Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri (KUYEB) dergisi, 2001 yılında yayıma başlayan 2009'dan itibaren ise yılda 4 kez (Kış, Bahar, Yaz, Güz) Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları, İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (EDAM) tarafından yayımlanan hakemli bir dergidir. KUYEB'de, eğitimin tüm alanları ile ilgili görgül/ampirik,nitel araştırmalara, en son literatürü kapsamlı biçimde değerlendiren derlemelere, meta-analiz çalışmalarına, model önerilerine, olgu sunularına, tartışmalara ve benzeri özgün yazılara yer verilir.
Indexing-Abstracting
Academic Search Premier
Contents Pages in Education
Educational Research Abstracts Online [ERA]
Higher Education Research Data Collection [HERDC]
İçerik
Journal Citation Reports / Social Sciences Edition
ERIC
PsycINFO
ProQuest
Social Sciences Citation Index ®
Social Scisearch ®
Tubitak Sosyal Bilimler Veritabanı ile indekslenmekte ve / veya özetlerine yer verilmektedir.
KUYEB 10/2 Bahar 2010 içinde bulunan makaleler (15)
Maddenin Farklı Fonksiyonlaşmasını Belirleme Tekniklerinin Karşılaştırılması: GADM, LR ve MTK-OO - Comparison of Differential Item Functioning Determination Techniques: HGLM, LR and IRT-LR
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmada, genelleştirilmiş aşamalı doğrusal modelleme (GADM), lojistik regresyon
(LR) ve madde tepki kuramı olabilirlik oranı (MTK-OO) tekniklerinin farklı fonksiyonlaşan
madde belirlemedeki uyumları incelenmiştir. LR ile MTK-OO teknikleri ile Türkçe
ve Fen Bilgisi alt test maddelerinde belirlenen farklı fonksiyonlaşan maddeler arasında
anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sosyal Bilgiler testinde GADM ile LR, GADM ile MTKOO
ve LR ile MTK-OO tekniklerinin sonuçları arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.
Üç teknikle de farklı fonksiyonlaşan maddelerin sayısı, alt testlerdeki madde sayısının
yaklaşık yarısıdır. LR tekniğine göre bulunan maddelerin tamamı ihmal edilebilir düzeyde
olsa da MTK-OO tekniğine göre maddelerin çok azında ihmal edilebilir maddenin
farklı fonksiyonlaşması (MFF) çıkmıştır. GADM tekniğinin sonuçları incelendiğinde de
Türkçe alt testinde, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi alt testlerine göre maddelerin yarısından
fazlasında MFF bulunmuştur. MFF görülen madde sayısı, en fazla Türkçe alt testindedir.
English
The aim of this research is to determine differential item functioning (DIF) by hierarchical
linear modeling (HGLM) on test items and comparing these results by the DIF results
determined by logistic regression (LR) and IRT-likelihood ratio (IRT-LR) techniques.
Investigating the concordance between the techniques in determining the items
with DIF, we have found significant relations between items with DIF determined in
Turkish and Science sub-tests using LR and IRT-LR. In Social Studies test, we have
found significant relation between the results of the HGLM and LR, HGLM and IRTLR,
LR and IRT-LR techniques. The number of items with DIF per gender determined
by all three different techniques has been found to be almost half of the number of test
items. Though all the level of the items determined by LR technique have been negligible,
with IRT-LR technique only a very few of the items have been found with negligible
DIF. Comparing the Social Studies and Science sub-tests with Turkish sub-test using
HGLM technique, more than half of the items have been found to have DIF. Turkish
sub-test has the maximum number of item with DIF.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Tülin ACAR*, Hülya KELECİOĞLU**
* Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı.,
** Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Ölçme ve Değerlendirme Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Maddenin Farklı Fonksiyonlaşması, Genelleştirilmiş Aşamalı Doğrusal Modelleme, Lojistik Regresyon, Olabilirlik Oranı. - Differential Item Functioning, Hierarchical Generalized Linear Model, Logistic Regression, IRT-likelihood Ratio.
Cinsiyet ve Bağlanma Stillerinin Utanç, Suçluluk ve Yalnızlık Duygularını Yordama Gücünün Araştırılması - The Prediction of Gender and Attachment Styles on Shame, Guilt, and Loneliness
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, cinsiyet ve bağlanma stillerinin utanç, suçluluk ve yalnızlık duyguları
üzerindeki yordayıcı gücünü sınamaktır. Araştırmaya Marmara Üniversitesi'nin farklı
bölümlerinde öğrenim gören 360 (183 kız, 177 erkek) üniversite öğrencisi katılmıştır. Veri
toplama aracı olarak İlişkiler Anketi, Suçluluk-Utanç Ölçeği ve UCLA Yalnızlık Ölçeği
kullanılmıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analizleri sonucunda, cinsiyet değişkeninin tek
başına sadece utanç duygusunu yordadığı tespit edilmiştir. Bağlanma stillerinin yordayıcılığı
incelendiğinde, utanç duygusunun güvenli ve kayıtsız bağlanma ile yordandığı; buna
karşın suçluluk duygusu üzerinde sadece kayıtsız bağlanmanın yordayıcı gücünün olduğu
bulunmuştur. Ayrıca bulgular tüm bağlanma stillerinin yalnızlık duygusunun oluşmasında
belirleyici rol oynadığını göstermektedir.
English
The purpose of this study is to examine the predictive power of attachment styles and gender
on negative social emotions such as shame, guilt, and loneliness. The sample consists
of 360 (183 female, 177 male) students attending to different departments of Marmara
University. Th e Relationships Questionnaire, Guilt-Shame Scale, and UCLA Loneliness
Scale were used as instruments. Results obtained from hierarchical regression analysis
showed that gender has a predictive power on shame, solely. When the predictivity of
attachment styles on negative social emotions was examined, the results revealed that shame
was predicted by secure and dismissing attachment style, whereas guilt was predicted
by only dismissing attachment. Furthermore, all attachment styles played a determining
role on loneliness.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Müge AKBAĞ**, Seval ERDEN İMAMOĞLU***
* Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi., ** Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Bağlanma, Utanç, Suçluluk, Yalnızlık, Olumsuz Sosyal Duygular. - Attachment, Shame, Guilt, Loneliness, Negative Social Emotions.
