Dergimizin yayımı "Çevre" kapak konulu 20. sayısı itibari ile sona ermiştir. Bu nedenle dergimizin aboneliği de bitmiştir. Ancak bu güne kadar yayımlanan sayılarımızın ve PDF biçiminde tek makalelerin satışı devam etmektedir.
Sivil Toplum Dergisi, yayın hayatına 2003 yılı Ocak ayında başlamış olan akademik bir dergidir. Dergimizin amacı Türkiye ve dünyadaki sivil toplumla ilişkili birikimi muhataplarına doğrudan ve derli toplu bir şekilde sunmaktır.
Sivil Toplum Dergisi, Türkiye'nin, sivil toplum alanına ve STK'lara yönelik yayımlanan ilk ve tek dergisidir. Üç ayda bir yayımlanan Sivil Toplum Dergisi'nin her sayısında, sivil toplum alanındaki önemli tartışmalara vurgu yapan bir dosya konusu çerçevesinde akademik makaleler, değerlendirme ve tanıtımlar yer almaktadır.
Dergimize gerek sorunları tartışmaya açarak ve gerekse iyi örneklikleri tanıtıp bunların yaygınlaşmasına katkıda bulunarak sivil inisiyatif alanını güçlendirmek arzusuyla yön vermekteyiz. Dergimiz, yayın kadrosu sadece farklılıkları kabul edebilme temelinde bir araya gelmiş olduğundan, her türlü farklılığa açıktır. İlke olarak sivil toplum hakkındaki her türlü bilimsel ve entelektüel düşüncenin sivil inisiyatif bilincinin gelişimine katkısı olacağını varsayıyoruz.
Yayın kalitesini her zaman önde tutan dergimiz, akademik başarısının bir kanıtı olarak, uluslararası alanda önemli akademik veritabanlarından Sociological Abstracts, Sociological Information ve CSA World Wide Political Science Abstract 'a kabul edilmiştir.
ST
3 Temmuz-Eylül 2003 içinde bulunan makaleler (6)
Teknolojik Determinizm ve Bir Muhalefet İmkanı Olarak Internet - Technological Determinism and Internet as a Source for Global Resistance
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu makale, İnternetin bir kitle iletişimi ve haberleşme ortamı olarak Amerikan dünya politikasına ve ''klasik küreselleşme projesine'' karşı ortaya çıkan ''küresel muhalefetin'' üretilmesindeki katkısını tartışmaktadır. Körfez Savaşından hemen sonra Amerikan siyasi ve kültürel değerleriyle uyumlu ''dünya vatandaşları'' yaratmak amacıyla dizayn edilen İnternet, süreç içerisinde nasıl ve niçin Amerikan karşıtlığının yayıldığı bir kitle iletişim ortamı halini aldı? İnternet, medya-iktidar ilişkileri bağlamında, hem bir ''uluslararası iletişim rejimi olarak'' hem de ''uluslararası direniş iletişimi''nin kodlandığı bir kaynak olarak okunduğu takdirde yeterince anlaşılabilir. İnternetin günümüzde kaynaklık ettiği bazı yeni sosyallikler ancak böylelikle anlamlı bir hal alabilir. Bu makale temelde üç bölümden oluşmaktadır. Makalenin ilk bölümünde teknolojik determinizm söylemi tartışılmaktadır. İkinci kısımda kısaca İnternetin tarihsel seyrine değinilmektedir. Makalenin son bölümünde ise İnternetin Irak Savaşı esnasında evrensel bir muhalefet dilinin üretilmesindeki rolü ele alınmaktadır.
English
This article seeks to analyze the growing role of the Internet in the flaring up and dissemination of anti-American sentiments and to examine its possible role as a tool for global resistance in response to American world policy. It attempts to explain how and why the Internet -originally designed to produce ''world citizens'' in line with American political and cultural values after the Gulf War- is being transformed into a medium in which people could propagate anti-American sentiments. The author argues that the Internet, as a flexible medium, should be discussed within the framework of an ''international communication regime'' and an ''international resistance communication'' both respectively and together, especially in terms of media and power relations. This article consists of three main sections. The first provides a general discussion and critique of technological determinist approaches, to which technology is the basis of societal existence, due to their considerable position in and influences on media studies. The second section dwells briefly on the historical background of the Internet that goes back to the time of the Cold War, in so doing not only to cast light to the history of the Internet, but also to strengthen previous critique. The third and final section specifically deals with the role of the Internet in terms of organizing global opposition to American foreign policy, especially in regard to the Iraq War.
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Fahrettin Altun
Dr.
