Dergimizin yayımı "Çevre" kapak konulu 20. sayısı itibari ile sona ermiştir. Bu nedenle dergimizin aboneliği de bitmiştir. Ancak bu güne kadar yayımlanan sayılarımızın ve PDF biçiminde tek makalelerin satışı devam etmektedir.
Sivil Toplum Dergisi, yayın hayatına 2003 yılı Ocak ayında başlamış olan akademik bir dergidir. Dergimizin amacı Türkiye ve dünyadaki sivil toplumla ilişkili birikimi muhataplarına doğrudan ve derli toplu bir şekilde sunmaktır.
Sivil Toplum Dergisi, Türkiye'nin, sivil toplum alanına ve STK'lara yönelik yayımlanan ilk ve tek dergisidir. Üç ayda bir yayımlanan Sivil Toplum Dergisi'nin her sayısında, sivil toplum alanındaki önemli tartışmalara vurgu yapan bir dosya konusu çerçevesinde akademik makaleler, değerlendirme ve tanıtımlar yer almaktadır.
Dergimize gerek sorunları tartışmaya açarak ve gerekse iyi örneklikleri tanıtıp bunların yaygınlaşmasına katkıda bulunarak sivil inisiyatif alanını güçlendirmek arzusuyla yön vermekteyiz. Dergimiz, yayın kadrosu sadece farklılıkları kabul edebilme temelinde bir araya gelmiş olduğundan, her türlü farklılığa açıktır. İlke olarak sivil toplum hakkındaki her türlü bilimsel ve entelektüel düşüncenin sivil inisiyatif bilincinin gelişimine katkısı olacağını varsayıyoruz.
Yayın kalitesini her zaman önde tutan dergimiz, akademik başarısının bir kanıtı olarak, uluslararası alanda önemli akademik veritabanlarından Sociological Abstracts, Sociological Information ve CSA World Wide Political Science Abstract 'a kabul edilmiştir.
ST
16 Ekim-Aralık 2006 içinde bulunan makaleler (7)
Türk Medyası'nda Egemen Çocukluk İmgesi - The Dominant Childhood İmage İn The Turkish Massa Media
Özeti Görüntüle Türkçe
Türk medyasının çocuklar üzerinden ve onlarla birlikte yeniden ürettiği egemen çocukluk imgesi, çeşitli çevrelerde değişik haller almasına karşın büyük ölçüde araçsallaştırılmış bir ilişki içermekte; bu tek yönlü, mutlak, hiyerarşik ve yetişkin belirlemesine dayalı ilişki, çocuğun çocukluğunu kitle iletişim araçlarında alabildiğine bozmakta, hatta çarpıtmaktadır. Çocukluğun kitle iletişim araçlarında sınırlı ve yetişkin-yönelimli bir dünyanın birbiriyle ilişkili ikili parametrelerinin (piyasa-marka, toplum/sallık-şöhret, eğitim-rekabet, beslenme-fast food, çevre-ayrıcalıklı/yalıtılmış mekan, imgesel gerçeklik-sihir vb) sınırları içinde yeniden tanımlanması sürecinde çarpıtma, büyük ölçüde çocukluğun geleneksel/tarihsel bilindik biçimlerini (mahalle arkadaşlıkları, doğada oynama, büyüklerden masal dinlemek vb) bozmakta; çocuk, çocukluğun dışında başka çağ ve devrelere (gençlik, yetişkinlik) özgü dünyalar (tüketim piyasası, reklam sektörü, yerli TV dizileri, sihirli dünya ya da abartılı fantezi, rekabete dayalı eğitim, vb.) içinde kurulmaya çağrılmaktadır. Yetişkinlerin kitle iletişim araçlarıyla dolayımladığı (mediation) çeşitli kurumsal (ideolojik, ekonomik, örgütsel, eğitsel vd) talepler, çocukluğun doğal gereklerini, çocuğu istismar eden alanlara transfer ederek kullanmakta, çarpıtmakta; tek kelimeyle araçsallaştırmaktadır. Bu açıdan Türk medyasında yer alan çeşitli tipolojik örnekler (dizi kahramanı, haber öznesi, yazı konusu çocuk ya da çocuk kahramanlara dair yayınlar) üzerinden yapılan söylem analizleri, bize bu tek yönlü, mutlak ve hiyerarşik ilişkinin yönelimini göstermektedir. Egemen çocuk(luk) imgesini medyada ve medyayla birlikte yeniden üreten yetişkinlerin ideolojik, iktisadi ve kültürel vb. ilişkisel değerlerinin içinde yeniden tanımlanan, aslında çarpıtılan çocukluğun geleneksel/tarihsel doğasının bir kez daha irdelenmesi, çocukların bir zamanlar kovuldukları saf ve masumane alanların (doğanın bağrında oyun, kendi başına oyuncak üretme, biyolojik annenin ninni ve masal dünyası, mahalle arkadaşlıkları, kendine özgü mekanlar vb.) değerini de ortaya koyacaktır.
