Dergimizin yayımı "Çevre" kapak konulu 20. sayısı itibari ile sona ermiştir. Bu nedenle dergimizin aboneliği de bitmiştir. Ancak bu güne kadar yayımlanan sayılarımızın ve PDF biçiminde tek makalelerin satışı devam etmektedir.
Sivil Toplum Dergisi, yayın hayatına 2003 yılı Ocak ayında başlamış olan akademik bir dergidir. Dergimizin amacı Türkiye ve dünyadaki sivil toplumla ilişkili birikimi muhataplarına doğrudan ve derli toplu bir şekilde sunmaktır.
Sivil Toplum Dergisi, Türkiye'nin, sivil toplum alanına ve STK'lara yönelik yayımlanan ilk ve tek dergisidir. Üç ayda bir yayımlanan Sivil Toplum Dergisi'nin her sayısında, sivil toplum alanındaki önemli tartışmalara vurgu yapan bir dosya konusu çerçevesinde akademik makaleler, değerlendirme ve tanıtımlar yer almaktadır.
Dergimize gerek sorunları tartışmaya açarak ve gerekse iyi örneklikleri tanıtıp bunların yaygınlaşmasına katkıda bulunarak sivil inisiyatif alanını güçlendirmek arzusuyla yön vermekteyiz. Dergimiz, yayın kadrosu sadece farklılıkları kabul edebilme temelinde bir araya gelmiş olduğundan, her türlü farklılığa açıktır. İlke olarak sivil toplum hakkındaki her türlü bilimsel ve entelektüel düşüncenin sivil inisiyatif bilincinin gelişimine katkısı olacağını varsayıyoruz.
Yayın kalitesini her zaman önde tutan dergimiz, akademik başarısının bir kanıtı olarak, uluslararası alanda önemli akademik veritabanlarından Sociological Abstracts, Sociological Information ve CSA World Wide Political Science Abstract 'a kabul edilmiştir.
ST
20 Ekim-Aralık 2007 içinde bulunan makaleler (10)
Çevre Sorunu mu? Kadın Sorunu mu? - Environmental Problem or Women's Problem?
Özeti Görüntüle Türkçe
Ekofeminist bakış açısı çevre sorununu
kadın sorunu olarak görür.
Kadın ve doğanın ataerkil bağlantısı
ve ikili tahakkümü, kadın sorunlarının olduğu kadar günümüzdeki çevre
sorunlarının ve doğanın tahakküm altına
alınmasının da ana nedenidir. Bunlardan birine
uygulanacak çözüm diğer sorunun da
çözümüne yardım eder. Ancak doğanın ya
da kadının özgürleşmesi bir diğerinin özgürleşmesini
gerektirmez. Doğanın tahakküm
altına alınması ve çevre sorunlarının
nedeni insan-merkezci, antroposentrik bakış açısıdır. Kadın sorunları ise ataerkil bakış açısından kaynaklanır. Antroposentrizm
ve ataerkillik iki farklı tahakküm kaynağı
olarak tarihsel ve sosyal bağlamda olduğu kadar mekansal farklılıklar da dikkate
alınarak ayrı ayrı çözümlenmelidir.
English
Ecofeminist outlook analysis environmental problem as women's problem. Patriarchal
connection of women and nature, and twin oppression are the main causes of oppression
of nature, contemporary environmental problems, as well as women's problem. Solutions
applied to one of them will help to dissolve the other one. However, liberation
of nature or women doesn't necessitate the liberation of the other one. The main cause
of environmental problems and the oppression of nature is anthropocentric outlook,
whereas women's problem drives from patriarchy. Anthropocentrism and patriarchy as
two different sources of oppression needs to be analyzed separately regarding spatial differences
as well as in historical and social contexts.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Yrd. Doç. Dr. Oya Beklan Çetin
Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: -
Postmodernizm Ayracında Ekolojist Düşünce ve Kapitalist Rasyonellik Üzerine - On Ecologist Thought and Capitalist Rationalism in the Context of Post Modernism
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu makalede ekolojist düşünce ile
kapitalist rasyonellik arasındaki organik
ilişki üzerine bir dizi spekülasyon
geliştirilmiştir. Ekolojik hassasiyet
bir tür yeni ekonomi modeli olarak
kapitalist sistemi en azından iki noktada
destekler. Ekolojik gündem gelişmekte
olan ülkelerin kalkınmasını güçleştiren
önerileri ön plana çıkararak merkez ile
çevre arasındaki bağımlılığın devamına katkı
da bulunur. Ayrıca ekolojist düşünce doğayı metalaştıran tüketim kodlarını destekler
ve yeşil ekonomi odağında yeni bir rant
ekonomisine yardımcı olur. Tabi ekolojist
hareket yalnızca kapitalizmle değil aynı zamanda
postmodern burjuva toplumunun
var oluşsal kriziyle de ilintidir. Eco özne
yeni bir dinin savunuculuğuna soyunmuş
ve Batı toplumundaki bir dizi çelişkiyi kendi
varlığında kristalleştirmiş oldukça sorunlu
bir aktördür.
