Dergimizin yayımı "Çevre" kapak konulu 20. sayısı itibari ile sona ermiştir. Bu nedenle dergimizin aboneliği de bitmiştir. Ancak bu güne kadar yayımlanan sayılarımızın ve PDF biçiminde tek makalelerin satışı devam etmektedir.
Sivil Toplum Dergisi, yayın hayatına 2003 yılı Ocak ayında başlamış olan akademik bir dergidir. Dergimizin amacı Türkiye ve dünyadaki sivil toplumla ilişkili birikimi muhataplarına doğrudan ve derli toplu bir şekilde sunmaktır.
Sivil Toplum Dergisi, Türkiye'nin, sivil toplum alanına ve STK'lara yönelik yayımlanan ilk ve tek dergisidir. Üç ayda bir yayımlanan Sivil Toplum Dergisi'nin her sayısında, sivil toplum alanındaki önemli tartışmalara vurgu yapan bir dosya konusu çerçevesinde akademik makaleler, değerlendirme ve tanıtımlar yer almaktadır.
Dergimize gerek sorunları tartışmaya açarak ve gerekse iyi örneklikleri tanıtıp bunların yaygınlaşmasına katkıda bulunarak sivil inisiyatif alanını güçlendirmek arzusuyla yön vermekteyiz. Dergimiz, yayın kadrosu sadece farklılıkları kabul edebilme temelinde bir araya gelmiş olduğundan, her türlü farklılığa açıktır. İlke olarak sivil toplum hakkındaki her türlü bilimsel ve entelektüel düşüncenin sivil inisiyatif bilincinin gelişimine katkısı olacağını varsayıyoruz.
Yayın kalitesini her zaman önde tutan dergimiz, akademik başarısının bir kanıtı olarak, uluslararası alanda önemli akademik veritabanlarından Sociological Abstracts, Sociological Information ve CSA World Wide Political Science Abstract 'a kabul edilmiştir.
ST
10 Nisan-Haziran 2005 içinde bulunan makaleler (8)
Modern Devletin Mutlakçı ve Araçsal Yüzleri - The Absolutist and Instrumental Faces of Modern State
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu makalede modern devletin iki karşıt türevi olan mutlakçı (organik) ve araçsal (enstrümental) devlet formları üzerinde durulmaktadır. Bu devlet formlarını üreten siyasal geleneğin, örneğin, Kıta Avrupası kökenli ''devlet'' odaklı siyasal gelenek ile, Anglosakson kökenli ''birey'' odaklı siyasal geleneğin devlet modelinin düşünsel ve toplumsal kökenleri irdelenmektedir. Modern devletin, yaşanan siyasal ve sosyal gelişmelere paralel şekilde aldığı yeni görünüm, işlevlerindeki farklılaşma ve araçsal devlete doğru yaşanan değişimin izi sürülmektedir.
English
In this article organic and instrumental state forms that are two opposite derivative of modern state are insisted on. Intellectual and social roots of the political tradition which produces there state forms, for example political tradition of the Continental Europe with focus on ''state'' and political tradition of the Anglo-Sakson with focus on ''individual'' are scrutinized. New appearance of the modern state that it gets in the line of experiencing political and social developments, differentiction in its functions and the change towards instrumental state are traced.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Ömer Aytaç
Yrd. Doç. Dr. Fırat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Modern Devlet, Avrupa - Modern State, Europe
''Derin Devlet''in İdeolojisi - Ideology of ''the State within State''
Özeti Görüntüle Türkçe
Sadece Türkçeye özgü bir deyim olan ''derin devlet''in Türk Dil Kurumu sözlüğüne alınması ile bir tartışma başladı. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in bir gazeteye verdiği mülakat tartışmayı alevlendirdi. Makale, bu tartışmalar etrafında Türk siyasetinin önemli bir tartışma konusu haline gelen ''derin devlet''i irdeliyor. ''Derin devlet'', devleti koruma ve kollama adına hukuk dışı eylemler yapan, kanunların verdiği yetki ve imkanları suiistimal ederek demokrasiye, vatandaşların hak ve özgürlüklerine zarar veren devlet içindeki bir yapılanmayı ifade ediyor. Bu yapılanma, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurumsal kimliğine de aykırı bulunan bir cuntalaşmayı yansıtıyor. Derin devlet meşruiyetini, devleti ve vatanı tehlikelerden korumak gibi bir göreve dayandırırken, yaygın ve köklü bir paranoyaya kaynaklık ediyor. Devleti korumak için, iktidarı halkın uzağında tutmayı savunuyor ve demokrasiyi işlemez hale getirmek için de ilave anlamlar ve görevler yüklediği laikliğe müracaat ediyor. Kurtuluş Savaşı mitosu ve hukuk dışılığı, vatanın tehlikelerle boğuşması ile meşrulaştıran Kuvayı Milliye geleneğini bir ideolojiye dönüştürerek kullanıyor.