Üniversite Öğrencilerinin Ahlaki Yargı Yetenekleri ile Empati Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi - Analysis of the Relationship between Moral Judgment Competences and Empathic Skills of University Students
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı, ahlaki yargı yeteneği ile empatik beceri arasında ilişki olup olmadığını
üniversite öğrencileri üzerinde incelemektir. Makalede iki farklı örneklem grubu üzerinde
yürütülmüş olan iki araştırmanın bulguları sunulmaktadır. Birinci araştırmaya Uludağ
Üniversitesi Eğitim Fakültesinin farklı bölümlerinde okuyan, 20-29 yaşlarında (ortalama=
22,85) 68 bayan ve 61 erkek öğrenci katılmıştır. Veriler Davis'in Kişiler Arası Tepkisellik
Ölçeği ve Lind'in Ahlaki Yargı Testi (MJT) ile toplanmıştır. İkinci araştırma ise
Uludağ Üniversitesinin farklı fakültelerinde okuyan 18-30 yaşları arasındaki (ortalama=
22,30) 294 bayan ve 141 erkek öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veriler Dökmen'in Empatik
Beceri Ölçeği ve Lind'in Ahlaki Yargı Testi (MJT) ile toplanmıştır. İki ayrı araştırmada
da öğrencilerin Ahlaki Yargı Testi puanları ile Empatik Beceri testlerinden aldıkları
genel empati puanları arasında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir. Kişiler Arası Tepkisellik
Ölçeği puanları alt ve üst % 27'lik dilimde yer alan öğrencilerin Ahlaki Yargı Testi puanları
arasındaki ilişki incelendiğinde, öğrencilerin "kişisel sıkıntı" alt boyutundan aldıkları
puanlar ile Ahlaki Yargı Testi'nin işçiler ikilemine ait puanları arasında negatif yönde
.46 düzeyinde (p>0.01) anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Veriler ahlaki yargı ve empati ilişkisini
inceleyen ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.
English
The aim of this study is to analyse whether there is a significant relationship between moral
judgment competence and empathic skills of the students studying at Uludağ University.
In this article, the results of two researches carried out on two diff erent samples are
presented. In the first research, data were collected using David's Interpersonal Reactivity
Index (IRI) and Lind's Moral Judgment Test (MJT) and the participants were 68 female
and 61 male students between the ages of 20 and 29 (average: 22.85) who are studying in
different departments in the Faculty of Education at Uludağ University. The second research
was conducted on 294 female and 141 male students between the ages of 18 and 30
(average: 22.30) who are studying in different faculties of Uludağ University. Data were
gathered by using Dökmen's Empathic Skill Scale (ESS) and Lind's Moral Judgment Test
(MJT). In the two separate studies there was no significant relationship between students'
moral test points and their general empathy points. The analysis of the relationship between
the moral judgment test points of students whose Interpersonal Reactivity Index
(IRI) points are between the top and bottom 27 percent segments revealed a significant
negative relationship (r=.45.6; p> 0.01) between the points students got from the 'personal
distress' subscale and the ones they got from the 'workers' dilemma' subscale of the moral
judgment test. Data were discussed in accordance with the relevant literature that focuses
on the relationship between moral judgment and empathy.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Nermin ÇİFTÇİ ARIDAĞ*, Asuman YÜKSEL**
* Yıldız TeknikÜniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.,
** Uludağ Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Bilişsel Ahlak Gelişimi, Ahlaki Yargı Yeteneği, Empati, Üniversite Öğrencileri. - Moral Judgment Competence, Moral Development, Empathy, University Students.
Matematik Öğretmenlerinin a0, 0! ve a ÷ 0 İle İlgili Konu Temelli Pedagojik Alan Bilgileri - Mathematics Teachers' Topic-Specific Pedagogical Content Knowledge in the Context of Teaching a0, 0! and a ÷ 0
Özü Görüntüle
Türkçe
Çalışmanın amacı, lise matematik öğretmenlerinin a0, 0! ve a ÷ 0 ile ilgili pedagojik alan
bilgilerini saptamaktır. Çalışma öncesinde KKTC devlet okullarındaki 639 lise son sınıf
öğrencisine "a ≠ 0 koşuluyla, a0 =1" ve "0!=1" denklemleri ile ilgili açıklamalarda bulunmaları
ve "a ≠ 0 koşuluyla, a ÷ 0'ın ne olduğu" sorulmuştur. Öğrencilerin açıklamalarının oldukça
yetersiz oluşu çalışmanın matematik öğretmenleriyle gerçekleştirilmesini anlamlı
kılmıştır. Çalışmanın örneklemini KKTC'deki dört ilçedeki okullarda çalışan 58 lise matematik
öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin a0=1, 0!=1 denklemlerini ve a ÷ 0 işlemini
nasıl öğrettikleri ile ilgili sorulara verdikleri yanıtlar, daha önce artaştırmacı tarafından
tümevarımcı yaklaşımla gerçekleştirilen içerik analizi sonucu ortaya çıkan kategori
ve temalar baz alınarak içerik analizi konusunda bilgi sahibi olan üç, son sınıf, matematik
öğretmen adayı tarafından tümdengelimci yaklaşımla içerik analizinden geçirilmiştir.
Analizler (χ 2), öğretmenlerin önerdiği yaklaşımların kavramsal anlamadan uzak, öğrencileri
ezbere yöneltebilecek potensiyelde olduğunu göstermiştir. Deneyimli öğretmenler
yeni öğretmenlere göre kısmen de olsa daha kavramsal yaklaşımlar önermişlerdir. Bu
çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, matematiğin öğretildiği her ortamda kavramsal
anlamanın ön planda düşünülmesi ve aynı zamanda matematiğin kuruluşu ve matematiksel
düşünme üzerinde de durulması ve pedagojik alan bilgisinin geliştirilmesinde genel
yaklaşımlardan çok, konu temelli pedagojik alan bilgisine ağırlık verilmesi önerilmektedir.
English
The aim of this study is to explore high-school school mathematics teachers' topic-specific
pedagogical content knowledge. First, 639 high-school students were asked to give explanations
about "a0 = 1, 0! = 1" and "a ÷ 0" where a ≠ 0. Weak explanations by the students led
to a detailed research on teachers. Fifty-eight high school mathematics teachers in Northern
Cyprus were the participants. They were asked to write how they teach the above
topics to high school students. The researcher determined some categories and themes
from the written explanations of the teachers using inductive content analysis. Then, three
pre-service mathematics teachers had a four-hour training on deductive content analysis.