English
In spite of its various forms in the different circles, the dominant image of childhood reproduced by the Turkish mass media on and with children represents an instrumentalist relationship. Based on one-sided, absolute, and hierarchical definitions of the adult, this relationship damages and even distorts the childhood of children by using mass media inappropriately. The distortion in the redefinition of childhood in the borders of some binary parameters (market-brand, society/sociability-fame, education-competition, nourishment-fast food, milieu-privileged/isolated space, imaginary reality-magic etc.) in the mass media —in which adult-oriented views are dominant— makes, on a large scale, the authentic nature of childhood disappear. So the children are called to form their identities within the values of other ages and terms specific to youth and adulthood and worlds unfamiliar for them such as consumption markets, the advertisement sector, national TV series, magic world, education based on competition and elimination. Various institutional demands mediated by the adults via the mass media distort the nature of childhood by transferring the child to the spaces open to adult exploitation. This is the, to explain in a one word, instrumentalisation of the childhood. From this point of view, a content or discourse analysis conducted on some typical TV shows in the Turkish mass media denotes the tendency of this one-sided, absolute and hierarchic relationship. The research on authentic nature of childhood —redefined, in fact, distorted within the relational values of adults who produced the dominant image of childhood in and with the mass media— has the potential to show us some ingenuous and pure areas special to the childhood in the old periods.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Kemal İnal
Doç. Dr. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Medya, Çocuk, Türkiye - Media, Child, Turkey
'Sokak Çocukları' Sorunuyla Mücadelede Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü - The Role of Civil Society Organizations in Solving the Problem of Street Children
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu makale, son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde sayıları hızla artan sokak çocukları sorununu ve bu sorun ile mücadelede sivil toplum örgütlerinin rolünü eleştirel bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde yoksulluk pek çok sosyal sorunu ortaya çıkaran ana etmen olmanın yanı sıra, toplumsal dışlanmayı da beraberinde getirmektedir. Sokak çocukları sorunu tam da bu yeni yoksulluk ve sosyal dışlanma süreçlerinin kesişim noktasında bulunmaktadır. Yoksulluk, en fazla çocukları, yaşlıları ve engellileri sosyal dışlanma tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Yoksul ve sosyal güvencesi bulunmayan ailelerde büyüyen çocuklar, sağlık ve eğitim gibi toplumsal kaynaklara ulaşmada güçlük çekerken, bu durum onların daha küçük yaşlarda birey olarak toplum ile kurdukları ilişkileri tahrip etmektedir. Bu bağlamda, artan yoksulluk ve dışlanmaya karşı etkin çözümler üretme konusunda sivil toplum örgütlerinin önemi artmaktadır. Ancak, sivil toplum örgütlerinin yoksullukla mücadelede üstleneceği işlev, devletin sosyal sorumluluk alanını daraltan ve boşluğu doldurmak için sivil toplumu göreve çağıran yeni-liberal söylemin içinde hareket etmek değil, devlete sürekli sosyal devlet olmanın gereğini hatırlatan ve sorumluluklarını yerine getirmesi için toplumsal ve siyasal bilinç yaratmak olmalıdır.
English
This paper examines the role of non-governmental organizations in relation to question of ''street children.'' For the last two decades, the number of street children in developing countries has been on the rise dramatically. Behind this rapid increase are poverty and social exclusion that impact children, the old and women most adversely. Poverty, social deprivation and violence not only force children to participate in informal economy to contribute to the household economy, but also result in weakening of family ties, living on the streets, and substance and drug abuses among young children. In this context, NGOs have important roles to play in bringing up solution to the problem. Indeed, in the past decade many NGOs emerged with an agenda to help street children. While the activities of NGOs are important and must be appreciated, civil society organizations often tend to assume uncritically the role neo-liberal agenda set for them. However, we argue that the most important role NGOs could play is to challenge the very neo-liberal agenda that destroys the social policies and responsibilities of the welfare state.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Özkan Yıldız, Emin B. Adaş
Yrd. Doç. Dr. Gaziantep Üniversitesi Sosyoloji Bölümü, Yrd. Doç. Dr. Gaziantep Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Sokak Çocukları, Sivil Toplum, Yoksulluk - Street Children, Civil Society, Poverty
Manipülasyon ve Öznenin Yitimi: Eğitim ve İdeoloji İlişkileri Bağlamında Çocuk Edebiyatı - Manipulation and Loss of Subject: Child Literature in the Context of Education and Ideology
Özeti Görüntüle Türkçe
Bütün kültürel üretimler ideolojik bir içeriğe sahiptir. Bu gerekçeden dolayı, kültürel unsurlardan olan eğitim ve sanat da ideolojiktirler. Zira eğitmek bir amaca, bir içeriğe ve bir şablona göredir. Çocuk eğitiminin yardımcı araçlarından bir tanesi olarak değerlendirilen çocuk edebiyatı da, büsbütün ideolojik bir tahakkümle gerçekleşir. İdeoloji bireyleri, özellikle çocukları dönüştürmede ve manipülasyonda çocuk edebiyatını etkili bir biçimde kullanır. Bu kimi zaman edebi kriterlerle gerçekleşse de, genelde edebiyatı saf dışı bırakarak gerçekleşir.