English
In this article a set of speculations has been developed on the organic relationship between
ecologist thought and capitalist rationalism. Ecologic sensitivity as a new model for
economy supports the capitalist system in at least two points. The ecologic agenda, contributes
to the dependency between the centre and the periphery by bringing in suggestions
which render progress difficult in the developing countries. Furthermore the ecologist
thought supports consumption codes which merchandise the nature and assists a
new annuity in the focus of green economy. Certainly the ecologist movement is not
only related to capitalism but also to the existentialist crisis of the post modern bourgeois
society. The eco subject is a quite problematic actor which has set itself for the advocacy
of a new religion and which has crystallized a set of conflicts in its own being.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Armağan Öztürk
Araştırma Görevlisi ODTÜ Sosyoloji Bölümü
Anahtar Kelimeler: -
Ruhsal Yozlaşma ve Toplumsal Çürümenin Ekolojik Dengenin Bozulmasına Etkisi - The Effect of Spiritual Degeneration and Social Decay on the Deterioration of Ecological Equilibrium
Özeti Görüntüle Türkçe
Gezegenimizin tarihinde hiç böylesi
kritik bir noktaya gelinmemişti. Bunalı
mın kaynağı, dünyayı ve global
ekosistemi son derece değerli gören;
külli var oluş panoramasında birincil
derecede özen gösterilmeye liyakatli
addeden kadim doğa felsefesi ve paradigması
nın terk edilerek seküler bir bilim ve
tatmin olunamayan bir tüketim anlayışının
onun yerine geçirilmesidir. Ebedi hikmet
ile açık uçlu kutsal bilim (scienta sacra) anlayı
şının yitirilmesiyle kutsaldan uzaklaşan
yaşamlar da salt maddi hazların o geri dönüşsüz
labirentlerinde boğulmakta; insani
duyarlılıklarını yitirerek kirlenmekte kendine
ve kozmosun varlık nedenine yabancı
laşmaktadır. O nedenle kozmik realiteyi
aşkınlık alanının bir ayeti olarak algılayan;
bu nedenle karşısında sevgi ve merhamet
duygularıyla davranan bir ruhu, Capra'nın
benimsediği bir terkiple kozmoteandrik
[kozmos, Tanrı ve insan] paradigmayı etkin
kılmak gerekmektedir.
English
In the history of our Planet, probably has not been to come to difficulty one such as this
point. The source of crisis has been passed instead of his with leave from Ancient Nature
Philosophy and Paradigm which values to secular science paradigm and comprehension
of consumption. The human has been degenerationed with lost humanely sensitivities,
strangled in the labyrinths of pure physical enjoyment and aliened to own and to
the existence reason of Cosmos. However, the reason of cosmic reality must be required
dominant and perceived a verse of transcendental scope. With this reason; the spirit
which behaves with love and merciful sensations towards earth.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Prof. Dr. Sadık Kılıç
Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Anahtar Kelimeler: -
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği - Global Warming and Climate Change
Özeti Görüntüle Türkçe
Küresel ısınma, sera gazları olarak
adlandırılan bazı gazların yeryüzüne
yakın atmosfer tabakalarında yoğun
bir şekilde birikmesi sonucunda katı
yerkabuğu ile ona yakın hava tabakası
na ait sıcaklığın gittikçe artması sürecidir.
Küresel iklim değişikliği ise küresel ısınmaya
bağlı olarak diğer iklim ögelerinin (nem,
yağış, hava hareketleri) değişmesi olayıdır.
Küresel ısınmanın sel, kuraklık, susuzluk,
toplu ölümler, iklim ilticaları vs. gibi ekolojik
ekonomik ve sosyolojik sonuçları baş
göstermeye başlamıştır. Birçok bilim insanı
bu durumu "Ekolojik kıyamet hızla yaklaşı
yor." şeklinde değerlendirmektedir. Bu
kıyametin önüne geçilemese de yine de bir
şeyler yapmak, hiçbir şey yapmamaya kıyasla daha yararlı olacaktır.