Anahtar Kelimeler: Teknolojik Determinizm, İnternet - Technological Determinism, Internet
Küresel Sivil Toplum Ağlarına Doğru : Küresel Düzlemde ve Avrupa Birliğinde Çevreci Gruplar - Toward Global Civil Society Webs: Environmental Groups on the Global Level and European Union
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu çalışmada öncelikle çevre koruma konusunda örgütlenmiş küresel sivil toplum ağlarının çabaları ortaya konacaktır. Küresel ağların kendi arasında etkileşimlerini kavramsallaştırmak için bazı teorik araçlardan faydalanılacaktır. Küresel ağlar ve küresel sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri Birleşmiş Milletler düzleminde değerlendirilecektir. Bu sistemin çevreci grupların başarıları açısından etkinliği tartışılacaktır. Konu benzer yaklaşımla, yeni bir ulus-üstü yapılanma olan Avrupa Birliği düzleminde faaliyet gösteren gruplar çerçevesinde değerlendirilirken AB düzleminde faaliyet gösteren çevreci grupların çabalarının etkinliklerine de dikkat çekilecektir. Böylece ulusal düzlemden ulus-üstü düzleme kayan sivil toplum örgütlerinin çevreyi koruma çabalarına ve başarılarına bakılarak, bütün dünya çapında örgütlenen ulus-üstü koalisyonlara doğru yönelişlin izleri işaretlenecektir. Bu bağlamda küresel çevreci örgütlerin önemi vurgulanacaktır.
English
In this study, it will, firstly, be explored the efforts of global civil society networks, which are organized to preserve the environment. It will be utilized some theoretical instruments to conceptualize the interaction among these global networks. The activities of global civil society organizations will be evaluated within the United Nations context. It will be discussed the efficiency of this system in terms of the success of the environmental groups. In addition, the efficiency of the environmental groups, which are active in the European Union framework, will be emphasized, as well. Within this context, it will be observed that the environmental groups within the EU are more efficient than the global ones. Thus, through observing the efforts and successes of national and supranational civil society organizations to preserve the environment, it will be indicated the tendency towards the supranational coalitions organized throughout the world.
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Ahmet Arabacı
Fatih Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Küresel Düzlem, - European Union, Environmental Groups
Türkiye ve Orta Doğu' da Sivil Toplum Tartışmaları : Sivil, "Mivil" ya da "Tivil" Toplum - Civil Society Debates in Turkey and the Middle East: ''Civil'', ''Mivil'' or ''Tivil'' Society
Özeti Görüntüle Türkçe
Günümüzde 'uzak', 'yakın' ya da 'orta' ''Doğu'' toplumlarında sivil toplumu konu eden çalışmaların bir çoğu, sivil toplumun varlığını ya da yokluğunu merkez edinmektedir. Bu durumda amalı-fakatlı bir sivil toplum tartışması meydana gelmekte; ya sivil toplumun bu coğrafyada olmaması gibi bir eksiklik/ehilsizlik saptamasına ya da Doğu olarak adlandırılan bölgede Batılı anlamda sivil toplum görmek isteyen çarpıtmalara ulaşılmaktadır. Oysa yapılması gereken; bu toplumlardaki bireylerin toplumsal yaşama 'müdahale' ve katılım biçimlerini ve iktidarla girdikleri ilişkiyi analiz etmektir. Böyle olduğunda, oryantalizm paradigmasının aşılması ve bu toplumların özgünlüklerinin açığa çıkma olasılığı belirecektir. Öte yandan, kültürler arası alışveriş kaçınılmaz olduğu için, referansını Batı'dan alan bir sivil toplum alanının Doğu toplumlarında hiç var olmadığını söylemek de yersizdir. Doğu olarak adlandırılan bölgede de Batı'lı anlamda bir çok rasyonel kurumlar, ilişkiler, örgütlenmeler ve sivil toplum kuruluşları mevcuttur. Ancak, bu durumda sivil toplumun, nüfuz ettiği Doğu toplumlarında Batı'da oluşan normatif nitelikleri sergileyemediğine, aksine melez bir form olarak, mevcut sosyal formasyonlar ile eklemlenme pratiklerine girdiğine tanık oluruz. Bu çalışmada biz Batı'lı anlamda sivil toplum pratikleri ile, Doğu'nun kendi tarihsel dinamiklerinin gerilimli ve açık uçlu eklemlenme sürecini mivil ya da tivil toplum olarak adlandırmayı önermekte ve sivil toplumun Orta Doğu macerasını Türkiye, Mısır ve İran bağlamında tartışmayı denemekteyiz.
English
Most of the research studying civil society in Near, Middle or Far East focus on presence or absence of civil society in the region. As a result, we observe a civil society discussion with apologies, which can be summarized into two main streams. On one hand there are those who argue that the absence of civil society in the East is a deficiency and a deviation. On the other hand there are those who want to see a Western civil society in the East and they end up with distortions of whatever is existing there. We believe what should be really done is to study the existing power relations and the way individuals and groups in these societies participate in the public sphere. Only in this manner it would be possible to go beyond Orientalism and see the peculiarities of these societies. We should also keep in mind that in a world where cultural give and take go on all the time, it is mistaken and futile to say there is no civil society in the Western sense in the East. It is possible to find in the East ''Western'' and ''rational'' institutions, relationships, organizations and civil society associations, however we see a glocalization and/or hybridization of these Western-like associations with the existing forms of the Eastern societies. In this study we will attempt to discuss the way Western practices of civil society and Eastern dynamics are articulated in what we call ''tivil'' or ''mivil'' society in Turkey, Egypt and Iran.