English
All cultural outputs have an ideologic content. Hence, education and art as a cultural element are also ideolgical. Thus, education has always been in accordance with a objectives, contents and schema. Child literature which is evaluated as a helping instrument in pedegogy is completely set through ideological domination. İdeology utilizes literature in transforming and manipulating individuals, mainly children. This sometimes is performed by literature criteria but they are often ignored.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Kenan Çağan
Dr. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Eğitim, Çocuk, Edebiyat - Education, Children, Literature
Manipülasyon ve Öznenin Yitimi: Eğitim ve İdeoloji İlişkileri Bağlamında Çocuk Edebiyatı - Manipulation and Loss of Subject: Child Literature in the Context of Education and Ideology
Özeti Görüntüle Türkçe
Bütün kültürel üretimler ideolojik bir içeriğe sahiptir. Bu gerekçeden dolayı, kültürel unsurlardan olan eğitim ve sanat da ideolojiktirler. Zira eğitmek bir amaca, bir içeriğe ve bir şablona göredir. Çocuk eğitiminin yardımcı araçlarından bir tanesi olarak değerlendirilen çocuk edebiyatı da, büsbütün ideolojik bir tahakkümle gerçekleşir. İdeoloji bireyleri, özellikle çocukları dönüştürmede ve manipülasyonda çocuk edebiyatını etkili bir biçimde kullanır. Bu kimi zaman edebi kriterlerle gerçekleşse de, genelde edebiyatı saf dışı bırakarak gerçekleşir.
English
All cultural outputs have an ideologic content. Hence, education and art as a cultural element are also ideolgical. Thus, education has always been in accordance with a objectives, contents and schema. Child literature which is evaluated as a helping instrument in pedegogy is completely set through ideological domination. İdeology utilizes literature in transforming and manipulating individuals, mainly children. This sometimes is performed by literature criteria but they are often ignored.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Kenan Çağan
Dr. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: Eğitim, Çocuk, Edebiyat - Education, Children, Literature
Çocuk Hakları ve Paternalizm - Children Rights and Paternalism
Özeti Görüntüle Türkçe
Çocukların yetişkinlerle ilişkilerinde toplumsal ve politik statülerinin ne olması gerektiğine ilişkin ileri sürülen iki yaklaşımdan biri olan paternalist argümana göre, çocukların esenliği adına onların seçim ve davranışlarının sınırlanması gerekir. Çocuk özgürleşmesi argümanı ise, bireysel otonomilerine dayanarak eyleyebilen çocukların yetişkinlerle aynı hak ve özgürlüklere sahip olması gerektiğini ileri sürer. Biz bu her iki yaklaşımın bazı yönleriyle neden kabul edilemez olduklarını gösterip, çocuklar için daha adil toplumsal ve politik bir durumu oluşturmanın koşulları olarak yetişkinlerin çocukluğa ilişkin sahip oldukları geleneksel ve politik kabullerin sürekli eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutmalarının, çocukları ihtiyaç ve taleplerini kendilerine özgü tarzlarda ifade edebilen politik özneler olarak görmenin ve söz konusu ihtiyaç ve talepleri önemseyen kamusal bir alanı oluşturmanın gerekliliğine vurgu yapmaya çalışacağız.