English
A discussion has started with the introduction of ''the State within State'' article in to Turkish Language Institution's Dictionary. Old President of Republic Süleyman Demirel's interview inflamed the discussions. This article is analyzing the one of the most important issues, ''deep state'', around these discussions. ''The State within State''is referring to the inner organization in the state mechanism which is organized in the name of protecting state via illegal actions. These organizations abuse their legal positions and harm the democracy and rights of people. At the sane time, these organizations reflect a junta in the Turkish Armed Forces contrary to its organizational identity. While ''the State within State'' bases legitimacy of its actions, on the duty of protecting state form the dangers, it springs a widespread and deep paranoia. ''The State within State'' gets away the government from people for protecting the state. For making democracy dysfunctional, they impose extra meanings and duties to laicism. They abuse ''Kuvva-yı Milliye'' tradition converted into an ideology, ''independence war mythos'' illegally which is legitimized by dangers around state
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Mümtaz'er Türköne
Prof. Dr. Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü
Anahtar Kelimeler: Devlet, İdeoloji - State, İdeology
Kutsalın Havzasında Seküler Devlet ve Sivil Toplum - Secular State and Civil Society in the Field of Sacred
Özeti Görüntüle Türkçe
Lutheran Protestanlık teolojisi hem devleti hem kiliseyi Tanrı'nın iki farklı egemenlik alanı olarak görmektedir. Bu nedenle kilise kadar devlet de kutsaldır. Fakat devlet, kilisenin yetkisinde olan manevi alana kesinlikle karışma hakkına sahip değildir. Kilise de devlete dünyevi icraatlarında herhangi bir telkin ve kısıtlamada bulunmaz. Orta Çağ Katolik toplumunun sosyal ortamından bakıldığında, Lutheran Protestanlık bu söylemi ile kutsal ve otoriter devletin karşısında güçlü bir dinsel alan oluşturmuştur. Bu alan aslında resmi olmayan manevi ve sivil alanı ifade etmektedir. Bu nedenle tarihsel olarak sivil toplumun tesisinin sağlanmasında, dinsel alanın sivilleştirilmesi en önemli başlangıçtır.
English
The Lutheran Protestant theology sees both state and the Church as two different dominational fields of God. Thus, the state is holy as well as the Church. However, the state has never the right to intervene with the spiritual domain which is under the authority of the Church. The Church does not intervene with the worldly affairs of the state, based on her religious sources by suggestions or restrictions, neither. When looked at through the social environment of Catholics of Middle Age, it is seen that Lutheran Protestantism had a strong religious domain against the sacred and authoritarian state by this claim. In fact, this domain suggests unofficial spiritual and civic domain. Therefore, in the process of establishing a civilian domain, the making of being civilized of religious domain became the most important beginning from the historical point of view.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Hakan Olgun
Araş. Gör. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe ve Din bilimleri Bölümü
Anahtar Kelimeler: Sekülerizm, Devlet, Protestanlık, Din - Religion, Secularism, State, Protestant
Osmanlı Şehirlerinde Devlet ve Sivil Toplum - State and Civil Society in The Ottoman Cities
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu çalışmada, tarihi arka planlarıyla birlikte Osmanlı şehirlerinin kuruluşları ve gelişmelerinde devlet ve sivil unsurların etkisi incelenmekte, şehirlerin fiziki yapılarında ve sosyal hayatlarında devlet ve sivil tesirler ele alınmaktadır. Araştırma sonucunda görülmüştür ki klasik diye adlandırılan dönemde (on beşinci ve on altıncı yüzyıllar), Balkanlar ve Anadolu'daki Osmanlı şehirlerinin kuruluşu ve gelişmesi üzerinde devlet tesiri büyük rol oynarken, bu tesir Orta Doğu ve Kuzey Afrika şehirlerinde daha azdır. Bahsedilen dönemde, şehirlerdeki hizmetlerin yürütülmesi, her iki bölgede, tamamıyla sivil kurumlara bırakılmıştır. On dokuzuncu yüzyılda imparatorluk genelinde modernleşme sürecine girilmesi ve sosyal devlet anlayışının benimsenmesiyle birlikte Anadolu ve Balkanlar'da, önceden sivil kurumların yürüttüğü hizmetleri devlet üstlenmiş, şehirlerin fiziki yapılarıyla birlikte sosyal hayatlarında ve idarelerinde giderek daha etkin rol oynamaya başlamıştır. Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki şehirlerde ise, devletin tesiri daha da azalırken, mahalli halk ve kurumlar, şehirlerin yönetiminde daha etkin hale gelmiştir.