The pre-service teachers went over the written explanations independently and used the
pre-determined categories and themes to code the explanations in a deductive way. The
results indicate (χ2) that experienced teachers propose more conceptually based instructional
strategies than novice teachers. The results also indicate that strategies proposed by
all the participants were mainly procedural, fostering memorization. Hence, giving teachers
the opportunity to view and teach mathematics in a more constructivist way and more
emphasis on topic-specific pedagogical content knowledge in teacher training programs
are recommended.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Osman CANKOY*
*Atatürk Öğretmen Akademisi Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Matematik Öğretmenleri, Konu Temelli Matematik Pedagojik Alan Bilgisi, Sıfırın Öğretimi. - Mathematics Teachers, Topic-Specific Pedagogical Content Knowledge, Teaching Zero.
Osmanlı Rum Eğitim Sistemi ve İstanbul Rum Kız Okulları (19. ve 20. Yüzyıl) - Ottoman Greek Education System and Greek Girls' Schools in Istanbul (19TH and 20TH Centuries)
Özü Görüntüle
Türkçe
19. yüzyılda başlayan eğitim alanındaki modernleşme çabaları, Cumhuriyet dönemindeki
modernleşme girişimlerinin öncülleri olarak kabul edilebilir. Bu makalede, Osmanlı
Devleti'ndeki Rum eğitim sistemi ele alınarak, 19 ve 20. yüzyılda Rum kız eğitiminde
yaşanan değişikliklerin, Osmanlı Devleti'nin modernleşme sürecindeki yeri ve önemi
üzerinde durulmaktadır. Rum kız eğitimi İstanbul'daki okullar çerçevesinde incelenmiştir.
Laik Rum eğitim sisteminde kız eğitimine ayrı bir önem verilmiştir. Bunun altında, 19.
yüzyılda Avrupa'da ve Osmanlı'da ortaya çıkan toplumsal değişim, kadının bu toplumsal
değişimdeki öneminin farkına varılması ve hızla sayıları artan okullara öğretmen yetiştirme
ihtiyacı gibi nedenler yatmaktadır. Rum kız okullarında okutulan dersler ve kullanılan
metotlar, eğitim yoluyla Yunan ulusçuluğunun yeniden üretilmesinde büyük rol oynamıştır.
Bu gelişmeleri yakından takip eden devlet yetkilileri, bunu kendi siyasi varlığına karşı
bir tehdit olarak algılayıp, hem bu okullar üzerindeki denetimini arttırmış, hem de bazılarını
Osmanlı modern eğitimi için model almıştır. Ayrıca bu okulların sayısındaki artış
bir tür rekabete neden olarak, Müslüman okulların açılışını hızlandırmıştır. Rum kız eğitimine
yönelik yenilikler ve gelişmeler, Osmanlı eğitim sistemini bir bütün olarak anlayıp
değerlendirmede önemlidir. Nitekim 19 ve 20. yüzyıl boyunca devam eden bu süreç, günümüz
eğitim sistemini anlamamıza da yardımcı olacak önemli ipuçları sunmaktadır. Bu
makalede ağırlıklı olarak Başbakanlık Osmanlı arşivi ve Yunanca kaynaklar kullanılmıştır.
Söz konusu kaynaklar tarihsel yönteme dayalı olarak Türkçe ve İngilizce kitap, makale ve
dokümanlarla bütünleştirilerek, incelenmiştir.
English
Modernization efforts in education, which were initiated in the 19th century, can be seen
as forerunners of the modernization attempts in the Republic period. In this article, Greek
education system in the Ottoman Empire will be discussed and the eff ects and importance
of the changes observed in Greek girls' education in 19th and 20th centuries on the
modernization period of the Ottoman Empire will be emphasized. Greek girls' education
system is examined in terms of the schools in Istanbul. In the secular Greek education
system, education of girls was considered highly important. The underlying reasons
were the social change emerging in Europe and the Ottoman Empire in the 19th century,
recognition of the importance of women in the said change and the need to train teachers
for schools that were increasing in number every day. The courses taught and methods
used in Greek girls' schools played a major role in the reproduction of Greek nationalism
by means of education. State authorities that closely watched these developments
perceived them as a threat against their political existence, as a result of which inspection
on these schools were increased; however, some of these models were also adopted for
modern Ottoman education. Furthermore, increase in number of these schools caused
competition, which accelerated the opening of Muslim schools. Innovations and developments
in the Greek girls' education are significant in perceiving and evaluating the Ottoman
education system as a whole. As a matter of fact, this period, which lasted throughout
the 19th and 20th centuries, presents us with important clues, which will help us in understanding
the education system of today.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Oya DAĞLAR MACAR*
* İstanbul Ticaret Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Rum Kız Okulları, Alilodidaktik Okulları, Millet Nizamnamesi, İstanbul Rum Edebiyat Cemiyeti, Rum Kadın Dernekleri. - Greek Girls' Schools, Alilodidaktik Schools, Community Regulation, Greek Literature Association of Istanbul, Greek Women Associations.
Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanımının, İlköğretim Öğretmen Adaylarının Bilgi Okuryazarlığı Öz-yeterlik Algılarına Etkisi - The Effect of Use of Information and Communication Technologies on Elementary Student Teachers' Perceived Information Literacy Self-Efficacy
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğretmen adaylarının bilgi ve iletişim teknolojilerini
(BİT) kullanımları açısından bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik algılarının karşılaştırmalı olarak
incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırmanın modeli, iki ya da daha çok sayıda
değişkenin aralarındaki ilişkileri belirlemeyi sağlayan ilişkisel tarama modelidir. Araştırma
verileri, Atatürk, Ondokuz Mayıs, Marmara, Gazi ve Dokuz Eylül Üniversitelerinin
Eğitim Fakültelerinde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri (BÖTE), Fen Bilgisi, İngilizce,
İlköğretim Matematik, Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Bölümlerinin son sınıfl
arında öğrenim görmekte olan 1801 öğretmen adayından BİT kullanım anketi ve Bilgi
Okuryazarlığı Öz-yeterlik Algısı Ölçeği (BOÖAÖ) kullanılarak toplanmıştır. Ankette
sırasıyla öğretmen adaylarının kişisel bilgileri ile BİT kullanımlarına; ölçekte ise bilgi
arama, kullanma ve üretme gibi konularında algıladıkları yeterlilik düzeylerine ilişkin
sorular yer almaktadır. Elde edilen verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama
ve tek faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Varyans analizlerinde p<.01 düzeyinde anlamlı
çıkan sonuçlar için Scheffe testi kullanılarak, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığı
belirlenmiştir. Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının çoğunluğunun BİT'i sıklıkla
ve en az orta düzeyde kullandıkları, BİT'e farklı yerlerden eriştikleri ve bilgi okuryazarlığı
öz-yeterlik algılarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının
bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik algılarının; bilgisayarı ve interneti kullanma deneyimlerine,
beceri düzeylerine, sıklıklarına, bilgisayara erişim koşullarına göre anlamlı farklılıklar
gösterdiği bulunmuştur.