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Bahattin Akşit
Prof. Dr. Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Türkiye, Ortadoğu - Turkey, Middle East, Civil Society
God-Father Devlet Anlayışı ve Küresel Sivil Toplum - God-Father State and Global Civil Society
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu çalışma, küreselleşmenin sivil toplum, demokrasi ve aşkın devletle olan ilişkisini incelemektedir. Çalışmanın temel tezi ''sivil toplumsuz bir demokrasinin düşünülemeyeceği'' varsayımıdır. Sivil toplumun oluşması için demokrasinin öncü bir varlık oluşturması gerekir. aksi takdirde oluşturulan yapının demokrasi değil, ontolojik bir kimlik yapılanması olacağı tezi çalışmada ayrıntılı biçimde tartışılmaktadır. Bu noktadan hareketle, küresel düzeyde bir etki alanına sahip olan ve aynı zamanda küresel sivil toplumun kaderini tayin edici bir niteliği bulunan Irak Savaşı üzerinde durulacaktır.
English
This article is a study on relations of globalization with civil society ,transcendental state and democracy. Basic thesis of this study is an assumption based on the fact that democracy can not be imagined without civil society. For the formation of civil society, democracy must be regarded as a structure of its premise. Otherwise, this formed structure will not be democracy, it will be a structure of ontological identity thesis discussed in detail in this study. From this point of view, this article will focus on Iraqi war that has a global extent of influence and characteristics which can designate the fate of global civil society.
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Kadir Efeler
Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü
Anahtar Kelimeler: Devlet, Küresel Sivil Toplum, Küreselleşme - Global Civil Society, Goverment, Globalization
Savaş Karşıtı Şarkılar ve Sivil Toplum - Anti-War Songs and Civil Society
Özeti Görüntüle Türkçe
Değişim isteyen sosyal hareketler tarih boyunca zaman zaman şarkılara müracaat etmişler ve böylece hareket mensupları arasında düşünce birliğinin ötesinde duygusal birliktelik de yaratmaya çalışmışlardır. Yazıda protesto müziği denilen genre'ın diğer hareketler dışarıda bırakılarak sadece savaş karşıtı eylemlerdeki rolü üzerinde durulmuştur. İzci şarkıları her ülkenin kendi dilinde izcilere öğretilirken yıllık jamboree'lerde bir araya gelen izciler melodisi ortak olan şarkıları kendi dillerinde söylerken duygusal bir birliktelik hissedebilmektedirler. Küreselleşen dünyada İngilizce'nin de yaygınlaşmasıyla birlikte değişik ülkelerin farklı sivil toplum kuruluşlarının ortak şarkılar vasıtasıyla küresel sivil toplumu meydana getirebilmeleri ihtimali olduğu vurgulanmıştır.
English
Social movements that had been demanding a change throughout history had to resort to the songs in order to create an emotional union in addition to the ideal union among their members. The article deals with the role of genre which is called the protest music in the anti-war demonstratons excluding other instances in which the protest music has been used. The scouts learn the so-called scout songs in their native languages yet, when scouts from different nationalities come together in annual large parties called jamboree, each group would sing the same song in their own language with the help of a same melody. That English has become a common language for humanity in a globalizing world, various civil society groups from different countries may create a global civil society through shared songs and melo
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Ali Murat Yel
Yrd. Doç. Dr. Fatih Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü
Anahtar Kelimeler: Savaş, Küreselleşme - Anti-War, Globalization
Küresel Köyde "Öteki" İle Bir Arada Yaşama - Living Together with Others in the Global Village
Özeti Görüntüle Türkçe
Olumlu ve olumsuz etkileriyle küreselleşme süreci bilinen bir gerçektir. Siyasal, ekonomik ve askeri üstünlüğü elinde bulunduran hegemonyacı güçlerin bu süreçte önemli bir rol oynadıkları da bilinmektedir. İletişim ve ulaşım imkanları vasıtasıyla farklı kültürel ve dinsel gelenekler arasındaki ilişkiler ve öteki ile bir arada yaşama kaçınılmaz hale gelmiştir. Küreselleşme sürecinin olumsuz etkilerinin ve farklılıklar arasındaki çatışmanın önlenmesi ve barış, uyum ve birbirine saygı ortamının tesis edilmesi için kültürlerarası ve dinlerarası diyaloga önem verilmesi ve herkesin birbirini tanıma ve anlama süreciyle insanlığın ortak sorunlarına çözüm aramaya katkıda bulunması oldukça önemlidir.
English
The process of globalization with its positive and negative effects is a well-known reality. It is also well-known that hegemonic powers which have the political, economical and military superiority play an important role in this process. Due to the communicating and traveling facilities, the relationship between diverse cultural and religious traditions and living together with others become inevitable. To prevent the negative results of the process of globalization and the clash between diversities and to found peace, harmony and respect each other it is vitally important that the intercultural and interreligious dialogue must be considered of great importance, and that everybody must contribute to the process of understanding and knowing each other, and of seeking solution to common problems of humanity.
Cilt / Sayı:
3 Temmuz-Eylül 2003 - 3 July-September 2003
Yazar: Şinasi Gündüz
Doç. Dr. Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Din, Ekonomi - Globalization, Religion, Economy