English
This study is concerned with the influence of the state and civil factors on the establishment and development of the Ottoman urban centers, with special emphasis to their backgrounds. The influence of state and civil factors were also studied for the physical appearance and social life in these cities. The finding of the study is that, in the classical period, i.e. 15 and 16th centuries, the state took the initiative to develop the cities in the in Balkans and Anatolia. Therefore, in these regions, influence of the state was strong. The services for the city dwellers were provided by the vakıfs which represented the civil initiative. In the 19th century when the empire entered into a wholesale modernization process, the state started to provide the services which were previously provided by the vakıfs and its role in the life of the cities in the Balkans and Anatolia increased effectively, while the cities in the Middle East and North Africa remained immune from direct intervention of the state. The local population and the local institutions took effective roles in the administration and lives of the cities in these regions which refers to the development of the civil initiative these regions.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Fatma Acun
Doç. Dr. Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Şehir, Devlet - Ottoman, City, State
Apolitik Politikaların İnşacısı Olarak Sivil Toplum - Civil Society As An Apolitical Political Actor
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu çalışma, sivil toplumun politik toplum karşısında kazandığı özgürleşmeye paralel olarak apolitik bir politika inşasına yöneldiği varsayımına dayanmaktadır. On sekizinci yüzyılda başlayan sivil toplum tartışmaları, ilk defa politik toplumun mutlak devlet konseptine karşı özgürleşerek söz konusu inşaya yönelik ilk adımları atmaktadır. Sivil toplumun asıl aktör olmaya başladığı ikinci konsept, küresel sivil toplumdur. Burada politik toplum, küresel bir bağlama yerleşerek sivil toplumu bütünüyle yönlendirme iddiasından uzaklaşmaktadır. Devletin küçülmesi, özelleştirme gibi politik arayışlar, sivil toplumu, apolitik politik inşacı olarak öne çıkarmaktadır. Eğitimden kültüre, yoksullukla mücadeleden kalkınma programlarına kadar bir dizi projelere yönelen sivil toplum, toplumsal politikalar geliştirerek çeşitli uygulamalara gitmektedir.
English
This study is based on the idea that civil society aims an apolitical politics parallel to its emancipation it attained against political society. The civil society debates that started in the 19th century began its development by emancipation from the notion of absolute state for the first time. The second notion that civil society became an actor is that of global civil society. Here, political society distanced from its earlier assertion of its total control over civil society. The attempts of the small state and privatization present civil society as an apolitical political actor. Many projects are practiced, from education to culture, from fight against poverty to development programs.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Ergün Yıldırım
Yrd. Doç. Dr. Dumlupınar Üniversitesi Soyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Apolitik, Sivil, Toplum, Devlet - Apolitical, Civil, Society, State
Sinan Çetin Sineması'nda Birey-Devlet İlişkisi - Individual-State Relationships in Sinan Çetin Films
Özeti Görüntüle Türkçe
John Locke'un soysal sözleşmesinde teorik çerçevesi çizilen ve adına ''özgürlük külliyatı'' dediğimiz liberal düşünce geleneğinin üç temel dayanağı vardır: özgürlük, mülkiyet, yaşama hakkı. Liberal düşünce geleneğinde devletin ortaya çıkışı ve devletin sınırları da bu hakların kullanılışı ile yakından ilgilidir. Özellikle Türkiye gibi devleti kutsallaştıran ve dokunulmaz kılan siyasal kültüre sahip ülkelerde, birey, devlete karşı fesadın kaynağı olarak görülmüştür. Türkiye'deki güçlü devlet geleneği, bireyi yok sayan siyasal kültür anlayışı, aynı zamanda bunu eleştiren eserlerin ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Bu yönde eser veren sanatçılardan biri Sinan Çetin'dir. Çetin her türlü kolektivizmin karşısında olarak, bireye karşı en büyük tehdidin güçlü devlet anlayışına sahip olan siyasal kültürel gelenekten geldiğini belirtmiş, eserlerini bu yöndeki devlet anlayışı ile mücadeleye adamıştır.