English
The aim of this research is to investigate and evaluate elementary student teachers' perceived
information literacy self-efficacy in terms of the use of information and communication
technologies (ICT). Th e relational survey method which determines the relationships
between two or more variables was used in the research. The data gathered from
1801 student teachers who are attending at the fourth class of Departments of Computer
and Instructional Technologies, Science, English, Elementary Mathematics, Grade, Social
Studies, and Turkish Education in the Faculty of Education in Atatürk, Ondokuz Mayıs,
Marmara, Gazi and Dokuz Eylül universities with using the ICT survey and perceived
information literacy self-eff icacy scale (ILSES). The use of the ICT survey consists of
questions related to student teachers' demographic information and ICT usage. Th e ILSES
consists of question about perceived competencies on searching, using and producing
the information. Frequency, arithmetic mean and one way ANOVA were used to analyze
the data. For the significant results in p <.01 level, Scheff e test was used to find out which
groups have caused the diff erence. Th e findings of the research revealed that most of the
elementary student teachers use ICT frequently, at least at intermediate level and access
ICT from multiple locations. Furthermore, elementary student teachers' computer experience;
skills and frequency of computer and internet use, access opportunities to computer
and internet has significant effect on their perceived information literacy self-efficacy.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Raziye DEMİRALAY*, Şirin KARADENİZ**
* Akdeniz Üniversitesi Akseki Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi.,
** Bahçeşehir Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim
Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Bilgi Okuryazarlığı, Öz-yeterlik Algısı, İlköğretim Öğretmen Adayları, Bilgi ve İletişim Teknolojileri. - Information Literacy, Perceived Self-Efficacy, Elementary Student Teachers, Information and Communication Technologies.
Sınıf Yönetimi ve Sınıf İçi Disiplin Problemleri, Nedenleri ve Çözüm Önerileri Üzerine Nitel Bir Araştırma: Bilişim Teknolojileri Dersi Örneği - A Qualitative Study on Classroom Management and Classroom Discipline Problems, Reasons, and Solutions: A Case of Information Technologies Class
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, Bilişim Teknolojileri Dersi (Bilgisayar Dersi) öğretmenlerinin karşılaştıkları
sınıf yönetimi ve sınıf içi disiplin problemlerini belirleyerek, bu problemlerin nedenlerini
ve çözümlerini veli, yönetici ve öğretmen görüşleri ışığında ortaya koymaktır. Nitel
araştırma deseni kullanılarak yapılan bu araştırmaya 14 okul yöneticisi, 14 öğretmen ve
17 veli katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, yönetici, öğretmen ve veliler için hazırlanmış
üç farklı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analiz
yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda sınıf yönetimine ilişkin karşılaşılan
problemler (a) ilgi ve motivasyon eksikliği, (b) kural ve rutin ihlali, (c) altyapı eksikliği,
(d) zaman yönetimi, (e) sınıf ortamı/düzeni, ve (f) sınıf içi iletişim eksikliği başlıkları
altında gruplandırılmıştır. Araştırmaya katılanlar, bu problemlerin temel nedenlerini dersin
programdaki yeri ve yapısı, sınıf ortamı / düzeni, sınıf mevcudu ve donanım eksikliği,
kural eksikliği, ev ortamı ve aile tutumu, öğretmen yönetim yetersizliği ve öğrenci tutumları
olarak belirtmişlerdir. Son olarak karşılaşılan disiplin ve sınıf yönetimine ilişkin problemlerinin
üstesinden gelebilmek için şu çözümler önerilmiştir; öğretmen yeterliliklerininin
iyileştirilmesi, dersin programdaki yeri ve yapısında düzenleme, motivasyon arttırıcı etkinlikler
yapma, bilgisayar kullanımını kontrol eden yazılım programları kullanma, sınıf /
laboratuvar oturma düzenini yeniden planlama, ceza verme, görmemezlikten gelme, problemin
nedenini öğrenme, kural koyma, aile ile görüşme ve zümreler arası işbirliği yapma.
English
The purpose of this study was to investigate classroom management and discipline problems
that Information Technology teachers have faced, and to reveal underlying reasons and possible
solutions of these problems by considering the views of parents, teachers, and administrator.
This study was designed as qualitative study. Subjects of this study consisted of 14 school administrators,
14 teachers, and 17 parents. Three different, but parallel, semi-structured interview
schedules were used for data collection. Data were analyzed through the use of content analysis
method. As a result of this analysis, the problems associated with classroom management
were grouped under following themes; lack of motivation, breaking the rules and routines, lack
of infrastructure, insuff icient time management, ineff ective classroom environment, and lack of
interaction in classrooms. On the other side, participants related these problems with following
reasons; place and structure of the course in the curriculum, classroom environment, classroom
size and lack of hardware, lack of rules, home environment and parents attitudes, lack of teachers'
management skills and students attitudes. Finally, following solutions were suggested to
overcome disciplines and classroom management problems; improvement in teachers' qualification,
regulation at place and structure of the course in the curriculum, organizing motivational
activities, using software which controls computers usage in classroom/lab, reorganizing classroom/
lab sitting plan, giving punishment, ignoring misbehavior, understanding reasons behind
problems, meeting with parents and providing coordination among different subject communities
(Zümre) in schools.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Mehmet ERDOĞAN*, Engin KURŞUN**, Gülçin TAN ŞİŞMAN***, Fatih SALTAN****, Ali GÖK****, İsmail YILDIZ*****
* Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Öğretim Üyesi.