English
Global warming refers to the increase in the average temperature of the Earth's near-surface
air and oceans by the greenhouse gases in recent decades and its projected continuation.
Climate change refers to the variation in the Earth's global climate or in regional
climates over time because of other climate components like humidity, precipitation and
air movement. Some sociological, ecological and economic results have started to come
out after global warming; flood, drought, evaporation, climate refuge etc. Some
researchers describe the situation "ecological doomsday is coming fast". This article is
focusing on the process and future of the global warming.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Prof. Dr. Necmettin Çepel
İ. Ü. Orman Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi - TEMA Vakfı Mütevelliler Heyeti Üyesi
Anahtar Kelimeler: -
Su Krizini Sifonlar mı Çözecek - Who Solve Water Crisis: Flushes
Özeti Görüntüle Türkçe
Yaşadığımız su krizinin ardında sistem
krizi vardır. Su krizinin ardında
eşitsizlik olgusu, dünyayı sömüren
zenginlerin yoksulları atılacak çöp
sayması vardır, su krizinin ardında
sazanların, alabalıkların üreme olanağını
elinden alan barajcı / kalkınmacı teknokrat
kafanın olayları kavrama eksikliği vardır, su
krizinin ardında kendi kısa vadeli karları ve
aç gözlü kazançları için başkalarını hiçe sayarak
kirli sularını nehirlere boca eden
bencil kapitalistler olarak sanayiciler vardı
r. Su krizinin ardında suya erişim hakkını,
su stratejisi olgusuna indirgeyerek daha
çok baraj, daha fazla kalkınma ve komşunun
hukukunu hiçe sayma mantığına dayanan
köhnemiş ulus devlet vardır. Tüm bunları
aşmak ise Vandana Shiva'nın öncülük
ettiği Su Demokrasisi tesis etmek ve BM
Su Hukuku ekseninde suyu sömürmeyen
bir paylaşma hakkından yana tavır koymak
ama en önemlisi de nehirlerin özgürce akışını kesmeyen bir sürdürülebilirlik politikası
tesis etmekle olur.
English
There is system crisis behind today's water crisis. There are; inequality phenomenon,
consideration of the riches the poor as garbage, lack of comprehension of the developmentalist
technocrats who takes the reproduction ability of carps and trout, for their
short term profit by disregarding others and streaming dirty waters to the rivers there are
manufacturers as selfish capitalists behind this water crisis. Behind the water crisis there
is outdated nation-state, depend on disobeying the law of neighbors, reducing the right
to access to water which means more development and more dams. To overcome water
crisis, it is needed a water democracy advanced by Vandana Shiva and work for sharing
right around the UN Water Rights which not exploiting water. More importantly
we have to establish a sustainability policy maintaining the free streams of rivers.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Dilaver Demirağ
Araştırmacı / Yazar Türkiye Yeşilleri Koordinasyonu Üyesi
Anahtar Kelimeler: -
Çevreci Hareketin Siyasallaşma ve Partileşme Süreci - The process of Politicization Environmentalist Movement and Transition to Political Party
Özeti Görüntüle Türkçe
Özellikle sanayileşme süreciyle birlikte
yoğunluk kazanan çevre sorunları
1980'lerden sonra bireylerin ve
toplumların en önemli sorunları arası
nda yer almaya başlamıştır. Bu sorunları,
bir insan hakkı ihlali olarak gören
kimi birey ve topluluklar, söz konusu süreçle
birlikte çeşitli eylemlerle tepkilerini
belirtmişler ve belirtmeye de devam etmektedirler.
Önceleri sadece sivil bir hareket
olarak ortaya çıkan bu girişimler
şimdilerde, dünyanın birçok ülkesinde siyasal
bir harekete dönüşmüş bulunmaktadı
r. Bu çalışmada söz konusu süreç tarihsel
ve sosyopolitik bir bakış açısıyla ele
alınmış, incelenmiş ve çevreci partilerin
dünya siyasetindeki durumu tespit edilmeye
çalışılmıştır.