English
In this paper, we shall tackle two approaches in relation to the question of how a proper relationship between children and adults should be. According to paternalist approach, there should be some restrictions on children's choices fort he sake of their own welfare. The other approach, children's liberation argument, claims that those children having the capacity of exercising their individual autonomy should have the same rights and liberties as adults. We shall reject these approaches in some aspects, and try to develop the arguments that creating a just social and political condition for children, firstly, requires that traditional and political perceptions toward children should be always criticized and revised for the better alternatives. Second creating such a social and political condition requires an acceptance that children are political agents being able to express their needs and demands in their own distinctive ways. Hence, we shall try to emphasise the need for establishing a public sphere for children, through which their needs and demands are taken seriously.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Erol Kuyurtar
Yrd. Doç. Dr. Muğla Üniversitesi Felsefe Bölümü
Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocuk Hakları, Paternalizm - Child, Children Rights, Paternalism
Gençlerin ''Koç''u Göçmen Gençlerin Toplumla Bütünleşme Çabalarına Sivil Toplum Kuruluşlarının Katkısı: Köln Örneği - The Contribution of Civil Society for Social Integration of Emigrant Young People: Cologne Case
Özeti Görüntüle Türkçe
Göçmen gençlerin, içinde bulundukları toplumsal yapıya uyum sağlamaları için yapılan çalışmalar Batı Avrupa ülkelerinin öncelikli konularından birisi haline gelmiştir. Bu alanda yürütülen çalışmaların büyük oranda sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu çalışmada, Almanya'nın Köln kentinde göçmen gençlere ve ailelere yönelik faaliyet gösteren COACH e.V'nin programları ve hizmet verme süreci tartışılmaktadır.
English
The efforts for social integration of emigrant young people have become a prior topic for West European Countries. It has been observed that these efforts mainly operated by non-governmental organizations. In this study, the programs and service delivery process of COACH e.V. which is a NGO working for emigrant young people and their families, will be discussed.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Fatma Parla, Yüksel Baykara Acar, Kevser Baykara Pehlivan, Hakan Acar
Dr. Interkulturelle Sozial Servis, Dr. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü, Yrd. Doç. Dr. Muğla Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü, Dr. Hacattepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü
Anahtar Kelimeler: Göçmenlik, Genç, Sivil Toplum, Almanya - Emigrant, Young, Civil Society, Deutchland
AB Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşlarının Stratejik Açıdan Değerlendirilmesi - Be Evaluating As Strategic Of Volunteer Organizations In The European Union Process
Özeti Görüntüle Türkçe
Sivil toplum, kar amacı gütmeden sadece toplumsal iyinin elde edilmesi ve sürdürülmesine yönelik gönüllü insanların bir araya gelmesiyle oluşan, dostluk, dayanışma ve iş birliği ekseninde duygu, düşünce, beklenti ve tepkilerin barışçı yollarla ifade edilmesini sağlayan devletten bağımsız özerk yapılanmalardır. Sivil toplum bilincini yaymak ve üçüncü sektör olarak adlandırılan sivil toplumun amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla kurulan yapılar ise sivil toplum kuruluşları (STK) olarak adlandırılmaktadır. Sivil toplumun işlevi, STK'ların sayısı ve etkinliği, devlet politikaları ile karar mekanizmalarına etkisi gibi faktörler, bir ülkenin demokratikleşme düzeyinin en önemli referansları kabul edilmektedir. STK'lar gerçek anlam ve değerlerine ancak katılımcı demokrasilerde ulaşabilmektedir. Türkiye'nin modernleşme politikası olan Avrupa Birliği (AB), birlik içine kabul edeceği ülkelerin kendi normlarına uygun, belirli bir demokrasi seviyesine ulaşmasını şart koşmaktadır ki, bu süreçte STK'lara demokratikleşme çabalarının hızlanması ve toplumun AB sürecine katılımının kolaylaştırılması açısından önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmada, sivil toplum ve demokrasi kavramları birlikte ele alınarak AB sürecinde STK'ların oynadığı rol sorgulanacaktır.
English
Civil society is a non-profit and autonomous corporation, which consists of participation of willing people to provide benefits for the sake of society. In civil society, the main aim is to be able to express emotions, thoughts, expectations and reactions in various but harmonous ways. Today, civil society is called the third sector. The founded structures to spread the conscious of civil society is called volunteer organizations. Some factors such as the function of civil society and the number of volunteer organizations refer to the level of democracy in countries. Volunteer organizations can only reach their real values with participated democracy. European Union, -one of the modernism policies of Turkey to be in this union- conditions particular democratic levels to countries that will be included in the association. Because of this, volunteer organizations take a very important role in this process. The aim of this paper is to explain the concepts such as civil society, democracy and roles of volunteer organizations in the process of joining the European Union, Turkey is performing, and must perform of Turkey.
Cilt / Sayı:
16 Ekim-Aralık 2006 - 16 October-December 2006
Yazar: Bilgehan Gültekin, Selin Bitirim
Yrd. Doç. Dr. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi, Yüksek Lisans Öğrencisi Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü
Anahtar Kelimeler: AB, Avrupa Birliği, Sivil Toplum Kuruluşları - European Union ,NGO's