** Atatürk Üniversitesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü, Araştırma Görevlisi.
*** Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Araştırma Görevlisi.
**** Mersin Üniversitesi, Bilgisayar Öğretim ve Teknolojileri Eğitimi Bölümü, Araştırma Görevlisi.
****** Selçuk Üniversitesi, Bilgisayar Öğretim ve Teknolojileri Eğitimi Bölümü, Araştırma Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri Dersi, Sınıf Yönetimi, Disiplin Problemleri. - Information Technology Course, Classroom Management, Discipline Problems.
Coğrafya Eğitimi Araştırmalarında Temel Yönelimler - Primary Tendencies in Research on Geography Education
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın temel amacı; ortaöğretim coğrafya öğretiminde 2000 yılından günümüze
(2009) kadar geçen süreçte yapılan coğrafya eğitimi araştırmalarını konu alanlarına
göre sınıfl andırarak bundan sonraki araştırmalara ışık tutmak ve öncelik verilmesi gereken
coğrafya eğitimi alanlarını tespit etmektir. Bu araştırmaya veri teşkil eden unsurlar literatür
taraması sonucu elde edilmiştir. Arşiv taraması sonucu 2000-2009 yılları arasında
yayınlanan ulusal ve uluslar arası hakemli 33 dergi ile 20 ulusal ve uluslar arası kongre
ve sempozyumda sunulan bildiri çalışmaları incelenmiştir. Ayrıca belirtilen tarihler arasında
coğrafya eğitimi alanında hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri tespit edilmiştir.
Daha sonra elde edilen veriler frekans, yüzdeleme ve içerik analizine tabi tutularak değerlendirilmiştir.
Verilerin analizinde yayınlanan bu makaleler, bildiriler ve tezler yayınlandıkları
yer, tarih ve sayılarına göre kodlanarak bu şekilde 9 farklı ana konu başlığı altında
bunlar sınıfl andırılmıştır. Sonuçta çalışmaların büyük bir kısmının öğrenme etkinlikleri,
ölçme-değerlendirme ve program inceleme alanlarında gerçekleştirildiği belirlenmiştir.
English
The principal aim of this study is to classify research on geography education performed
in the process from 2000 to present, shed light on research hereafter, and determine the fields
of geography education which should be given priority. The items that constitute data
of this research are obtained as a result of data scan. As a result of archive scan, 33 magazines
and papers submitted in the 20 national and international congresses and symposia
between 2000 and 2009 are examined. Furthermore, post-graduate and PhD theses prepared
in the field of geography education between stated dates are determined. Then, the
obtained data were subjected to analysis of frequency, percentage, application and content
to evaluate. In the analysis of data, these articles, papers, and theses were encoded depending
on place, date, and number of publication and classified under 9 different subject titles.
Consequently, a large part of studies were determined to have been in the fields of learning
activities, measurement-evaluation, and program development.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Yılmaz GEÇİT*
* Rize Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitim Makaleleri, Coğrafya Eğitim Tezleri, Coğrafya Eğitiminde Araştırma Konuları. - Articles of Geography Education, Th eses on Geography Education, Research Subjects in Geography Education.
Açık Uçlu Matematik Sorularının Güvenirliğinin Klasik Test Kuramı ve Genellenebilirlik Kuramına Göre İncelenmesi - Studying Reliability of Open Ended Mathematics Items According to the Classical Test Th eory and Generalizability Theory
Özü Görüntüle
Türkçe
Araştırmada, matematik başarısının ölçülmesiyle elde edilen puanların güvenirliğini belirlemede
klasik test kuramı ve genellenebilirlik kuramından yararlanılmıştır. TIMSS-
1999'da yer alan açık uçlu matematik sorularından 24'ü, 2007 yılı bahar döneminde 203
öğrenciye uygulanmıştır. Klasik test kuramına göre elde edilen puanların iç tutarlılığının
0.92 gibi oldukça yüksek bir değer olduğu görülmüştür. Puanlayıcılar arası uyum ise
Kendall'ın uyuşum (konkordans) kat sayısı ile belirlenmiş ve 0.52 olarak bulunmuştur.
Genellenebilirlik kuramına göre matematik başarısının ölçülmesiyle elde edilen puanların
genellenebilirlik kat sayı 0.92 ve güvenirlik kat sayı 0.90 bulunmuştur. Puanlayıcı
değişkenlik kaynağının toplam varyansı açıklama oranı % 2,1 olup, oldukça düşüktür.
Elde edilen bulgular, kullanılan ölçme aracının, öğrencilerin matematik başarısını belirlemede
güvenilir sonuçlar verdiğini göstermektedir. Çalışmada yer alan dört puanlayıcının
puan ortalamaları arasında fark olmakla birlikte, birbirleriyle uyumlu puanlama yaptıkları
belirlenmiştir.
English
In this study, the Classical test theory and generalizability theory were used for determination
to reliability of scores obtained from measurement tool of mathematics success. 24
open-ended mathematics question of the TIMSS-1999 was applied to 203 students in
2007-spring semester. Internal consistency of scores was found as 0.92. For determination
of interrater consistency, Kendall's concordance coeff icient was calculated as 0.52. Generalizability
coefficient for mathematics scores was 0.92 and phi coeff icient was 0.90. The
variance component of raters accounted for 2.1% of the total variance. According to all results,
it was seen that measurement tool of mathematics success was reliable for determination
of students' mathematics success. Although there was a difference between means
of four raters' scores, it was found that there was consistency of their scores.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Neşe GÜLER*, Selahattin GELBAL**
* Sakaya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi.,
** Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Güvenirlik, Klasik Test Kuramı, Genellenebilirlik Kuramı, G Çalışması ve K Çalışması. - Reliability, the Classical Test Theory, Generalizability Th eory, G-Study and D-Study.
Etkinlik Temelli Öğretimin 5. Sınıf Öğrencilerinin Bazı Olasılık Kavramlarındaki Gelişimlerine Etkisi: Yarı Deneysel Bir Çalışma - An Investigation of Fifth Grade Students' Conceptual Development of Probability through Activity Based Instruction: A Quasi-Experimental Study
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, etkinlik temelli öğretimle geleneksel öğretimin ilköğretim 5. sınıf
öğrencilerinin olasılık konusundaki kavramsal gelişimlerine etkisini karşılaştırmaktır. Yarı
deneysel yöntemle yürütülen araştırma, 25'i deney ve 25'i kontrol grubu olmak üzere toplam
50 ilköğretim 5. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubundaki öğrencilere
12 açık uçlu sorudan oluşan Kavramsal Gelişim Testi deneysel işlem öncesinde ve sonrasında
uygulanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-Testi ve kovaryans analizi
(ANCOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda etkinlik temelli öğretimin geleneksel
öğretime göre olasılık kavramlarının gelişiminde daha etkili olduğu belirlenmiştir.