English
The environmental problems, beginning with the industrialization period, have increased
densely after 1980's and have started to take place in the life of individuals and societies
as one of the important problems. During the same period, some individuals and
societies who have seen these problems as a violation of human rights, have shown their
reactions with various ways. These initiatives which have come on the sceene only as
a civil movement at the beginning, have began to be transformed to a political movement
nowadays in many countries around the world. In this study, the period mentioned
above has taken in hand and searched with a historical and socio-political view and
the place of green parties in the world politics were tried to be defined.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Doç. Dr. İsmail Ceritli
TÜİK, Strateji Geliştirme Daire Başkanı
Anahtar Kelimeler: -
Bir Sivil Toplum Teması Olarak Çevrecilik: Ekoloji Hareketlerinin Siyaset Dışına İtilmesi - Environmentalism as a Theme of Civil Society: Pushing the Ecological Movement out of Politics
Özeti Görüntüle Türkçe
Sivil toplum mücadelesinin en önemli
alanlarından biri olan ekoloji hareketleri,
son yıllarda kendisini besleyen
düşünsel ve politik gelenekten
koparak siyaset dışı bir çevreciliğe
dönüşmüştür. Bu süreci anlamak için ekoloji
hareketlerinin on dokuzuncu yüzyıldaki
kökenlerini, 1960 sonrası dönemi ve yeşil
hareketin ortaya çıkışını iyi anlamak gerekir.
Çevre ve ekoloji hareketleri, modern
bir toplumsal hareket olarak ortaya
çıktığı yakın geçmişte tartışılmaz biçimde
siyasi nitelik taşıyordu. 1972 Stockholm sürecinin
sürdürülebilir kalkınma ideolojisine
dönüştürüldüğü, klasik sağ ve sol partilerin
çevre söylemini programlarına aldığı ve
sermayenin karşı atağının yoğunlaştığı seksenli
yıllarda çevrecilik siyaset dışına itildi.
Türkiye'de de tipik örneği TEMA olan, sermaye
kökenli örgütler tabanda ekolojist nitelikteki
hareketlerin büyümesinin önündeki
en önemli engeller arasındadır.
English
Ecological movements, one of the most significant fields of civil society domain, turned
into a non-political environmentalism lately, by detaching the philosophical and political
traditions, which are nurturing it. Understanding how this could be possible is needed
to comprehend the roots of ecological movements in 19th century, in 1960's, and
emergence of the green movement. Environmental and ecological movements emerged
as a modern social movement, and had an unquestionable political character. After
1980's, when the 1972 Stockholm period was turned to sustainable development ideology,
since the mainstream right and left wing parties adopted the environmental discourse,
and after the counter-attack of capitalist class started, environmentalism had been
pushed out of politics. In Turkey, such organizations with capitalist origin, e.g. TEMA,
as prototype, are one of the most important obstacles in front of the ecologist grassroots
movements.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Ümit Şahin
Tıp ve Halk Sağlığı Doktoru, Üç Ekoloji dergisi yayın yönetmeni
Anahtar Kelimeler: -
Yerel Politikadan Yeryüzü Politikasına: Küresel Çevre Yönetiminde Çevre Örgütleri - From Local to Earth Politics: Environmental NGOs in Global Environmental Governance
Özeti Görüntüle Türkçe
Çevre sivil toplum örgütleri günümüzde küresel çevre yönetiminin önemli aktörleri arasındadır. Yerel ve küresel düzlemleri eklemleyerek çevresel değişimle ilgili kaygıları uluslararası
gündeme taşıyan çevre sivil toplum örgütleri küresel çevre politikasının şekillenmesine çeşitli
yollarla katılmaktadır. Çevre sivil toplum örgütlerinin küresel çevre yönetimine katılımının hem devlet sivil toplum ilişkisi hem de çevresel örgütlenmenin kendi yörüngesi üzerinde
etkileri vardır. Küresel çevre diplomasinin her aşamasında üstlendikleri yeni işlevler küresel politikayı
dönüştürmektedir. Bu katılım aynı zamanda toplumsal hareketler, yerel gruplar, yurttaş girişimleri,
uluslararası sivil toplum örgütleri, ulusötesi ağlar ve çevre düşünce kuruluşları gibi örgütlenme
yapıları, amaçları, eylem stratejileri birbirlerinden oldukça farklı aktörleri içeren bir yeşil kamu
alanının oluşmasına katkıda bulunmaktadır. Çevre örgütlerinin küresel çevre yönetimindeki işlevlerinin
incelendiği bu yazı, katılımın küresel politika ve çevresel örgütlenme üzerindeki etkilerini
tartışmaktadır.
