmuş ve anketlere cevap veren sırasıyla 378
ve 387 veli çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Elde edilen bulgulara göre ilköğretim
dördüncü ve beşinci sınıf öğrenci velileri öğretilmesi gerekli değerleri on dokuz farklı değer
ile ifade etmişler, değerlerin öğretilme gerekçelerini başarılı olmak, toplumsallaşmak,
demokratikleşmek, çocukların kendilerini geliştirmesi, öğretilmesi gerekli olduğu için ve
barış şeklinde belirtmişlerdir. Veliler değer eğitimi konusunda kendilerini ve okulları yeterli
görmekte ve değer eğitiminin öncelikli olarak ailenin sonra da okulun işi olduğunu
düşünmektedirler. Öğrenci velileri; vatanseverlik, dürüstlük, aile birliğine önem verme, sorumluluk
ve çalışkanlık değerlerini öncelikli görmektedirler.
English
This study aimed at learning parents' ideas about the values aimed to be taught in Social
Studies lessons in the 4th and 5th grades of the primary education and about values education.
Study data were collected by administering "the Values Education I" and "Values
Education II" questionnaire forms developed by the researchers. The views of 378 and
387 parents who filled "the Values Education I" and "Values Education II" questionnaires
respectively were collected. The results obtained in the light of the collected data are
as follows: parents of the students attending at the 4th and 5th grades of primary education
used 19 different values to define the values that have to be taught; they listed the reasons
of value education as "success, socialization, democratization, self-improvement of
the children", "peace" and "necessity to teach these values." Parents deemed both themselves
and the school sufficient in terms of values education and they thought that the main
responsibility of giving values education belongs first to parents and second to school. Parents
gave priority to the values such as "patriotism," "honesty," "attaching importance to
family unity," "responsibility," and "hardworking."
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Bayram TAY*, Kasım YILDIRIM**
* Ahi Evran Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi.
** Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı
Araştırma Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Eğitim-öğretim, Sosyal Bilgiler Programı, Program Geliştirme, Değerler Eğitimi, Veli Görüşleri - Education, Social Studies Program, Program Development, Values Education, Parents' Views
Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavında Öğrencilerin Matematik- Fen (MF) Puanlarını Etkilediği Düşünülen Bazı Faktörlerin Yapısal Eşitlik Modeli ile İncelenmesi - Factors That Affect Mathematics-Science (MS) Scores in the Secondary Education Institutional Exam: An Application of Structural Equation Modeling
Özü Görüntüle
Türkçe
Öğrenci velileri bakımından büyük önem taşıyan OKS' de hangi özelliklere sahip olan öğrencilerin
başarılı olduğunun ortaya çıkarılmasının öğrenciler, veliler, öğretmenler, yöneticiler
ve araştırmacılar bakımından yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada
ilgili alan yazın incelenerek, öğrencilerin fen liselerine girişte kullanılan matematik-fen
puanları, ailenin aylık gelir durumu, öğrencinin dershaneye gitme süresi, anne ve baba eğitim
düzeyleri değişkenlerinden oluşan bir model geliştirilerek, bu modelin uyumu yapısal
eşitlik modeli ile araştırılmıştır. Araştırmada hipotezlerin test edilebilmesi için veri toplama
aracı olarak kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2007-2008 eğitimöğretim
yılında Konya ilinde Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavına
(OKS) giren 23.895 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise bu öğrenciler
arasından tesadüfi olarak seçilen 310 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda
anne ve baba eğitiminin doğrudan ayrıca baba eğitiminin aylık gelir artışı ve öğrencinin
dershaneye gitme süresi aracılığı ile öğrencinin matematik-fen puanını pozitif olarak
etkilediği tespit edilmiştir.
English
Discovering what determines students' success in the Secondary Education Institutional
Exam is very important to parents and it is also critical for students, teachers, directors,
and researchers. Research was carried out by studying the related literature and structural
equation modeling techniques. A structural model was created that consisted of students'
mathematics and science scores used by the College of Science Schools in addition to family
income, attendance at private test preparatory courses, and parents' educational levels.
The study's population consisted of 23,895 students who took the Secondary Education
Institutional Exam in Konya/Turkey. The study sample consisted of 310 randomly selected
students from the study population. The results show that parents' educational levels
have a direct effect, and that increased incomes due to both the father's educational level
and a preparatory course attendance have indirect effects on mathematics-science scores.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Mustafa YAVUZ*
* Selçuk Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi Planlaması ve Ekonomisi ABD Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Yapısal Eşitlik Modeli, Öğrenci Özellikleri, Sınav Başarısı - Structural Equation Model, Characteristics of Students, Achievement Examinations
İlköğretim Öğrencileri İçin Geliştirilen Biliş Üstü Ölçeği'nin Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi - Exploratory and Confirmatory Factor Analysis of the Metacognition Scale for Primary School Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim öğrencileri için kullanılabilecek Biliş Üstü (Metacognition)
Ölçeği (BÜÖ) geliştirmektir. Araştırma 426 ilköğretim öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir.