English
This study aims to compare the effects of activity-based instruction and traditional instruction
on fifth grade primary school students' conceptual development of probability.
The study was conducted through quasi-experimental method and carried out with 50 5th
grade primary school students, 25 for experimental group and 25 for control group. The
Conceptual Development Test consisting of 12 open-ended questions was administered
to the students in the study before and after the treatment. Data were analyzed using independent
samples t-test, and analysis of covariance (ANCOVA). It was determined that
activity-based instruction was more eff ective in helping students develop the probability
concepts than did traditional one.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Ramazan GÜRBÜZ*, Hakan ÇATLIOĞLU**, Osman BİRGİN**, Emrullah ERDEM***
* Adıyaman Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi.,
** Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, Araştırma Görevlisi.,
*** Adıyaman Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Araştırma Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Matematik Öğretimi, Olasılık, Etkinlik Temelli Öğretim, Kavramsal Gelişim. - Mathematics Teaching, Probability, Activity-Based Instruction, Conceptual Development.
Türkiye'deki Öğretim Elemanlarının Çocuklarına, Öğrencilerine ve Meslektaşlarına İlişkin Değer Tercihleri - The Value Preferences of the Academicians in Turkey towards Their Children, Students, and Colloquies
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'deki öğretim elemanlarının çocuklarında, öğrencilerinde
ve meslektaşlarında görmek istedikleri en olumlu/beğenilen ve görmek istemedikleri
en olumsuz/beğenilmeyen özelliklere ilişkin değer tercihlerini belirlemektir. Araştırmada
Bacanlı (2002)'nın "en olumlu/beğenilen" ve "en olumsuz/beğenilmeyen" sıfatları veri toplama
aracı olarak kullanılmıştır. Türkiye'deki kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan
75.000 öğretim elemanı araştırmanın evrenini oluşturmuştur. 3400 öğretim elemanının
katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizinde
frekans (f) ve yüzde (%), karşılaştırmalar ise ki-kare (x2) analizi ile yapılmıştır. Araştırma
bulgularına göre, öğretim elemanları en olumlu özellik olarak çocuklarında "dürüst", öğrencilerinde
"çalışkan" ve meslektaşlarında "açık düşünceli" olmayı belirtmiştir. En olumsuz
özellik olarak da çocuklarında "yalancı", öğrencilerinde ve meslektaşlarında "tutarsız"
olmayı göstermişlerdir.
English
The purpose of this study is to determine the preferences of Turkish academicians about
the values of the most positive and negative characteristics that they want to see in their
children, students, and colleagues. In this study, Bacanlı's (2002) 'the most positive' and
'the most negative' adjectives data gathering tool is used to collect the data. Th e population
includes 75.000 academicians from public and private universities. Moreover, the sample,
which consists of 3400 academicians, is selected by using systematic sampling. The
survey method is used and frequency, percent, and Chi-square are conducted to analyze
the data. When the results of the study are considered, the academicians valued that the
most positive characteristics of their children is to be "honest," of their students is to be
"hard-working," and of their colleagues is to be "open-minded." However, the most negative
characteristic of their children is to be a "liar", of their students and colleagues are to
be"inconsistent" in their behaviors.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: M. Çağatay ÖZDEMİR*, Halük ÜNSAL *, Galip YÜKSEL *, Necati CEMALOĞLU*
* Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Türkiye, Üniversite, Değer, Öğretim Elemanlarının Değer Tercihi. - Turkey, University, Value, Academicians' Value Preference.
Dönüşümcü Okul Liderliği ile Etik İklim Arasındaki İlişki - The Relationship Between Transformational School Leadership and Ethical Climate
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırma, dönüşümcü okul liderliği ile etik iklim arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamıştır.
Araştırmanın örneklemini, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Niğde ilinde bulunan
50 ilköğretim okulunda çalışan 764 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada iki farklı
ölçme aracı kullanılmıştır. Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik stilini belirlemek için
Leithwood ve Jantzi (1991) tarafından geliştirilen okul müdürlerinin liderlik stili envanteri;
etik iklimi belirlemek için Victor ve Cullen (1988) tarafından geliştirilen Etik İklim
Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Pearson momentler çarpım korelasyonu ve basit
doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul
müdürlerinin dönüşümcü liderlik boyutlarından grup amaçlarını geliştirme davranışlarını
en çok, yüksek beklentilere sahip olma davranışlarını en az düzeyde gerçekleştirdikleri
görülmüştür. İlköğretim okullarında en yüksek düzeyde insanları önemseme ve en düşük
düzeyde araç etik iklim olduğu belirlenmiştir. Dönüşümcü liderliğin tüm boyutlarıyla; insanları
önemseme, yasa ve ilkeler, kurallar etik iklim türleri arasında pozitif yönde ve anlamlı
ilişki bulunmuştur. Tüm liderlik boyutları ile en yüksek ilişkinin insanları önemseme
etik iklim türü arasında olduğu görülmüştür. Vizyon geliştirme/telkinde bulunma, model
oluşturma, grup amaçlarını geliştirme, destek sağlama ve entelektüel uyarım boyutları ile
araç etik iklim türü arasında negatif yönde ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Araç etik iklim
ile en yüksek düzeyde negatif ilişkinin destek sağlama ve model oluşturma boyutları arasında
olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yüksek beklentilere sahip olma boyutu ile araç etik iklim
arasında ilişki bulunmamıştır. Bağımsızlık etik iklim ile destek sağlama, entelektüel
uyarım ve yüksek beklentilere sahip olma boyutları arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişki
bulunurken; vizyon geliştirme/telkinde bulunma, model oluşturma ve grup amaçlarını geliştirme
arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Dönüşümcü liderliğin etik iklimin anlamlı
düzeyde yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Etik iklime ilişkin toplam varyansın
yaklaşık % 40'ının dönüşümcü liderlik davranışları ile açıklandığı belirlenmiştir.