English
Liberalism based on three points according to John Locke whose contract draws the face of it as ''freedom of corpus''; freedom, ownership and right of life. These rights are closely related with appearance of state and the line of state according to tradition of liberalism. Individual is the core of poisonous in states, which people see the state as holly such as Turkey. This situation has brought critical approaches to strong tradition of state. One of them is Sinan Çetin who gives his products namely liberal thinking. He always disagrees with collectivism. According to Sinan Çetin one of the most important threat for individual is state and so his products show his approaches.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Murat Soydan
Araş. Gör.Erciyes Üniversitesi RAdyo TV Sinema Bölümü
Anahtar Kelimeler: Liberalizm, John Locke, Birey, Devlet - Liberalism, John Locke, Individual, State
Avrupa'da Müslüman Azınlık Örgütlerinde Gönüllü Çalışma: Hollanda Örneği - Volunteer Work in the Organizations of Muslim Minority: The Case of the Netherlands
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu makalede Hollanda'da gönüllü kuruluşlar olarak işlev gören cami dernekleri sivil toplum perspektifinden incelenmektedir. Başlangıçta müslüman azınlıkların dini ve kültürel gereksinimlerini karşılamak üzere kurulmuş olan cami dernekleri, zamanla önemli bir değişim geçirerek, müslümanların Hollanda toplumuna entegrasyonuna yönelik yeni işlevler de kazanmışlardır. Bu değişimin başarılmasında seksenli yılların ortasından itibaren ikinci kuşak gençlerin cami derneklerinde görev alması önemli bir rol oynamıştır. Bugün hem cami derneklerinde hem de cami çevresinde farklı amaç gruplarına yönelik olarak kurulmuş olan örgütlerin yönetiminde ikinci kuşak gençler belirleyici bir konumdadır. Ancak bu değişimin her müslüman grupta aynı düzeyde olduğu söylenemez. Türk cami derneklerine kıyasla Faslı cami dernekleri daha az etkin ve gelişmiş durumdadır. Bunun da temel sebebi, cami yönetimlerinde hala birinci kuşağın söz sahibi olmasıdır.
English
This essay deals with the issue of mosque associations in Netherlands and asks the question of whether they can be seen as NGO's. Mosque associations are founded at the beginning as the ones that help Muslim minority groups to their religious needs. But as voluntary associations they gain more functions in the process with respect to the integration of these groups into Dutch society, and appear as organizations that have cultural and social roles. Our aim is to show that this change is due to the effects of the members of the 'second generations' who begin to have active roles in these organizations especially since the middle of the 80's. It can be argued that this change is not only in the character of the membership but also with respect to aims and scope of the organizations in question. Now they can be seen as multi-functional associations in that within them there are different sub-organizations that have different parts of the society as their target groups. Nevertheless this is not in all cases so; because while Turkish ones evolve from religious to the 'non-governmental organizations', especially Moroccan ones remain what they were at the beginning. We argue that this is due to fact that in the Moroccan associations the 'first generations' for the most part still have power.
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Kadir Canatan
Serbest araştırmacı
Anahtar Kelimeler: Avrupa, Müslüman, Gönüllülük, Hollanda - Europe, Muslim, Volunteer, Netherland
Kaos, Entropi, Hürriyetlerin Korunumu, Devlet ve Sivil Toplum - Chaos, Entropy, Protection of Liberties, State and Civil Society
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu kısa makalede, "entropi", "kaos", "kargaşa" ve "hürriyetlerin korunumu kanunu" gibi kavramların ışığı altında, devlet ve sivil toplum problemine kısa ve özlü bir kritisyen bakış denemesinde bulunulmuştur. ''Devlet'', ''düzen'' fikrinin içtimai varlık alanındaki en somut, en mütekamil şeklidir. Bütünüyle devletsizlik bir ''kargaşa''dır ve bu bir tehlikedir. Fakat mutlak otorite sahibi ve yalnızca kendisine karşı sorumlu bir devlet de bir başka tehlikedir. Hem hakları ve hürriyetleri tahrip eder hem de sosyal entropiyi sürekli büyüterek kendisinin ve cemiyetin yıkımını hızlandırır. Bütün bu ahval ve şerait tahtında en optimal hal tarzı katılımcı, demokrat, sivil toplumun sıhhatli bir şekilde inşasıdır; ancak, o da kendisiyle beraber yeni problem alanları ve riskler yaratır.
English
In this short article in the light of entrophy, chaos, anarchy and sum of liberties notions I will make a critical analysis of state and civil society. State is the solid and best outlook of idea of order. Statelessness is anarchy and this is a danger. But on the other hand an absolute state is also dangerous; because it eighter slashes rights and liberties and enlarges ocial entropy that is fasten the collapse of itself and society. Under all these conditions and in this state the optimal governing is the construction of participatory, democratic civil society although it brings some new peculier problems with it
Cilt / Sayı:
10 Nisan-Haziran 2005 - 10 April-June 2005
Yazar: Durmuş Hocaoğlu
Yard. Doç. Dr. Marmara Üniversitesi, Fizik Bölümü
Anahtar Kelimeler: Kaos, Entropi, Hürriyet, Devlet, Sivil Toplum - Chaos, Entropy, Protection, State, Civil Society