BÜÖ'nün yapı geçerliğini belirlemek amacıyla açımlayıcı faktör analizi
ve doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. BÜÖ'nün güvenirliğini belirlemek amacıyla
ilk olarak düzeltilmiş madde toplam korelasyonları hesaplanmıştır. BÜÖ'deki maddelerin
düzeltilmiş madde toplam korelasyonları 0.49 ile 0.81 arasında değişmektedir. İkinci
olarak toplam puana göre belirlenmiş üst % 27 ve alt % 27'lik grupların madde puanları
arasındaki farkın anlamlılığı test edilmiştir. Yapılan t testi sonuçlarından, farkların tüm
maddeler ve faktörler için anlamlı olduğu görülmüştür. Son olarak Cronbach alfa iç tutarlılık
kat sayısına bakılmıştır. BÜÖ'nün tümüne ilişkin Croanbach alfa iç tutarlılık kat
sayısı ise 0.96 olarak hesaplanmıştır. BÜÖ'de açıklayıcı bilgi, yöntemsel bilgi ve koşulsal
bilgi, planlama, kendini kontrol etme, bilişsel stratejiler, kendini değerlendirme ve kendini
izleme faktörleri yer almaktadır. Bu bulgulara göre, BÜÖ sınıf içinde, öğrencilerin biliş
üstü farkındalık ve becerilerini ölçmek isteyen bir araştırmacının veya öğretmenin kullanabileceği
yapıdadır.
English
The purpose of this study is to develop the Metacognition Scale (MS) which is designed
for primary school students. The sample of the study consisted of 426 primary school
students in Izmir, Turkey. In order to examine the construct validity of the MS, exploratory
factor analysis and confirmatory factor analysis were performed. For the validity of
the MI, corrected item-total correlations were used. The corrected item-total correlations
ranged from .35 to .65. In addition, t-tests between items' means of upper 27% and lower
27% points were compared. For each factor and each item, the differences between mean
scores of upper 27% and lover 27% groups are significant. Finally, Cronbach alpha correlation
coefficients were used. The internal consistency of the MS is .96 for the entire scale.
The MS has eight scales: declarative knowledge, procedural knowledge and conditional
knowledge, planning, self-control, cognitive strategies, self assessment and self monitoring.
According to these findings, the MS is appropriate for researchers or teachers whose
aim is to measure his/her students' metacognitive awareness and metacognitive abilities.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Eylem YILDIZ*, Ercan AKPINAR**, Nilgün TATAR***, Ömer ERGİN****
* Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Araştırma Görevlisi.
** Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü Öğretim
Görevlisi.
*** Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi.
**** Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi
Anahtar Kelimeler: Biliş Üstü, Öğrenme, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi - Metacognition, Learning, Exploratory Factor Analysis, Confirmatory Factor Analysis
Okul Sosyal Davranış Ölçeklerinin (OSDÖ) Türkçeye Uyarlanması - A Turkish Version of the School Social Behavior Scales (SSBS)
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmada, ülkemizdeki sosyal beceri eğitimlerine yönelik çalışmaları desteklemesi
amacıyla 1993 yılında Kenneth W. Merrell tarafından geliştirilmiş olan Okul Sosyal Davranış
Ölçeklerinin (OSDÖ) Türkçeye uyarlama çalışması yapılmıştır. Okul öncesi ve ilköğretim
çağındaki çocukların sosyal beceri düzeylerini değerlendirmek üzere beşli Likert
modeline uygun olarak geliştirilmiş, "Okul Sosyal Davranış Ölçekleri"nin (OSDÖ) dilsel
eş değerliği, madde toplam, madde kalan analizleri, doğrulayıcı faktör analizi ve ölçüt
geçerliği analizleri 467 öğrenciden ve öğretmenden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir.
Dilsel eş değerlik için yapılan analizler sonunda her maddenin birbiriyle p<.001 düzeyinde
ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Madde toplam, madde kalan, ayırt edicilik analizlerinde
sonuçlar p<.001 düzeyinde manidar elde edilmiştir. Cronbach ?, Spearman Brown
ve Guttman Split-Half tekniklerinden r=.91 ile .98 arası güvenirlik değerleri elde edilmiştir.
Bu güvenirlik kat sayıları özgün formundakilerle benzerlikler göstermektedir. Ölçeklerin
geçerlik analizleri için Matson Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği
(MESSY) ve sosyometri tekniğinden elde edilen verilerle ilişkisi değerlendirilmiş, sonuçlar
istatistiksel açıdan (p<.05) anlamlı bulunmuştur. Bu bulgulara dayanılarak OSDÖ'nün
eğitim alanında kullanılabilecek, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.
English
Intended to enhance social skills instruction in Turkey, the present study highlights the
process and outcome of creating a Turkish-language version of the School Social Behavior
Scales (SSBS), originally developed by Merrell (1993). The social skills of the Turkish
pre-and elementary school students were based on the Likert scale. The analyses of
the data obtained from 467 students and their teachers were carried out on the linguistic
equivalency, item-total and item-remainder analyses, confirmatory factor analyses, criterion
validity, and reliability analyses of the Turkish conversion of the SSBS. The results of
the analyses of linguistic equivalency reflected significance for each item of p<.001. A level
of significance of p<.001 was found by means of the item-total, item-remainder, and
discrimination analyses. Reliability values ranging between r=.91 and r=.98 were obtained
by the Cronbach coefficient alpha, Spearman Brown, and Guttman Split-Half techniques.
These reliability coefficients display a similarity with those for the original version.
The data obtained by means of the Matson Evaluation of Social Skills with Youngsters
(MESSY) and sociometric technique were evaluated and found to bear statistical
significance (p < .05). Based on the findings, it may be stated that the Turkish conversion
of the SSBS may be used with Turkish samples and that it is a valid and reliable measurement
tool.
Cilt / Sayı:
9/3 Yaz 2009 - 9/3 Summer 2009
Yazar: Müge YUKAY-YÜKSEL*
* Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Sosyal Beceriler, Sosyal Yeterlilik, Olumsuz Sosyal Davranışlar - Social Skills, Social Competence, Antisocial Behavior