English
This study aimed to investigate the relationship between transformational school leadership
and ethical climate. Th e participants were 764 teachers in 50 elementary schools
in Nigde during the 2008/2009 academic year. Two distinct instruments were used in
this study. The Principal Leadership Style Inventory developed by Leithwood and Jantzi
(1991) was used for determining principals' transformational leadership style and the Ethical
Climate Questionnaire developed by Victor and Cullen (1988) was used to determine
the ethical climate. Pearson product correlation coefficient and simple regression techniques
were used for data analysis. Results showed that principals carried out fostering
group goals the highest and holding high performance expectations the lowest among
transformational leadership dimensions. Elementary schools had caring at the highest level
and instrumental at the lowest level as ethical climate types. All dimensions of transformational
leadership were positively related to caring, law and code, and rules ethical
climate types. The highest relationship was found between all dimensions of transformational
leadership and caring ethical climate type. Instrumental ethical climate was negatively
related to providing vision or inspiration, models behavior, fostering group goals, providing
support and providing intellectual stimulation. Instrumental was not significantly
related holding high performance expectations. Th e highest negative relationship was found
between instrumental and providing support, models behavior. Independence ethical
climate was positively related to providing support, intellectual stimulation and holding
high performance expectations. Independence was not significantly associated with providing
vision or inspiration, models behavior and fostering group goals. School transformational
leadership was a significant predict of ethical climate. A simple regression analysis
showed that approximately 40% of the total variance pertaining to ethical climate can
be explained by transformational leadership behaviors.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Mesut SAĞNAK*
* Niğde Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü Liderlik, Dönüşümcü Okul Liderliği, Etik İklim. - Transformational Leadership, Transformational School Leadership, Ethical Climate.
Türkiye, Finlandiya ve İrlanda İlköğretim Programlarının Medya Okur-Yazarlığı Eğitimi Açısından Karşılaştırılması - Analysis of Primary School Curriculum of Turkey, Finland, and Ireland in Terms of Media Literacy Education
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu çalışmanın amacı Türkiye, İrlanda ve Finlandiya ilköğretim programlarının Medya Okur-yazarlığı
eğitimi açısından karşılaştırılmalı olarak incelenmesi yoluyla Türkiye'deki Medya Okur-yazarlığı eğitimini
değerlendirmektir. Çalışmada Türkiye dışında Finlandiya ve İrlanda programlarının seçilmesi her
iki ülkenin Medya Okur-yazarlığı eğitimi konusunda öncü ülkeler olması ve Medya Okur-yazarlığı
eğitiminin eğitim programlarında farklı biçimlerde yer alması ile ilgilidir. Diğer bir deyişle, Medya
Okur-yazarlığı eğitimi Türkiye'de ayrı bir ders, İrlanda'da bir ünite içinde ve Finlandiya'da disiplinler
arası olarak yer aldığından çalışmada her bir uygulamanın temsil edilmesi sağlanmıştır. Araştırma doküman
analizi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada incelenen dokümanlar her üç ülkeye ait İlköğretim
programlarının yanı sıra yine bu ülkelerde Medya Okur-yazarlığı konusunda çalışmalar yapan devlete
ait ve özel kurumların konu ile ilgili yayınladıkları kitap ve dergi gibi yazılı metinleri kapsamaktadır.
Avrupa Birliği ülkelerinde standart bir Medya Okur-yazarlığı anlayışı olmadığından Türkiye, İrlanda
ve Finlandiya İlköğretim programlarının tümü (a) hedef ve kazanım bilgisi, (b) içerik bilgisi, (c)
öğrenme durumları bilgisi ve (d) ölçme ve değerlendirme bilgisi boyutları altında incelenmiş ve yorumlanmıştır.
Çalışmanın sonucunda İrlanda ve Finlandiya programlarından farklı olarak Türkiye İlköğretim
programlarının uzakgörüşlülüğünde Medya Okur-yazarlığı ile ilgili bir hedefin yer almadığı;
tek tek derslerin özel hedefleri incelendiğinde ise Seçmeli Medya Okur-yazarlığı dersi ve İlköğretim
Türkçe dersi (1-5) dışında Medya Okur-yazarlığı ile ilgili hedefl ere hemen hemen hiç yer verilmediği
görülmüştür. Oysa, Finlandiya ve İrlanda İlköğretim programlarının hem uzakgörüşlülüğünde hem de
programda yer alan bazı derslerin özel hedefl erinde Medya Okur-yazarlığı kavramına atıfta bulunan
ifadelerle karşılaşılmaktadır. Buna ek olarak, Finlandiya ve İrlanda programlarındaki hedef ve kazanımların
çoğunlukla tutum, beceri ve anlayış geliştirmekle ilgili olmasına rağmen Türkiye programında
yer alan hedef ve kazanımların bilgiyi alma ve konuları anlama üzerine yoğunlaştığı ancak zaman zaman
uygulamaya ve beceri kazandırmaya yönelik olarak da ifade edildiği görülmektedir. Öğrenme Durumları
Bilgisi ve Ölçme ve Değerlendirme Bilgisi boyutlarında her üç ülkenin programları benzerlik
gösterse de özellikle içerik konusunda büyük farklılıklar olduğu; söz gelişi, diğer iki ülke programlarında
yer alan Medya etiği, reklamcılık ve pazarlama, aktif vatandaşlık ve kültürlerarası iletişim gibi bazı
konulara Türkiye İlköğretim programlarında yer verilmediği çalışmada ortaya çıkan bir başka sonuçtur.
Buna göre, ülkemizde Seçmeli bir Medya Okur-yazarlığı dersinin yer alması olumlu bir başlangıç olarak
kabul edilse de Medya Okur-yazarlığı kavramının bir ders olarak değil, bireyleri medyanın zararlı
etkilerinden koruma anlayışından çok medya mesajlarını yorumlama ve üretme anlayışının da egemen
olduğu bir beceri kazandırma eğitimi olarak algılanması gerektiği düşünülmektedir. Bu doğrultuda,
Medya Okur-yazarlığı eğitiminin İlköğretim programlarında tek bir ders içinde sunmak yerine farklı
derslerle tümleşik olarak sunulması ve beceri geliştirmeye yönelik olarak hazırlanması önerilmektedir.