English
Environmental NGOs are important actors in global environmental governance. They
convey environmental concerns to the global agenda by linking local to global and participate
in shaping global environmental politics. This participation in turn has implications
both on the patterns of state-civil society relations and dynamics of environmental
movements. First, environmental NGOs functions to transform global environmental
policy-making in global diplomacy. Moreover, this involvement in global environmental
politics contributes to the emerging global green public sphere comprising various
groups, such as environmental movements, community groups, international environmental
NGOs, transnational environmental networks, etc. This article explores the roles
NGOs in global environmental governance and discusses effects of such participation
on global environmental politics and environmental movements.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Yrd. Doç. Dr. Semra Cerit Mazlum
Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İliflkiler Bölümü
Anahtar Kelimeler: -
Sürdürülebilir Kalkınma ve Türkiye'nin Çevre Politikaları - The Sustainable Development and Environmental Policies of Turkey
Özeti Görüntüle Türkçe
İlk kez 1980 yılında, Uluslararası
Doğanın Korunması Birliği (IUCN)
tarafından Birleşmiş Milletler Çevre
Programı (UNEP) için hazırlanan
"Dünya Koruma Strateji"sinde do-
ğal kaynakları gelecek nesiller için muhafaza
etmek biçiminde tanımlanan sürdürülebilir
kalkınma tanımı 1987'de "Birleşmiş
Milletler Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu
Raporu (WCED)" ile genişletilmiştir.
Türkiye'de sürdürülebilir kalkınma
politikalarının gelişimi; kavram olarak her
ne kadar 1980'li yılların sonlarının ürünü
olsa da ekonomi-çevre-toplum etkileşimleri
çerçevesinde ilgili politikalar değerlendirilerek
planlı dönemin başından itibaren
değişik evrelerde incelenebilir.
English
The sustainable development was defined firstly that is protecting of natural resources
for coming generations in 1980 in ''World Conservation Strategy'' that The World
Conservation Union (IUCN) prepared for The United Nations Environment
Programme (UNEP). This definition was improved by the report of The United
Nations Conference on Environment and Development. In Turkey, even though the
conception of sustainable development is the result of the end of the 1980's, the evolution
of sustainable development policies may analyse as several stages in the context
interaction of economy-environment-society with considered connected policies.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Nuran Talu
Küresel Denge Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Anahtar Kelimeler: -
AB Çevre Politikalarına Uyum Sürecinin KOBİ'ler Üzerindeki Etkileri, Bu Süreçte SİAD'ların Rolü ve Önemi - Adaptation Process of Turkey to the EU Environmental Policies, Its Impact on SMEs and the
Role of Industrialist and Businessmens's Associations
Özeti Görüntüle Türkçe
Bu çalışmada öncelikle AB çevre politikaları
üzerinde durulmaktadır. Daha
sonra Türkiye çevre politikaları
ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin
çevreyi nasıl algıladıkları ve AB'ye
uyum sürecinde çıkarılan yasa ve yönetmenliklerin
küçük ve orta ölçekli işletmeler
(KOBİ) üzerindeki etkileri anlatılmaktadı
r. Son olarak küçük ve orta ölçekli işletme
organizasyonu olan sanayici ve iş adamları
dernekleri (SİAD) hakkında yapılan
araştırma sonuçları verilmektedir. Gerçekleştirilen
çalışmada, işletme sahipleri veya
yöneticileri, işletmelerinin çevreye zarar
vermediğini bu nedenle çıkarılan yasa ve
yönetmenliklerin kendilerini ilgilendirmediğini belirtmektedirler. Fakat AB'ye uyum
sürecinde çıkarılan yasa ve yönetmenlikler
KOBİ'ler dahil olmak üzere bütün işletmelere
uygulanacaktır. KOBİ'leri çevre konusunda
bilgilendirmek için SİAD'lardan yararlanılabilir. Fakat gerçekleştirilen çalışmada
SİAD'ların bu konuya önem vermedikleri
ve konu hakkında yeterince bilgi sahibi
olmadıkları görülmektedir.
English
Having discussing European Union environmental policy, this study concentrates on the
Turkish environmental policy as well as on how small and medium sized enterprises
(SMEs) perceive environment. Moreover, it analyzes the influence of laws and regulations
enacted during Turkey's adaptation process in EU upon the SMEs. After doing these,
the paper gives the results of the survey, done for this study, on the Industrialist and
Businessmen's Associations that are the organizations of small and medium sized enterprises.
According to the findings of the survey the owners or managers of the SMEs think
that they have no harmful environmental effect and hereby they believe that the environmental
regulations have not interested them. In order to inform SMEs in that respect one
can benefit from the power of Industrialist and Businessmen's Associations. Unfortunately,
the survey done through this study indicates that even the Industrialist and Businessmen's
Associations have no idea and do not care about the issue under discussion.
Cilt / Sayı:
20 Ekim-Aralık 2007 - 20 October-December 2007
Yazar: Yrd. Doç. Dr. Havva Çaha
Fatih Üniversitesi Ekonomi Bölümü
Anahtar Kelimeler: -