English
The purpose of this study is to evaluate the implications of Media Literacy Education
(MLE) in Turkey by analyzing the Primary School Curricula in terms of MLE comparatively
in Turkey, Ireland and Finland. In this study, the selection of Finland and Ireland
curricula is related with those countries' being the pioneering countries in MLE and
the structural differences in their curricula. In other words, the selection of these countries
serves as a model in terms of approaching to MLE as a separate course (Turkey), in
a strand unit (Ireland) and interdisciplinary manner (Finland). The method used in this
study was document analysis. The documents analyzed in the study were the Primary
School Curriculum of these countries and also documents, such as reports, books and journals,
published by governmental and non-governmental organizations (NGOs) working
on Media Literacy Education. Since a standard MLE for European countries does
not exist, the curricula of Primary school education of Turkey, Ireland, and Finland were
analyzed and interpreted in terms of (a) general outcomes and learning outcomes of the
curricula, (b) content, (c) learning situation (methods and techniques) and (d) assessment
and evaluation strategies. Th is study revealed that in the vision of Primary school curricula
of Turkey, there are not any objectives related to MLE unlike Finland and Ireland Curricula.
When analyzed the curriculum of each course this study also revealed that the objectives
related to MLE are only implemented in Turkish Curriculum (1-5). On the contrary,
in Ireland there are objectives related to MLE in English, Visual Arts, Mathematics,
Irish language, and mostly in Science and Social Personal and Health (SPHE) curricula
and it is included in the objectives of core curriculum in Finland. In addition to this, the
objectives and learning outcomes of Turkey's MLE curriculum seems to aim at gaining
knowledge and understanding the issues although they are focused on developing attitude,
skills and values; and also developing active citizenship, intercultural communication,
critical thinking skills and creativity in Finland's and Ireland's curricula. Considering
the findings of the study, it is suggested that MLE should be a skill-based teaching rather
than a stand-alone subject in Primary school curricula.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Belgin TANRIVERDİ*, Özlem APAK**
* Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Eğitim Programları ve Öğretimi A.B.D. Öğretim
Üyesi., ** Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Araştırma Görevlisi.
Anahtar Kelimeler: Medya Okur-yazarlığı Eğitimi, İlköğretim Programları, Türkiye, İrlanda, Finlandiya. - Media Literacy Education, Primary School Curricula, Turkey, Ireland, Finland.
Bir Öğretim Aracı Olarak Karikatür: Türkçe Dil Bilgisi Öğretimi Üzerine Bir Araştırma - Cartoons as a Teaching Tool: A Research on Turkish Language Grammar Teaching
Özü Görüntüle
Türkçe
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinde Türkçe dil bilgisi derslerinin
karikatür kullanılarak işlenmesinin öğrenci başarısına etkisini belirlemektir. Araştırmanın
çalışma grubunu, Sakarya ili Hendek ilçesindeki devlet ilköğretim okulunda öğrenim
gören 54 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada Cronbach α değeri 0,72 olan 'Ses
Bilgisine İlişkin Kural ve Kavram Testi' kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Mann
Whitney U Testi ve Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencileriyle mülakat
yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi ve QSR NVivo 7 programı kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda karikatürlerle yapılan öğretimin geleneksel yönteme göre
öğrencilerin Türkçe dil bilgisi başarısını artırdığı, onların derse güdülenmesine ve katılımın
artmasına yardımcı olduğu belirlenmiştir. Karikatürlerin Türkçe dil bilgisi öğretiminde
kullanımına ilişkin birtakım öneriler getirilmiştir.
English
The purpose of this study is to determine the effect of teaching by utilizing cartoons on
student success in the Turkish language courses in primary school secondary level students.
Working group of the study consists of 54 students studying in primary state school
in Sakarya province Hendek district. In the study, the 'Rule and Concept Test on Sound
Knowledge' was used with Cronbach α value of .72. Mann Whitney U Test and Wilcoxon
Test were used in analysis of the data. Moreover, an interview was conducted with
the experimental group students. The QSR NVivo 7 program and content analysis were
used in analysis of qualitative data. In the research, it is determined that teaching students
with caricatures increases the Turkish language success; helps motivate them in the course;
and increases participation, compared to the traditional method. Some suggestions are
proposed on the use of cartoons in Turkish language grammar.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Havva YAMAN*
* Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Türkçe Dil bilgisi Öğretimi, Karikatürler. - Turkish Grammar Instruction, Cartoons.
Biyoloji Eğitiminde Bir Öğretim Aracı Olarak Web Sayfaları: Beslenme Konusu Örneği - Web-Site as an Educational Tool in Biology Education: A Case of Nutrition Issue
Özü Görüntüle
Türkçe
Çalışmanın amacı, web sayfalarının beslenme eğitiminde kullanımının etkililiğini ve uygulanabilirliğini
değerlendirmektir. Bu çalışmada; web sayfaları ilkokul öğrencileri için,
öğretim araçlarıdır. Kontrol grubu öğrencileri, ders kitapları veya çalışma sayfaları gibi geleneksel
öğretim materyalleri kullandılar ve deney grubu öğrencileri ise öğretim aracı olarak
hazır web sayfalarını kullandılar. Deney grubu öğrencilerinin beslenme bilgisi puanları,
kontrol grubuyla hem son testde hem de beslenme öğretiminde web sayfaları kullanımının
geleneksel eğitim olarak beslenme bilgisi benzer etkiye sahip olduğu anlamına gelen
kalıcık test puanları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak önemsiz kalır. Yani, beslenme
eğitiminde geleneksel öğretimle yaklaşımıyla BİT yaklaşımı karşılaştırıldığında; iki
grup arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Bu calışmanın bulguları
ışığında biyoloji ve beslenme öğretimine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
English
The purpose of the study was to evaluate the efficacy and feasibility of using website in
biology education. We have explored the World Wide Web as a possible tool for education
about health and nutrition. Th e websites were teaching tools for primary school students.
Control groups used the traditional educational materials as books or worksheets,
and the experimental groups used prepared web-site as an educational tool. This experimental
study confirmed the eff icacy of computer-based nutrition education in nutrition
knowledge. Nutrition knowledge score of the experimental group was statistically
non-significant as compared to control group both in posttest and retention test, which
means that using website in nutrition education has similar eff ect on nutrition knowledge
as traditional teaching. This, traditional teaching is still valuable compared to ICT approach
in nutrition education.
Cilt / Sayı:
10/2 Bahar 2010 - 10/2 Spring 2010
Yazar: Jana FANCOVİCOVÁ*, Pavol PROKOP*, Muhammet UŞAK**
* Trnava University, Eğitim Fakültesi, Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi.,
** Zirve Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi.
Anahtar Kelimeler: Web Sayfası, Bilgi ve Iletişim Teknolojileri, Beslenme, Öğretim. - ICT, Nutrition Education, Website.